#17 Unutulmaz Anlatımlar Serisi
Yazar: Ali İhsan Karakaş May 13, 2011 | 1 Yorum

Tarih: 26 Şubat 2009
Yer: Ali Sami Yen / İstanbul
Şu an için Galatasaray taraftarına daha uzak gelebilir ama çok değil, sadece 2 yıl öncesi. 2008-2009 sezonu. UEFA Avrupa Ligi‘nde Benfica’yı, Hertha Berlin’i deplasmanda yenerek saf dışı bırakan Galatasaray, Metalist’in ardından B grubunu 2. sırada bitirerek UEFA Avrupa Ligi’nde gruplardan çıkan ilk Türk takımı ünvanıyla 3. tura yükseliyordu. Rakip Şampiyonlar Ligi‘nde Roma ve Chelsea’nin ardından grubunu 3. sırada bitiren Fransız temsilcisi Bordeaux‘du. Son yıllarda birbirleriyle eşleşmeleri olağan hale gelmiş iki takım, Fransa’daki ilk maçtan golsüz beraberlikle dönüyordu. İki takımın da İstanbul’daki rövanş maçı öncesi kendi liginde 5. sırada ve liderden 8 puan geride yer alması ise ilginç bir tesadüftü. Ancak Galatasaray için zirveden bu kadar uzaklaşmak ve rövanş öncesi lig sonuncusu Kocaelispor’a Ali Sami Yen‘de 5 gol yiyerek yenilmek, mali genel kurul öncesi yönetimi “radikal kararlar almaya” zorladı. Puan kayıplarının sorumlusu olarak fatura Michael Skibbe‘ye çıktı ve Alman teknik adamın görevine son verilerek ani bir şekilde yerine Florya’nın gerçek sahiplerinden Bülent Korkmaz getirildi. Cevat Güler ise yardımcı antrenör olarak görevine devam etti. Türkiye Kupası‘ndan elenilmiş, lig şampiyonluğu hayli zora girmiş, tutunulacak tek dal olarak Avrupa kalmış -ki Kadıköy’de final oynama ideali mevcut- İşte bu zorlu süreçte Galatasaray mutlak galibiyet parolasıyla çıkıyordu Sami Yen’in çimlerine…
Maçtan Kısa Kısa Notlar
- Maç öncesi başta Galatasaray-Kayserispor maçındaki yönetiminden dolayı Selçuk Dereli, MHK ve futbol federasyonuna karşı bir güç gösterisi niteliğinde Kapalı üstte açılan dev “Galatasaray Türkiye’dir” pankartı, bu maçın sonucu ve Euro 2008 hatıralarıyla çok daha farklı bir hâl aldı.
- Sırtı kırmızı, uzun kollu parçalı formanın duruşu ayrı, kısa kollularla Avrupa maçının düşüncesi ayrı güzel.
- Şifreli D-Smart platformuna edilen küfürler eşliğinde kahvehanelere yönelen veya kendi imkanlarıyla uydudan Fransız W9 kanalını arayan futbolseverler…
- Maçın ilk düdüğüyle daha yerleşmeye fırsat bulamayanları koltuklarına çivileyen şok Bordeaux golü. Sami Yen’de boğazlara düğümlenen ilk 3′lü…
- Gençlik Marşı‘nın gazıyla ilk şoku atlatıp, hareketlenen Galatasaray.
- Daha 15 dk dolmadan gelen 2. şok. Servet ve Emre Güngör’ün olmadığı dönemde üstüne bir de Mehmet Topal’ı kaybetmek.
- UEFA finalinde 35 dk kırık kolla oynayan Cesur Yürek‘in, Galatasaray’ın başındaki ilk resmi maçında yine bir kol sakatlığıyla zor duruma düşmesi…
- “19. dk’da 19 numarasıyla oyuna giren Harry Kewell” (by Emre Tilev)
- Devre bitmeden en azından beraberlik golü arayışları ve körün isteğine Allah’ın cevabı. Önce Arda’nın vuruşunu ıskalayan rakip ardındansa “KÜVIĞLLL”
- Emre Aşık.
- Kewell’ın golüne tribündeki Hasan Şaş’ın şaşkınlıkla karışık, küfürlü tepkisi.
- Golü daha da güzelleştiren, top daha Kewell’a gelirken hissetmişcesine tribünlerin şahlanması. “Lay lay la lay la lay la lay la…”
- Baros’un pembe kramponları.
