Organik Futbol Anasayfa » Futbol » Derbiye Doğru; Fenerbahçe-Galatasaray

Derbiye Doğru; Fenerbahçe-Galatasaray

Yazar: Ali İhsan Karakaş October 24, 2009 | 2 Yorum

Artık herkes nefeslerini tuttu, yarın ki derbiyi bekliyor. Maç öncesi iki takımda hafta içi aldıkları galibiyetlerle moralli durumda. Aynı şekilde taraftarları da son derece motive etti bu sonuçlar. Son 2 maçta gelen 4 gollü galibiyetler, 9 senelik hasretle birlikte iyice Galatasaray taraftarlarının derbi iştahını kabartmış durumda. Fenerbahçe tarafı ise söz konusu Kadıköy olduğu için biraz daha rahat ama aynı derecede iddialı.

İşin sahadakiler kısmına gelirsek iki antrenörde derbi öncesi önemli futbolcularını dinlendirerek geçirdi haftayı. Galatasaray’da Arda, Baros, Hakan Balta ve Gökhan Zan hiç oynamazken Keita 54, Sabri 66 ve Ayhan da sadece 75 dakika oyunda kaldı. Fenerbahçe de ise Alex, Guiza ve Semih riske edilmezken Vederson sadece son 30 dakika oynadı. Skor avantajı yakalandıktan sonra şüphesiz iki teknik adam da derbinin hesaplarını yapmaya başladı.

İlk olarak ev sahibi Fenerbahçe ile başlayalım. Sırf Kadıköy faktörü bile Sarı-Lacivertliler’in bu derbide %70 ile favori olmaları için yeterli bir nedendir. Onun dışında futbol olarak çok tatmin etmese de istediği skoru alabilen yapısı ve liderlik konumu bu maçta bir adım daha öne çıkarıyor Fenerbahçe’yi. Lugano’nun eksikliğinde savunma geçen hafta çok dağınık görünse de 9 maç sonucu ligin en az gol yiyen takımı Fenerbahçe. Sadece 5 gol yemişler. Zaten takım savunmasını çok iyi yapan bir takım. Özellikle yeni transfer Baroni‘nin katkısı çok büyük. Hem savunmaya yardımcı hem ilerideki ehli keyif isimlerin açığını kapatıcı bir dublör gibi. Pek görünmeden oyunuyor ama perde arkasında rolü çok değerli. Yanına Emre gibi oyunun iki yönünde var olan ve ilerde çok iyi pres yapabilen bir ismi koyunca düzen daha kusursuzlaşıyor. Önlerine de Alex‘i yerleştirince istediği zaman gol atabiecek bir takım hüviyetine bürünüyor Fenerbahçe. Zaten bunu çoğu lig maçında gördük. Genelde maça etkli başlayıp, golü bulduktan sonra çok sıkmayan bir Fenerbahçe görüyoruz. Bu Christoph Daum’un tercihi. Ama son 2 maçta bu taktik, sıkıntılara yol açtı. Antep maçını Lugano’nun eksikliğine bağlayabiliriz belki ama çok çok kötü bir Steau karşısında geriye çekilmişken verilen pozisyonlar düşündürücü. Sonuçta rakip Galatasaray ve Daum’un bu taktikteki ısrarı başına dert olabilir.

Daum’un bu maçtaki ilk 11 tahminim şöyle olur;
——————Volkan——————–
Gökhan—-Bilica—-Lugano—-Carlos
Kazım—–Emre—–Baroni—-Santos
——————–Alex———————
—————Guiza (Semih)————-

