—Yorumsuz—
Yazar: Ali İhsan Karakaş 22 February 2010 | Yorumsuz!
Etiketler: Bizim Stadyum, Daniel Guiza, Daniel Guiza Klibi, Neden Geldim İstanbul'a, Neden Geldim İstanbul'a Klibi
Kategori: Ve Diğer
Yazar: Ali İhsan Karakaş 22 February 2010 | Yorumsuz!
Etiketler: Bizim Stadyum, Daniel Guiza, Daniel Guiza Klibi, Neden Geldim İstanbul'a, Neden Geldim İstanbul'a Klibi
Kategori: Ve Diğer
Yazar: Ali İhsan Karakaş 22 February 2010 | Yorumsuz!

Avrupa Kupaları‘nda heyecan Şampiyonlar Ligi’nde 2.tur ilk, Avrupa Ligi’nde ise 2. tur rövanş maçlarıyla devam ediyor.
İşte haftanın programı;
23 Şubat Salı
21.45 Stuttgart-Barcelona => Georgian Tv – Lider Tv
21.45 Olympiakos-Bordeaux=> Rustavi 2
00.20 Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri => Star Tv
24 Şubat Çarşamba
19.30 CSKA Moskova-Sevilla => Georgian Tv - Lider Tv
21.45 Inter-Chelsea => Star Tv – Rustavi 2 – Lider Tv
23.45 Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri => Star Tv
25 Şubat Perşembe
20.00 Unirea Urziceni-Liverpool => Futbol Smart
20.00 Galatasaray-Atletico Madrid => Star Tv – İçtimai Tv
22.05 Fenerbahçe-Lille =>Euro Futbol – İçtimai Tv
22.05 Sporting Lisbon-Everton =>Futbol Smart
00.00 UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri => Star Tv
Etiketler: Fenerbahçe-Lille, Galatasaray-Atletico Madrid, Galatasaray-Atletico Madrid Maçı Star'da, Georgian Tv, Hangi Maç Hangi Kanalda, İçtimai Tv, Inter-Chelsea, Olympiakos-Bordeaux, Rustavi 2, Şampiyonlar Ligi Maç Özetleri, Sporting Lisbon-Everton, Stuttgart-Barcelona, UEFA Avrupa Ligi Maç Özetleri
Kategori: Medya
Yazar: Muharrem Belge 22 February 2010 | Yorumsuz!

Şartların gerektirdiği üzere tam bir deplasman takımı oldu Galatasaray. Eksikler, performansı düşük oyuncular derken önce savunmaya önem veren, bulduğu ender pozisyonları da değerlendirmeye çalışan, kısacası Madrid ve İnönü deplasmanlarında nasıl oynaması gerektiklerini bilen bir yapıdalar. İki 1-1′lik maça bakarsak bunu başarabildiklerini, istediklerini aldıklarını söylemek mümkün. A.Madrid maçındaki yapı hemen hemen aynı şekilde sahadaydı, ama tek farkla. Henüz iki gün önce Madrid deplasmanında olan ve hem fizik olarak hem de zihin olarak derbiye yalnızca bir günde hazırlanabilen bir Galatasaray vardı. Bu yorgunluk ve oyun yapısında sahaya çıkan Galatasaray‘ı, Beşiktaş‘ın özellikle ilk yarıda A.Madrid’den farklı olarak yapmaya çalıştıkları zorladı. Ama bu baskı bir şekilde geçilince, çok dengeli bir ikinci yarı oldu. Santraforsuzluğun ne kadar büyük bir sorun olduğu ise Jo‘nun oyuna girişiyle daha da ortaya çıktı. Ender pozisyonlar, Jo‘nun oyuna girişiyle etkinlik kazandı. Beşiktaş savunmasındaki bir büyük hata ve Arda‘nın golü galibiyeti getiriyordu ki, duran toptaki karambol Beşiktaş‘a beraberliği sağladı.
Formsuz Servet yerini Emre Güngör‘e bıraktı, Mustafa Sarp ise Barış Özbek’e. Onun haricinde A.Madrid deplasmanındaki takım sahadaydı. Beşiktaş‘ta ise yine sürprizler vardı. Defans dörtlüsü ve iki ön libero değişmez ama hücumdaki tercihler ilginç. Zira bu tercihler ilk yarıdaki baskının golle sonuçlanmamasında da etken. Beşiktaş tam anlamıyla siyah-beyazdı. İlk yarıda oyuna hakim olarak baskı kurdular. Özellikle kanatlarda çok boş alan yakaladılar ve bunu değerlendirme çabasındaydılar. Ancak yeri geldiğinde savunmanın direnci ile Leo‘nun kurtarışları golü engellerken yeri geldiğinde hücum oyuncuları şansları kullanamadı, son bölgede etkili olamadı. İlk yarıyı bitiren düdük Galatasaray için hızır gibi yetişti.

