Ankaragücü 3 – 0 Galatasaray
Yazar: Ali İhsan Karakaş October 6, 2009 | Yorum Yaz
İlk olarak Eskisehirspor karşısında tökezleyen Galatasaray, Sturm Graz maçında toparlanır diye ümit ediyordum. Ancak bu gerçekleşmediği gibi Ankaragücü karşısında Galatasaray, sezonun ilk mağlubiyetini aldı.

Sturm Graz maçı sonrası sakatlık problemi yaşayan Sabri,Keita ve Emre Aşık‘tan yoksun Galatasaray’da Servet’in yanında yine Hakan Balta stoper oynadı. Hakan Balta’nın yedeği olarak düşünülen Caner sol, Uğur Uçar ise Sabri’nin yerine sağ bekte başladı maça. Keita’nın yerinde Aydın şans bulurken, Ayhan’ın yanında Mustafa Sarp‘ı tercih etti Frank Rijkaard. Haftaiçi 11′de başlayan Mehmet Topal ise yedekler arasındaydı.
Maçın başlama düdüğüyle birlikte Galatasaray oyuna ağırlığını koydu. Son 2 maçta yaşadığı sıkıntılar nedeniyle ilk dakikalarda golü bulma eğilimiydeydi Sarı-Kırmızılılar. Yarım saatlik dilim içerisinde tek kale oynamasına rağmen Galatasaray, Uğur’un direkten dönen topu dışında etkili bir pozisyon yakalayamadı. Ankaragücü’nün çok adamlı savunmasına Galatasaray’ın ilerideki beceriksizliği de eklenince bırakın golü adamakıllı pozisyon oluşmadı. Son paslardan bir adım önce hep hata yaptılar. Bu durum işine gelen Ankaragücü’de aynı dirençle ayakta kalmaya devam etti. Onlar da Ceyhun, Semavi ve Murat Duruer‘le araya bir gol sıkıştırma derdindeydi. Ancak ilk yarıda iki tarafta skoru değiştirecek vuruşları yapamadılar.

İkinci yarının hemen başında ilk tehlike Ceyhun’la ev sahibi takımdan geldi. Ardından Baros’la Galatasaray inanılmaz bir gol kaçırdı. Penaltı noktası üzerindeki müsait pozisyonda kaleci Serkan bile gözlerini kapamışken Baros zor olanı becerdi. Sırf bu golü kaçırdığı için değil ama Elano ile birlikte Baros, maçın en etkisiz isimlerindendi. Alıştığımız mücadeleci, hırslı Baros’tan eser yoktu. Onun dışında haftalar ilerlemesine rağmen Elano için de hâla soru işaretleri mevcut. Bunu Elano kadroya girmeden de söylemiştim. Elano’nun ortada oynaması Galatasaray için sorun yaratıyor. Bu durum Arda’yı direkt olarak etkiliyor. Ortada harikalar yaratan bir Arda varken Elano’nun gelişiyle birlikte gözle görülür bir düşüş başladı. Kanattan istediği gibi oyunu yönetemeyince Hasan Şaş vari topla fantezilere başladı. Oysa ortadayken o 360 derecelik açıyla tüm oyunu kontrol edebiliyordu. Şimdi kanatta topu aldıktan sonra önce rakibini bir yokluyor, ardından ortaya doğru sokulmaya çalışıyor. Tabi bu arada savunmadan yardım gelince Arda’nın pas açıları da kayboluyor. Arda’da driblingine devam etmek durumunda kalıyor. Derken hem pozisyon kayboluyor, hem savunma yerleşiyor. Bu manada Brezilya Milli takımında bile kanatta oynayan Elano için ortada ısrar etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Elano ortada daha verimli olsa Brezilya’da kanat oynamazdı. Tabi Brezilya’da orada Kaka var ama Türkiye şartlarında gösterdiği şu performansla Arda’nın da o bölgeyi Elano’dan alması lazım.