Bu kadro normal şartlarda kazanabilecek bir kadro yalnız ben olsam Carlos‘un yerine geçen haftanın en istekli ismi Vederson ile başlardım maça. Tecrübesi ve kariyerine eyvallah ama Keita gibi bir oyuncuyu Carlos’la baş başa bırakmak çok akıllıca olmaz. Aslında iki takımın da savunma olarak en aksadığı bölge sol kanat. Gerek hücumcuların dönmeyişi, gerekse beklerin yetersizliğinden kaynaklanıyor bu durum. Onun için ben olsam bu maçta tıpkı Steau maçındaki gibi Kazım‘ı forvet oynatıp -eminim Guiza’dan daha etkili olur- Gökhan Gönül‘ü de orta sahaya çekerim. Sağ bekte de Önder ile başlarım derbiye. Yani Guiza yerine Önder. Böylece hem Gönül’ün hücum yeteneğinden yararlanılır, hem de Kazım ile daha çok pozisyon bulunur. Hatta bu dizilişle rakibin sol kanadı felç olur. Çünkü solda Arda da oynasa Kewell da oynasa yaptıkları savunma belli. Tek başına bir Hakan Balta da bir yere kadar dayanabilir. Bu şekilde Fenerbahçe en geç ikinci yarının başında 2 farklı üstünlüğü yakalayıp her zamanki gibi skora yatabilir ve beklenenden çok daha kolay bir galibiyet elde edebilir. Tabi bence… Bakalım Daum ne düşünecek yarın için ?

Diğer cepheye geçecek olursak, Galatasaray bir hayli sorunla ve mâlum Kadıköy psikolojisiyle gidecek Saraçoğlu’na. Geçmiş senelerdeki gibi bir yenilmeme politikası uygularsa sonuç yine hüsran olur. Bu noktada Kadıköy’deki 11 Türk oyuncuyla elde edilen 0-0′lık beraberliği düşünebiliriz. Kalli’nin o takımı, tamamen kazanmak için oynamıştı. Ama yerli futbolcuların kalite eksikliği golü getirmemiş, üstün oyuna rağmen beraberlik çıkmıştı sonuçta. Ama son 9 senedir yenilmediği tek Kadıköy macerasında doğru bir psikolojisiyle savaşmıştı Galatasaray. Yarın da bunu yapmalı. O seneyle aradaki tek fark; orta saha. O zaman müthiş pres yapan, oyuna hükmeden bir orta saha vardı. Şimdi ise daha çok hucümcuların açığı kapatmak için debelenen bir orta saha var. Tek ortak yanları çok koşmaları. Orta sahaya bu direnci sağlatacak isimler ise hücumcular. Burada Keita’yı farklı bir yere koyarsak Arda, Baros ve üçüncü bir ismin (Kewell veya Elano) muhakkak geriye yardımcı olmaları lazım. Aslında yapmları gereken tek şey önlerindeki ilk topa basmak. Zaten gerisini yapacaklarına çok inanmamak gerek. Ancak ilk topa yapacakları baskı hem rakibi hataya sürükleyecek hem de geriden atılacak paslarla çok daha rahat pozisyona girecekler. Galatasaray için galibiyetin kilidi ilerdeki isimlerin takım savunmasına yapacakları bu katkı. Eğer her zamanki gibi free takılırlarsa galibiyet hasreti 9 da olur 10 da olur. Çünkü onların eksikliği savunmayı da zor durumda bırakıyor. Sonuçta futbol bir takım oyunu. Belki tek kişinin eksikliğini bir şekilde telafi edersin ama 3 kişiyi asla. Bundan önceki rakiplerin beceriksizliği pek bir sıkıntıya yol açmadı belki ama Fenerbahçe affetmez. Hele Saraçoğlu’nda hiç affetmez.

Galatasaray konusu biraz fazla olumsuz oldu ama derbilerde savunma herşeyden önemlidir. Yoksa Galatasaray’ın golcüleri Antep maçındaki gibi bir savunma bulursa Fenerbahçe’yi darmağın eder. Bilhassa Keita bu maçın adamı olabilir. Fenerbahçeliler’in yarın en çekinecekleri isim şüphesiz Kader Keita‘dır. Rijkaard’ın daha önceki gibi takımın maça hızlı başlamasını isteyeceğini düşünüyorum. İlk 20 dakikalık süreçte takımlar daha birbirini tartmadan Galatasaray’ın net pozisyonlar yakalaması mümkün. Burada bireysel yeteneklerle mutlaka skoru değiştirip, öne geçmeli Galatasaray. Yoksa ilerleyen dakikalarda geriye düşmek moral olarak direk sıfırlıyor oyuncuları. Onun için başlarda kaçan goller ilerde çok aranır. Aman ha Baros diyeyim.

