Daha İyisi Rüzgarın Kendisi
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

Berlin Olimpiyatları, 100 metre koşusunda Usain Bolt 9.58′lik derecesiyle Dünya Rekoru kırdı…
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

Berlin Olimpiyatları, 100 metre koşusunda Usain Bolt 9.58′lik derecesiyle Dünya Rekoru kırdı…
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

12 Dev Adam, Polonya’yı da 66-58 mağlup ederek Gameon turnuvasını 3′te 3′le tamamladı. İlk iki maçtaki gelenek bu maçta da devam etti. Yine kötü bir ilk çeyrek geçirdik. Yalnız bugünkü rakibimiz diğerlerinden çok daha kuvvetliydi. Eurobasket‘te de aynı grupta yer aldığımız Polonya, Sinan’ın oyun kurucu olarak başladığı ilk çeyrekte David Logan‘ın önderliğinde Adam Wojcik ve Lampe ile rahat sayılar buldu. Özellikle Logan’ın rahat oyunu savunmamızdaki dengeleri bozdu. Hücumda ise içeriye gömülen rakibe karşı şut sokamayınca henüz maçın maçında 9 sayı geriye düştük. Lampe’nin dış şutları da oluşan farkın önemli etkenlerindendi. İlk çeyreği 22-12 geride kapattık.
İkinci çeyrek ise bir üçlük yarışması gibiydi. Karşılıklı basketlerler geçti. Hido ve Ersan‘ın oyuna ağırlığını koymasıyla biraz toparlandık. Ama Polonya karşısında geri gelmek kolay olmadı. Lampe dışarı çıkınca çok boş kaldı ve cezaları kesti. Buna karşılık Ender ve Ersan’ın dış şutlarıyla devreyi 37-29 geride kapattık.

Oğuz ve Ömer Aşık’ın gayretli savunmasıyla üçüncü çeyreğe iyi başladık. Hucümda da boyalı alana yönelerek Oğuz ve Semih‘in sayılarıyla farkı erittik. Ama bir türlü durduramadığımız Logan ve Lampe ikilisi Polanya‘yı sürekli önde tuttu. Bu dakikalarda Tanjeviç’in Bekir hamlesiyle birlikte savunmamız daha güçlendi. Bekir’in bu galibiyetteki payı da çok önemli. Takımın görünmez kahramanıydı bugün.

7 sayı geride girdiğimiz son çeyrekte Ömer Aşık opsiyonunu çok iyi kullandık. Özellikle Ömer-Hido-Ersan üçlüsünün aynı anda sahada kaldığı dakikalarda hem hücum hem savunma olarak çok aklı başında oynadık. Bu isimlere Oğuz Savaş’ı da ekleyebiliriz. İyi savunmamız karşısında Polonya saçmalamaya başladı. Bay Dördüncü Çeyrek ve Ersan’ın yıldızlaştığı final periyodunda Ömer’in sayılarıyla Polonya’yı yakaladık. Maçın yıldızı Ersan İlyasova ise son sözü söyledi ve bitime dört dakika kala Millilerimizi öne taşıdı. Ardından gelen rakibin top kayıplarıyla da maçı koparmış olduk. Turnuvanın üçüncü maçından da galibiyetle ayrılmayı başardık. Kerem Tunçeri ve Gortat’sız bir ön prova olan bu maçta anlaşıldı ki özellikle Logan ve Lampe’nin ekstra oyunlarına karşı çözüm üretemezsek ev sahibi Polonya, Avrupa Şampiyonası‘nda başımıza bela olabilir. Lampe’nin dış şutlarını engelleyebilecek bir uzunumuz yok. Logan’un etkili oyunu ise bugünkü guard sıkıntımızdan kaynaklandı. Şampiyona da bu kadar etkili olabileceğini zannetmiyorum. Zaten bu ikiliyi durdurunca da galiiyet çok kolay geldi. GameOn turnuvasını alnımızın akıyla tamamladık. Eurobasket öncesi sırada son hazırlık programı olan Efes Pilsen World Cup var. Kerem Gönlüm’ün de en kısa sürede döneceğini ümit ederek hazır bir şekilde Polonya’ya gideceğimizi tahmin ediyorum. Şimdilik bu kadar…

Etiketler: 12 Dev Adam, Basketbol, David Logan, Ersan İlyasova, Eurobasket 2009, hazırlık maçı, Hidayet Türkoğlu, Lampe, Milli Takım, Polonya, Türkiye 66-58 Polonya
Kategori: Ve Diğer
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