İkinci yarıda ise Beşiktaş’ın siyah tarafı vardı. İyi başlayan ve dengeyi sağlayan takım Galatasaray‘dı. İlk yarıdaki Beşiktaş ortalarda gözükmezken Jo‘nun oyuna girişiyle hücumdaki etkinliğini artıran bir Galatasaray vardı. Nitekim defansın da hatasıyla Arda‘nın golü geldi. Ama sonrasında Arda ile Elano‘nun yaşadıkları sakatlıklar Galatasaray‘ın şanssızlığı Beşiktaş’ın ise avantajı oldu. İleride top tutacak adamı kalmayan Galatasaray geriye çekilmek zorunda kaldı. Geriye çekilmenin topu rakibin kontrol etmesini izlemek olduğu malum. Son dakikalarda atmosferin de etkisiyle baskı kurmaya çalışan Beşiktaş, duran topta yaşanan karambolde Sivok ile güldü.
Maç öncesi bahsedilecek bir 1-1′lik skoru Galatasaray‘ın aldığı 1 puan, Beşiktaş‘ın kaybettiği 2 puan olarak görmek mümkündü. Oyunun gelişimi neticesinde ilk golü bulan taraf Galatasaray olunca, galibiyetin kıyısından döndükleri için kayıp olarak değerlendirebilir. Ama ‘şartlar’ dahilinde, sezonun en kritik virajını iyi bir şekilde geçtiklerini söylemek gerek. İki A.Madrid maçı arasındaki derbi deplasmanından beraberlikle çıkmak başarıdır. Beşiktaş için ise şu iki-üç maçlık seriyi kritik olarak nitelemiş, ya tamam ya devam maçları olarak görmüştüm. Yorgun, hem fizik hem zihin olarak tam anlamıyla hazır olmayan bir Galatasaray‘ı yenmeleri gerekirdi kendi adlarına. Tamam demediler tabii ama İbrahim Üzülmez‘in de söylediği gibi “Seri galibiyetler almalıyız. İstikrar yakalamalıyız. Bir iyi bir kötü oynuyoruz. İyi oyuncularımız var, ama takım oyunu oynamalıyız” zorundalar…
Aynı yorumu Fenerbahçe-Ankaragücü maçında Ankaragücü’nün golü verilmediğinde yaptığım için vicdanım rahat. Kameralar ile durdurulan bir pozisyonu incelerken dahi net karar veremiyorken, hakemin o bir-iki saniyede verdiği karar eleştirilemez, doğru veya yanlış karar şeklinde. Onun haricinde Mehmet Topal‘ın düşürülüşü ve Keita‘ya verilmeyen kırmızı kartı da not olarak düşelim tabii, Fırat Aydınus‘un eksi hanesine…
Etiketler: 2009-2010 sezonu, beşiktaş, Futbol, galatasaray, Turkcell Süper Lig
Kategori: Futbol