İnter’in başında kim olsa elerdi Chelsea’yi…!
Yazar: Muharrem Belge March 17, 2010 | Yorum Yaz

Brian Clough‘un Leeds United günlerini anlatan The Damned United filmini izleyenler vardır muhakkak. Hala izlemeyen varsa da çok şey kaçırdığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Konuyla alakası ise Brian Clough’un Jose Mourinho ile benzerliği. Her kim filmi izlerse bu benzerliğe dikkat çekiyor ve iki ismi de ya tapılacak ya nefret edilecek kişiler olarak yorumluyor. Ben ise ne tapılacak ne de nefret edilecek tipler olarak. Kuru bir muhalefet değil bu yaptığım, sadece bazı yaptıklarıyla takdirimi bazı yaptıklarıyla nefretimi kazanmaları. Ama sevmek veya sevmemek tamam da, saygı duyulmalı, bence tabii…
Tüm değerlendirmelere futbolcu ekseninde başlamayı uygun gören biriyim. Başarıda veya başarısızlıkta en büyük pay futbolcularındır, haliyle. Futbol, futbolcularla oynanır en nihayetinde. O hatayı yapan futbolcudur, şu şık gol futbolcunun ayağından gelmiştir. Galibiyet golü Eto’o‘dandır misal, Mourinho‘dan değil. Evet işin en kritik noktası futbolcunun performansıdır. Takımı performansıyla şaha kaldıran da yerin dibine sokan da futbolcudur.
Ama tüm bu sebepler teknik direktörü yok saymayı doğru kılmaz. Teknik direktörü boş gezenin boş kalfası olarak yorumlatamaz. Takıma hiçbir katkısı olmadığı kanaatine vardıramaz. O takımı takım yapan isimlerden biri olduğu göz ardı edilemez. Zaman zaman takımı kapasitesinin altında oynatan isim olduğu da unutulamaz. Takımı iyi yönetmenin başarıya katkısı, kötü yönetmenin başarısızlığa neden olması sil çöpe at tarzında bir yorum olarak kabul edilemez. Başarılı takımı, o takımı herkes şampiyon yapar zaten kategorisine sokma saçmalığını ise hiç ama hiç anlamlı kılmaz. Başarısızlıkta olduğu gibi başarıda da teknik direktörün payı yadsınamaz.
Hele hele bu saçmalığı büyük çelişkilerin arkasına sığınarak yapmak çok komik oluyor. Bir yandan önemli olan futbolcuların kalitesidir diyerek hocayı, tabiri caizse, takmıyorsunuz. Öte yandan o hocanın daha kalitesiz futbolculardan oluşan bir takımda başarılı olması gerektiğini savunuyorsunuz. Olay yalnızca futbolcuların kalitesinden ibaret ise, daha kalitesiz isimlerin hoca tarafından başarılı hale getirilmesini nasıl bekliyorsunuz. Her başarılı takımın hocasını o takımı herkes yönetir, önemli olan küçük takımları şampiyon yapmak masallarıyla eleştirmeyin. Önce bir oturun, soluklanın. Shaq adamsa Miami’yi şampiyon yapsın ayaklarını bırakın… Bence canım, bence yani.
İtalyan futbolundan pek hazetmem. Pek sevmem, izlemekten zevk almam, bir başka deyişle. O sebeple Serie A‘yı takip etmem mesela, edemem. Bir zevkler ve renkler tartışılmaz meselesi yani. Ama artık İngiltere‘nin havasından mıdır suyundan mı bilinmez, İtalyan kimliği bir anda tam bir İngiliz görünümüne bürünüyor. Gerçi şu statlarda şu yayın kaliteleriyle oynanan bir Bank Asya maçı dahi çok daha farklı görünecektir gözümüze, şeklinde de bir iddiam vardır. En büyük etki de bu olsa gerek. Özellikle ikinci yarıda ağırlık Chelsea kalesinde olmak üzere, bir o kalede bir bu kalede geçen bir maç vardı yine İngiltere‘de. Daha fazla fırsat bulan İnter, aynı zamanda bulduğu fırsatı değerlendiren takım olunca Eto’o ile, şahane bir galibiyet aldı. Mourinho eski takımına karşı intikamını feci aldı. İtalya’daki 2-1′lik galibiyetten sonra İngiltere’de gelen 1-0′lık galibiyet, kendi adlarına şahaneydi. Chelsea gibi bir takımı hem de her iki maçta mağlup etmek her yiğidin harcı değildir. Gerçi şu İnter’in başında kim olsa Chelsea’yi elerdi ya neyse!
İnter’in Chelsea’yi İngiltere’de mağlup etmesi de kolay kolay tahmin edilebilecek bir sonuç değildir bana göre. Turu geçmesi değil mağlup etmesi. Ama en büyük sürpriz Sevilla’nın CSKA’ya elenmesi oldu, hem de ilk maçtaki avantajlı skordan sonra. Hani Sevilla evinde CSKA’ya yenilecekse benim iddaayı tutturma şansım da yoktur diyeyim en kestirme yoldan. Bir de tabii Juventus’u Liverpool’u geçtim, Real Madrid’in, Fiorentina’nın, Milan’ın, Sevilla’nın olmadığı turda CSKA’nın olması, sevinçle karşılayabileceğim bir durum da değil. Sevilla gibi bir takımı görmek isterdim bir sonraki turda. Önce Ruslar sonra CSKA taraftarları kusura bakmasın, aman kimse darılmasın...
İlgili Haberler
Etiketler: Chelsea, Inter, Jose Mourinho, Şampiyonlar Ligi
Kategorisi: Futbol