Galatasaray’ın bu maçtaki 11′de tahminim şöyle olur;
————-Leo Franco—————-
Sabri—-Servet—-Gökhan—-Balta
————-Sarp——Ayhan———–
Keita————-Arda———–Kewell
——————–Baros—————-

Burada Gökhan Zan biraz düşündürücü, aslında Dinamo maçındaki gibi Topal-Servet ikilisi de olabilir ama Rijkaard’ın derbide heyecan arayacağını sanmıyorum. Onun dışında Sarp ve Ayhan‘ın performansı önemli. Sarp’ın ilk derbisi olacak ve o atmosferi kaldırması zor olabilir. Yine Ayhan’ın hücumla savunma arasındaki taşıyıcılık görevi direk oyuna etki edecektir. Ayhan ne zaman az pas hatasıyla oynarsa Galatasaray o zaman çok farklı ve rahat kazanıyor. Diğer durumda yapılan top kayıpları geride sıkıntılara neden oluyor. Son olarak Sabri ve Keita’lı sağ kanada değinelim. Sabri’nin bu sezon Maşaallah‘ı var. Keita ile çok iyi bir ikili oldular. Yarın Galatasaray’ın en sağlam bölgesi olacaklar, en azından kağıt üstünde.

Bu maçta istediğini aldıktan sonra hakimiyeti rakibe bırakmak iki taraf için de intihar olur. Çünkü her iki takımda top kendisindeyken daha etkili. Bu manada Galatasaray asla Fenerbahçe’nin rakibi uyutan o pas trafiğine izin vermemeli. Çünkü takım savunması ve skoru korumak konusunda Fenerbahçe daha başarılı. Kısacası bu maçı oynayan kazanır, bekleyen değil. Şimdiden her iki takıma da başarılar. Umarım adının hakkını veren bir derbi olur…

İlgili Haberler

Comments (2)

 

  1. Cengiz says:

    Galatasaray konusunun olumsuz olduğunu bende düşünüyorum fakat ne kadar olumlu olsada bu maçın galibi FENERBAHÇE olacak.

  2. [...] Derbiye Doğru; Fenerbahçe-Galatasaray [...]

Yorumla!

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Kobe Bryant HD

Medya'dan Haberler

Kadıköy Bambaşka

Kadıköy'de bayrak dikmesiyle tanınan

Galatasaray'ın eski çalıştırıcısı Graeme

Souness derbiyi değerlendirirken,

"Kadıköy normal bir deplasman değil,

bambaşka. Bu gibi final maçlarında

istatistikler önemsizdir. Yıldız dediğimiz

oyuncular formanın hakkını vermeli ve

böyle maçlarda takımlarını taşımalı" dedi.

Unutulmaz Bir Turnuva Olacak

İstanbul'da düzenlenen THY Euroleague

Final Four öncesinde düzenlenen

basın toplantısına 4 takımın antrenörleri

ve yıldız oyuncuları katılırken, toplantıda

konuşan başkan Jordi Bertomeu

İstanbul'da güzel bir hafta sonu ve basketbol

organizasyonu olacağını kaydederek,

''Unutulmaz bir turnuva olacak" dedi.

En İyi 6. Adam Harden

Normal sezonda gösterdiği başarılı

performansla NBA'de yılın en iyi 6. adamı

ödülünün sahibi, Oklahoma City Thuder'da

forma giyen ve benchten gelerek önemli

bir katkı sağlayan James Harden oldu.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.