Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 28 August 2010 | Yorumsuz!

En ünlü Rus futbolcuyu aklınıza getirdiğinizde bu isim Lev Yashin mi oluyor? Peki ya en yetenekli ama arka planda kalanı? Burada cevap Eduard Streltsov oluyor… Aslında burada ismi geçen Yashin onun için ‘Pele’den bile daha yetenkli’ diyerek son noktayı koymuştu zamanında…
Eduard Streltsov‘un efsane olmasında yeteneklerini bir komplo sonucunda tüm Dünya’ya sergilemesi de büyük pay sahibi. 10 numaranın en çok yakıştığı adamlardan biri olan Sreltsov 1954′te ilk resmi maçında sadece 16 yaşındaydı. Ertesi sene ise daha 17 yaşındayken gol kralı oluyordu Rus Ligi’nde. 18 yaşına gelmeden giydiği milli forma ile ilk maçında attığı 3 gol de işin tuzu biberi olmuştu. İşte olaylar tam da burada başlamıştı…
Streltsov 1958 Dünya Kupası‘nın yıldızı olabilirdi. Ancak Streltsov kupaya bir ay kala bir partiye katılmıştı ve bu partide tanıştığı bir kızla geceyi beraber geçirmişti. Ertesi gün ise kız kendisine tecavüz edildiğini öne sürerek şikayette bulunmuştu ve Streltsov suçlu bulunarak mahkum kampına gönderilmişti. Bu konu hakkında bilinen en önemli komplo teorisi dönemin kültür bakanı Furtseva’nın 16 yaşındaki kızı Svetlana ile Streltsov’u evlendirmek istemesi ama Streltsov‘un buna karşı çıktıktan sonra bakanın çok kızıp bu dümeni oynadığı yönünde… Streltsov’un işlemediği suçu itiraf etmesinin nedeni de sevdiklerinin ölüm tehditleri alması olarak anlatılmıştı…
Brejnev’in verdiği af kararına kadar Streltsov 7 yıl futbol oynamadı. Daha sonra 1965 yılında Torpedo’ya döndü ve yine şampiyonluk yaşadı. Şimdilerde çokça gördüğümüz topuk paslarının Rusya’da atası kabul edidi… 1990 yılında kansere yenik düştüğünde ise Gulag’da geçirdiği duvarlararası günlerin etkisi oldu, en acılı Sovyet futbolcu olarak akıllarda kaldı…
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: İhsan Çandır 27 September 2009 | Yorumsuz!

Fenerbahçe’nin efsane futbolcusu Lefter Küçükandonyadis ile Alex De Souza geçtiğimiz hafta biraraya gelmiş. Alex’in tanışma isteği üzerine organize edilen buluşmada Alex, Ordinasyüs‘ten el almış. Sambacıyı 3. torunu ilan eden Lefter, Alex’e 45 yıllık çubuklu formasını hediye etmiş. Verdikleri samimi pozlar ve sıcak diyalogları gerçerk bir dede-torun ilişkisi gibi.

Alex’i ve buluşmayı organize edenleri kutlayarak, Lefter gibi bir bir efsaneyi tekrar bizlere hatırlattıkları için teşekkür etmek lazım. Sene başında Arda’nın Metin Oktay‘ın 10 numarasını alması ardından Alex-Lefter buluşması. Galiba futbol zannettiğimiz kadar acımasız değil? Tabi hakkını verdikçe… Alex ve Arda’nın emanetçisi oldukları o 10 numaraların hakkını verdikleri görmek dileğiyle…
Not: Bu buluşmanın tüm detayları ve çok özel fotoğraflar Fenerbahçe Dergisi‘nin Ekim sayısında olacak.
Etiketler: 10 numara, Alex, Arda, Çubuklu Forma, efsane, el almak, Fenerbahçe Dergisi, KrAlex, Lefter, Lefter Küçükandonyadis, Lefter-Alex buluşması, Metin Oktay, ordinaryüs
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 28 August 2009 | Yorumsuz!