Etkisiz bir Elano’ya Rijkaard da 60 dakika dayanabildi. Elano’nun yerine Harry Kewell oyuna dahil oldu. Oyunun bu dakikaların Ankaragücü savunmanın arasına atılan toplarla önemli pozisyonlar buldu. Önce Metin’in aşırtması dışarı giderken ardından Semavi’nin vuruşu direkte patladı. Servet’in zor durumlara düştüğü ara paslarında Hakan Balta da bu açığı kapatamadı ki normaldir. Sezon başından beri 8 lig maçı geride kaldı ve Galatasaray’ın göbek oyuncuları sürekli değişti. Servet-Gökhan, Servet-Emre Aşık, Servet-Hakan Balta, Emre Güngör-Emre Aşık. 8 maçta 4 farklı ikilinin oynaması bir savunma için hiçte normal bir durum değil. Hele ki Hakan Balta’nın da sol bek olduğu düşünülürse…

Son 20 dakikaya girilirken Baros’un yerine Nonda‘yı da oyuna aldı Rijkaard. Ardından da Aydın-Topal değişikliğiyle en azından orta sahaya direnç katmayı düşündü. Baros’un kaldığı yerden Nonda kaçırmaya devam ederken o dakikaya kadar pusuda bekleyen Başkent ekibi Murat Duruer‘in golüyle avının üstüne çöktü. Ceyhun’un arapasıyla başlayan atakta günün iyi isimlerinden Uğur’un yediği çalım gol pozisyonunu doğurdu. Son 10 dakikaya girilirken Galatasaray 1-0 geriye düştü. Bu gole cevap niteliğinde Nonda ile beraberlik şansını yakalayan Galatasaray bir kez daha şansına küstü. Ceyhun’un yerine giren Emre Aygün önce Mehmet Topal’dan ardından Leo Franco’dan seken topların önünde kalmasıyla daha sahada terlemeden 2. golü attı. Neye uğradığını şaşıran ve omuzları düşen Galatasaray karşısında Ankaragücü santradan Hürriyet’le 3. golü de buldu. Galatasaray’ı kendi tarifesiyle vurdu, başkentte 3′ledi. Geçen hafta Eskişehir’in çizdiği fiyakayı bu hafta Ankaragücü hepten bozdu. Ortaya koydukları mücadele ve uyguladıkları taktik açısından Hikmen Karaman ve Ankaragücü’nü tebrik etmek lazım. İlk olmak her zaman önemlidir. Şimdi bütün rakipler eğer Rijkaard, en kısa sürede çözüm bulamazsa Galatasaray’ın bu maçtaki zaaflarına göre hazırlanacak.

Peki bu maçın kaybedilmesinin en önemli nedeni neydi? Bence herşeyden önce üstte bahsettiğim Elano ile Arda’nın uyumsuzluğu. Hücumcuların beceriksizliği ve konsantrasyon eksikliği. Sezonu erken açmaktan ötürü form düşüklüğü de olabilir ancak tüm oyuncuların bu kadar isteksiz olması bir konsantrasyon sorunudur. Belki de “Ben Oldum” düşüncesinden kaynaklanabilir. Ancak gördük ki Galatasaray henüz olmadı. Bunu anlamaları için de bu yenilgi bir ders olmalı. Eskişehir ve Sturm Graz maçlarında önemsenmeyen eksikler bu tokatla birlikte giderilmeli. Çünkü şu anda Galatasaray’ın öyle bir görüntüsü var ki 2-3 maç böyle kayıplar yaşarsa geri dönmekte zorlanabilir.
İlgili Haberler
Etiketler: Ankaragücü, Ankaragücü 3 – 0 Galatasaray, Ankaragücü–Galatasaray, Arda Turan, Brezilya Milli Takımı, Elano, Hasan Şaş, Hikmet Karaman, Konsantrasyon, rijkaard, Turkcell Süper Lig
Kategorisi: Futbol