- Kabus gibi başlayıp, hayal gibi biten bir ilk devre.
- Skorun da coşkusuyla son dönemdeki en iyi Galatasaray tribün performansı.
- “Bu sene de şampiyonluklar göreceğiz Galatasaray, Saraçoğlu’nda UEFA’yı alacağız Galatasaray İN-ŞAL-LAH”
- “Saldırın, saldırın, saldırın… Kadıköy’de final için saldırın…”
- Anadolu yakasına selam, Avrupa yolculuğuna devam.
- Tribünle birlikte coşan oyuncular ve sonu gol olmasa da Galatasaray’ın takım olarak yaptığı en iyi pas organizasyonu. Ders diye okutulur.
- “Allah’ım Brezilya mı?”
- Rakibini kendi korner direğine kadar kovalayan Arda Turan. [Arda'nın #66 olduğu dönemler. (vol.1)]
- Maç anlatırken bir spikerin başına gelebilecek en güzel şey. “3 gelecek gibi, gol kokuyor gol”
- “Önce koklattın, sonra tattırdın” (by Emre Tilev)
- Tribünlerin maçtaki tek kusuru, 3. gol sonrası yapılan tezahürat. “Saldır! Cimbom! Okey! Let’s Go!” wtf?
- Örümcek kameramız var bizim.
- “Lincoln soyun ve Hagi ol” (by Emre Tilev)
- Önce Chamakh, ardından Cavenaghi. İstanbul’un soğuğu yetmezmiş gibi bir soğuk duş daha Galatasaray’a.
- Bülent Korkmaz‘dan Balta-Nonda değişikliği.
- Taç atışını bekletmeden kullanan futbolcu. “Ver abicim, ver…” [Arda'nın #66 olduğu dönemler. (vol.2)]
- “Kaleye de gelir, orta da gelir, her şey olur ama gol olsun, ne olur…” (by Emre Tilev)
- Son koz olarak Mehmet Güven.
- “Rame kaldı kalesinde. Dışarı. Sabri. Goooolll”
- Haldun Üstünel.
- “Bu Galatasaray adamı hem öldürür, hem güldürür” (by Emre Tilev)
- Golden sonra Sabri’nin ilk koştuğu kişi Ümit Karan, Sabri’ye ilk koşan ise Harry Kewell. *FOTO*
- Adnan Polat’tan makas alan el hâlâ gizemin koruyor.
- Kewell’ın “Daha kocaman 3 dk var tepkisi?” Unutulmaz.
- “Yürekler artık ağzımızın içinde, dans ediyor” (by Emre Tilev)
- “Hadi koş Baros, ofsayt da yok. Geriye, Rame. Hadi bir tutama…”
- 92. dk’da ceza sahasının içinde savunma yapan, topu oyunda tutmaya çalışan Arda Turan. [Arda'nın #66 olduğu dönemler. (vol.3)]
- Lincoln’ü hakemin dahi zor durdurması.
- 4 gün önce Kocaelispor’dan 5 yerken, 4 gün sonra Bordeaux’u 4 golle eleyen Galatasaray. “Avrupa Fatihi”
- Gollerdeki hatalı isimler De Sanctis ve Meira’nın maç sonu Sabri ile bütünleşmesi, bir nevi teşekkür borcu.
- Maç başında yarım kalan 3′lünün, maç sonunda Bülent’in talimatıyla tekrar sahaya çıkan Sabri’nin önderliğinde tamamlanışı.
- “Tam bu anda kesilmez ama…”
İşte Emre Tilev’in unutulmaz anlatımıyla, Galatasaray-Bordeaux maçından seçilmiş bölümler;
İlgili Haberler
Etiketler: Ali Sami Yen, Arda Turan, Bordeaux, Bülent Korkmaz, cesur yürek, Emre Tilev, galatasaray, Galatasaray 4-3 Bordeaux, Galatasaray Türkiye’dir, Galatasaray-Bordeaux, haldun üstünel, harry kewell, Örümcek kamera, Sabri Sarıoğlu, Uefa Avrupa Ligi, Unutulmaz Anlatımlar
Kategorisi: # Unutulmaz Anlatımlar, Futbol
Comments (1)















Süper bir derleme olmuş emeğine sağlık sanki okurken anı yaşadım vallaha