İşte 16 Ağustos Pazar gününün futbol ekranı;
15:30 Manchester United – Wigan => Spormax
16:30 M’Gladbach – Herta Berlin => Trt 1
18:00 Tottenham – Liverpool => Spormax
18:00 Nice – Rennes => Kanal A
18:30 Schalke – Bochum => Trt 1
20:00 Spartak Moskova – FTK Moskova => Spormax
21:00 Fenerbahçe – Sivasspor => Lig Tv
22:00 Marsilya – Lille => Kanal A
22:00 Gremio – Flamengo => Spormax
23:00 A.Bilbao – Barcelona => Trt 3
Etiketler: A.Bilbao - Barcelona, Fenerbahçe - Sivasspor, Günün Futbol Ekranı, Günün maçları, Hangi Maç Hangi Kanalda, Lig Tv, Schalke - Bochum, Tottenham - Liverpool, Trt 1
Kategori: Medya
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

Lugano döndü, dolaştı ve tekrar Fenerbahçe’de kaldı. Arayış döneminde istediği miktarları bulamayan Lugano, ailesi de İstanbul‘da mutlu olduğu için kulüp değiştirmek istememiş. Uruguaylı oyuncu bugün, defans arayışı içinde olan Fenerbahçe ile 4 yıllık sözleşme imzalayacak. Şüphesiz bu habere en çok Fenerbahçe’li taraftarlar sevinecek. Kendi taraftarlarınca müthiş ilgi gören ama rakip taraftarlardan da büyük tepki alan tipte oyunculardan biri Lugano. Önümüzdeki 4 yıl daha bu klişe değişmeyecek gibi…
Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 August 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray, yine kendi sahasındaki ilk lig maçında, yine Denizlispor’la karşılaştı. Sonuç geçen senenin aynısı: 4-1. Galatasaray adına ilk golü yine Kewell’ın atması da bir başka tesadüf…
Herkesin fark beklediği bir maçta Rijkaard, haftaiçindeki Milli maçlar ve perşembe günkü Avrupa maçını düşünerek kadroda revizyona gitti. Savunmayı baştan aşağı yenileyen Rijkaard, Ayhan ve Aydın’ı da bu kervana dahil etti. Uğur-Emre’ler ve Volkan Yaman’lı defansın önünde Sarp ve Barış yer aldı bugün. Aydın’ın yerine de Kewell’ı eklersek ileri hatta bir değişiklik yoktu. Haftaiçi maç oynamış Arda ve Baros ilk 11′de yer alırken, 90 dakika da sahada kaldı.

Sahaya çıkan kadro Volkan’ın dışında gayet iyi bir kadroydu ki zaten Galatasaray maça da beklenildiği gibi arzulu başladı. İstanbul’a beraberlik için geldiği izlenimi veren Denizlispor ise geçen haftakinin aksine son derece kapalı bir oyunu tercih etti. Hatta ilk dakikalardan itibaren oyunu yavaşlatmaya yönelik hareketlerle ne çalarsak kârdır hesabı yapıyorlardı. Tribünler özellikle kaleci Özden’in kulağını epey bir çınlattı.
Denizli’nin golüne kadar olan süreçte Galatasaray’ın etkili oyunu golün habercisiydi. Yalnız golü atan Galatasaray olmadı. Hücum organizasyonlarında sürekli kanatları deneyen Galatasaray, o dakikaya kadar çok iyi bir oyun çıkaran Barış’ın orta sahada gereksiz uğraşlara girerek kaybettiği bir topun devamında kalesinde golü gördü. Barış maçın maçında hücumda önemli pozisyonlar da buldu. Mücadelesi ve hem geriye hem ileriye desteğiyle müthiş bir dinamo.İnanılmaz bir ciğeri var. Ama az biraz teknik olmayınca fazla işe yaramıyor diğer tüm artılar. Kaptırılan o top Galatasaray’ın bugünkü yumuşak karnı olan sol beke gitti. Volkan’ın seyrettiği orta da Angelov‘un kafa vuruşu Denizlispor’u öne geçirdi. Volkan’ın hatası kadar ortadaki Emre’ler de o topa vurdurarak hatalar silsilesine ortak oldular. Ama onlarınki Volkan’la kıyaslanacak düzeyde değil benim nazarımda. Umarım Rijkaard’ın onu bugün 11′de sahaya sürmesi takımdan göndermeden önce son birkez izlemek içindir. Çünkü Alpaslan şüphesiz çok daha iyi Yaman’dan. Hem yaşı itibariyle hem hazırlık maçlarındaki performansıyla Hakan’ın arkasındaki isim Alpaslan olmalı. Bu düşüncemde Galatasaraylıların genelinde olduğu gibi bende de olan Alpaslan’a karşı sebepsiz sempatim de etkili galiba. Bu ikili için en iyi kararı verecek muhakkak takımı çok daha iyi gözlemleyen Rijkaard. Umudum Alpaslan’ın kalması yönünde.

