Eskişehirspor 2-1 Galatasaray
Yazar: Muharrem Belge Mart 9, 2010 | Yorum Yaz

Şartlar dahilinde hücum futbolunun yerine savunma futbolu oynamak zorunda kalan ve ilk planda istediğini de elde eden Frank Rijkaard‘ın Galatasaray‘ı, savunma futbolunu istediği şekilde sonlandıramazken hücum futboluna geçişi de henüz sağlayamadı. Sürekli “şartlar dahilinde” diye bahsettiğim sakatlıklar, eksiklikler, transferdeki strateji hataları ve performanslardaki inanılmaz düşüşler, Madrid ve İnönü deplasmanlarda istenilenin alınmasına engel olamamıştı. Ama iş beraberlik değil de galibiyet ihtiyacına dayanınca, ağır basan şartlar olmuş, A.Madrid maçından mağlubiyetle ayrılınmıştı.
Kupadan elenen Galatasaray, sanki A.Madrid maçı hiç yaşanmamışcasına başladı ligdeki geri kalan sürece. Kewell ile Baros’un sakatlıklarından oluşan eksiklikler Jo ve Giovani‘nin katılımıyla giderildi, ama Kasımpaşa‘ya karşı. Jo’nun Avrupa Ligi’nde oynayamaması tekrardan sitem edilen bir durum haline gelirken, Giovani de uyum sürecini atlattı. İki ismin zaten etkili olan Caner, Keita, Elano gibi isimlere eklenmesiyle birlikte farklı bir galibiyet ortaya çıktı. Özellikle savunma anlamındaki performans düşüklükleri ise hasır altı edildi. Bunda Kasımpaşa‘nın Galatasaray’ın galibiyetine ortam hazırlayan oyun yapısının da büyük katkısı vardı elbet. O kadar büyük boşluklar bıraktılar ki Giovani ile Keita’nın ekmeğine yağ sürdüler.
Gelgelelim Kasımpaşa karşısında işleyen rahat hücum futboluna Eskişehirspor geçit vermedi. Bütün bir yarı kontrollü oyunla geçti. Her iki takım da oyun düzenini savunmasını sağlam tutarak yakaladığı kontratakları, boşlukları değerlendirme yönünde kurdu. Şartlar dahilinde savunma futbolu oynamak zorunda kalan Galatasaray, Jo’nun katılımına karşın yine tedbiri elden bırakmayarak savunmasına önem verdi. Daha da doğrusu vermek zorunda kaldı. Eskişehirspor‘un sağlam savunması Galatasaray‘ı buna zorladı. Ender pozisyonları bulan takım yine de Galatasaray‘dı, ama bu gol için yeterli olmadı. Gole ulaşan takım ise yakaladığı tek atağı gole çeviren Eskişehirspor oldu. Mehmet Topal‘ın başlattığı Koray‘ın koluyla devam ettirdiği pozisyonda hakem-savunma işbirliğinin hatası golle sonuçlandı.

Devreyi golle kapatan Eskişehir, ikinci yarıya da golle başladı. Savunma bu zamana kadar çokca kez hata yaptı. Ama buna benzer bir dağılmayı Ankaragücü deplasmanında yaptıklarını hatırlıyorum. Bu kez Lucas Neill‘in varlığı da bir etki yapmadı. Çünkü Servet‘in yaptığı hatalar o kadar büyük boyuta ulaştı ki, önlemesi imkansız hale geldi. Hani Servet Çetin ve Mehmet Topal bu oyunlarını halı sahada oynasalar, aynı hataları halı sahada yapsalar, bir daha kimse maça falan çağırmaz. Servet’in halı sahada yenmeyecek çalımlardan bir tanesini daha gözler önüne sermesiyle Eskişehirspor farkı ikiye çıkarmış oldu.
Golden bir 10 dakika kadar sonra Giovani hamlesi geldi Frank Rijkaard‘dan. Futbolculuğuna hiçbir sözüm olamazdı, aksine yere göğe sığdıramazdım. Ama mevkii olarak, çok daha ihtiyaç gereken mevkiiler varken bol alternatifli bir mevkiiye transfer yapılmasına anlam verememiştim. Gösterdiği müthiş performanstan sonra dahi yedek kalmak zorunda olması, sanırım bu söylediğimi haklı çıkarıyor. Bunun yanında ne kadar önemli bir isim olduğunu kişisel yeteneğiyle kazandırdığı penaltı pozisyonu gösteriyor tabii. Giovani‘nin kazandırdığı Elano‘nun değerlendirdiği penaltı ile farkı bire indiren Galatasaray, son 20 dakikaya da umutlu girmiş oldu. Ancak öyle kötü bir 20 dakika oldu ki, futbola ihanet! Sisteme ihanet ederek doldur boşalt yapan oyuncular mı dersiniz, sürenin büyük bölümünü yerde geçiren oyuncular mı, ama sonuç olarak 20 dakikanın çoğu durarak geçti. Sonra Türk futbolu şöyle Türk futbolu böyle diye didinip duruyoruz. Bir bakın bakalım Avrupa liglerinde oyun ne kadar duruyor? Koskoca 20 dakika bomboş geçti! Ve en nihayetinde kazanan Eskişehirspor oldu, hesaplar da iyice karıştı…
İlgili Haberler
Etiketler: 2009-2010 sezonu, Eskişehirspor, Eskişehirspor 2-1 Galatasaray, Eskişehirspor-Galatasaray, galatasaray, Hasretinle Yandı Gönlüm Pankartı, Koray Arslan, Maç Analizi, Turkcell Süper Lig
Kategorisi: Futbol, Pankartlar