Hesaplarda olmayan golle birlikte yaşanılan şok hemen atlatıldı. Keita’nın ortasında topa elle müdaheleyi fark eden yardımcı hakem, Deniz Çoban’a penaltıyı çaldırttı. Attığı iki gole rağmen henüz formsuz olduğu izlenimi veren Kewell devre bitmeden skoru dengeledi. Kewell ve Baros bugün tahminimin altında kaldılar. Kewell’ın aldığı sorumluluk ve takımdaki yeri bambaşka ama tam anlamıyla hazır değil. Baros da aynı şekilde. Çek Cumhuriyeti maçında golünü atan yıldız oyuncu bugün yakaladığı fırsatları değerlendiremedi.
İkinci yarının başında gelen Volkan ve Hakan değişikliğiyle Galatasaray daha rahat oynamaya başladı. Tekrar maçın başındaki baskıyı kurdu. Ve yine bir duran toptan golü buldu. Ben yazmaktan bıktım, onlar atmaktan bıkmadı. Yine bir duran top golü seyrettik. Bu manzaralara alışsak iyi olur. Kewell’ın ortasında Arda-Baros karışımı bir gol oldu. Lig Tv golü Arda’ya yazdı. Kaptan bu maçı da boş geçmemiş oldu. Arda da biraz yorgunluk gözlemledim bu akşam. Ama kesit kesit yine yaptı şovunu. Ardında Keita da katıldı bu şova. Rakibin solunu duman etmiş gidiyorken penaltıyla durdurabildiler anca. Geçen hafta Keita ile ilgili değinmiştim bu duruma. Bugünkü 4 golün üçünün asistini yaptı diyebiliriz. Penaltı pozisyonları ve dördüncü gol Keita üretimi. Taraftarı coşturan hareketleri ve sempatisi de bonusu. Arda bıraksa sebebiyet verdirdiği penaltıyı da kullanacaktı ama kaptan otoriter davrandı. Oz Büyücüsü ikinci kere fileleri havalandırdı.

Oyun üstündeki tüm planları bozulan ve yanlış değişiklikler yapan Denizlispor, bu sefer fark yememek için oynadı. Ancak Ayhan-Barış değişikliğiyle Galatasaray daha diri bir şekilde saldırmaya devam etti. Gecenin yıldızı Popito bu kez Baros’u asistlemek istedi. Burak izin vermedi, kendi attı, 4 oldu. Bu pozisyonda Keita’nın düşüncesini takdir etsem de oyun anlamında Keita’nın tek eleştirilecek yönü topla fazla oynaması. Bazı pozisyonlarda bencillikle suçlanabilecek derece de topu ayağında tutuyor. Taraftarın bu hareketlere tav olması ayrı mevzu ancak Galatasaray’a daha hızlı ve tek pas oynayan bir orta saha lazım. Önü boş olduğu zaman Keita mükemmel. Yalnız kapalı takımlara karşı ilerde yapılacak top kaybı Galatasaray’ın ağır savunması da göze alınınca büyük tehlike yaratır. Bu belki Denizli’ye karşı olmaz ama ligde de sadece bu tip takımlar yok. Bu konuda Barış ve Keita’ya ciddi uyarılar lazım. En güzel örnek Hakan Balta. Her teknik adamın isteyeceği bir sol bek. Basit ve çabuk oynuyor. Bugünkü ufak çaplı sıkıntının nedeni de ilk yarı onun eksikliğiydi. Belki maç içinde fazla göze batmaz. Ama böyle oyuncuların değerini eksikliğinde anlarsınız. Bu maç Hakan Balta’nın değerini gösterdi.

Son söz olarak Emre’ler ve Uğur. Yenilen golün dışında Emre’ler çok iyi bir oyun çıkardı. Emre Güngör özlediğimiz o isabetli uzun paslarını izletti bir kez daha. Aşık’la uyumu da çok iyiydi. Sağlam Emre, Zan’a forma bırakmaz. Aynı şey Uğur içinde geçerli. Küçük Kaptan 3 numarasıyla gün geçtikçe güven veriyor. Röpartajında iki haftaya kadar %100 döneceğim demişti. O yolda büyük adımlarla ilerliyor. Sabri’den çok üstün. Paf takımda stoper oynadığı için kademe anlayışı da mükemmel. Her zaman Galatasaray’ın sağından yüklenen rakipler, bu sefer sol kanadı tercih etti. Bunda Volkan Yaman‘ın zayıf kalması kadar Uğur’un da sağlam duruşu etkiliydi.
Galatasaray yoluna tam gaz devam ediyor. Bol gollü galibiyetler serisine Talinn maçıyla devam etmek ümidiyle…

Gözüme Takılanlar
Etiketler: Ali Sami Yen, Arda Turan, Denizlispor, frank rijkaard, galatasaray, Galatasaray 4-1 Denizlispor, harry kewell, Nevizade Geceleri, penaltı, Rotasyon, Volkan Yaman
Kategori: Futbol