Mathias Delgado‘nun sözleşmesini askıya alarak yabancı kontenjanını boşaltan Beşiktaş, Mustafa Denizli’nin ısrarla istediği 10,5 numara transferini sonunda gerçekleştirdi. İsmail Köybaşı’na 6,5 milyon Euro ödeyen Beşiktaş, Tabata’yla da 8 milyon Euro gibi uçuk bir fiyata anlaşmış. Yönetim başarısı açısından değerlendirmek gerekirse Elano’nun 7 milyon Euro olduğunu ve ödemenin dört yıla yayılacağını hatırlatmakta fayda var galiba… Cristiano Ronaldo’yu gölgede bırakamasa da verdikleri ücret itibariyle Elano’yu gölgede bıraktı Beşiktaş yönetimi, helal olsun.
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 3 August 2009 | Yorumsuz!
Süper Kupa finalinde Fenerbahçe, Alex’in önderliğinde Beşiktaş’ı devirerek bu kupaya ikinci kez ulaştı. Bu galibiyetle birlikte Fenerbahçe, 4.kez düzenlenen Süper Kupa’yı en çok alan takım ünvanına da sahip oldu. Daha önce Beşiktaş ve Galatasaray’da birer kez aynı başarıyı göstermişti. Fenerbahçe’ye kupayı getiren goller, ilki penaltıdan olmak üzere 75 ve 90. dakikalarda Alex‘ten geldi.

İlk yarı son derece çekişmeli ve bol pozisyonlu bir maç izledik. Henüz maçın başında Yusuf’un ceza alanı içinde yerde kalmasıyla başladı ilk heyecan. Tartışılabilir bir pozisyondu ama hakem oyunu devam ettirdi. Devamında ise orta saha kapışması oldu. Bugün iki takımda orta saha olarak derli toplu göründü. Orta sahaların oyuna hakim olma mücadelesi ve seri paslaşmaları maça dinamizm kazandırdı. Savunma zaaflarını kollayan forvetlere de fırsat yarattı. Önce Bilica’nın hatasında Nobre, ardından Rüştü’nün riskli hareketinde Guiza rakip kalede ilk ciddi tehlikeleri yarattı. Özellikle Honved maçında hat-trick yapan Guiza’nın, 9 numaralı formayla birlikte kendine güveni de gelmiş. Geçen seneki alışılmız alay konusu Guiza’dan çok farklı bir kimlikle sahadaydı bugün İspanyol oyuncu. Her zamanki gayretine, dribling ve isabetli şutu da ekleyince bambaşka bir profile bürünmüş. Savunma arkasına atılan topu kontrolü, çalımı ve Alex’e servisi mükemmeldi. Yalnız kalede de tecrübe abidesi bir Rüştü vardı. Bu pozisyonun öncesinde ise Yusuf’un direkte patlayan bir topu vardı ki hazırlanış itibariyle çok güzeldi.

Beşiktaşlı oyuncular orta alanda sürekli birbirlerine yakın oynuyor. Rakiple karşılaşınca ise hemen küçük üçgenler kurarak hızlı bir şekilde topu dolaştırıp ters taraftan koşu yapan isimlere boş pozisyonlar hazırlıyorlar. Yakalanılan fırsatların gelişim aşaması bu şekildeydi. Maçın genelinde gayet iyi bir Beşiktaş izledik. Özeillikle Bobo başta Gökhan Gönül olmak üzere Fenerbahçe savumasını çok zorladı. Beşiktaş’ta en beğendiğim isimdi kendisi. Bobo, Yusuf ve Nobre üçlüsünün dahil olduğu kombinasyonlarda hep bir tehlike yarattı Beşiktaş. Ama Siyah Beyazlılar son vuruşlarda yeterli beceriyi gösteremeyince skoru da değiştiremediler. Sivok‘un acemice hatası da Beşiktaş için maçın kopmasına neden oldu. Zaten bu tarz sezon öncesi maçlardan pek memnun olmayan Mustafa Denizli‘nin de kaybedilen kupadan ziyade oyun içindeki artıları önemsediğini düşüyorum. Bu maçın özelinden bir genelleme yapmak gerekirse, asıl amacın lig olduğu ülkemizde olası bir yeni transferle de sezona hazır bir Beşiktaş geliyor diyebiliriz.

Geçelim günün kazananlarına. Fenerbahçe’de bugün Beşiktaş’ın iyi oyununa aynı şekilde iştirak etti. Alex’in görevini üstlenen bir Emre bugün atakların başlangıç noktasıydı. Gollerde adı bulunsa dahi kaçak oynuyan Alex’in tüm yükünü Emre üstlendi. Yardımcı faktör olarak Cristian Baroni’yi sayabiliriz. Oyun hakimiyetinde Beşiktaş’tan zayıf kalan Fenerbahçe, her Beşiktaş maçında gördüğümüz yolu denedi. Beşiktaş’ın geride bıraktığı derin boşluklara Guiza’yı sarkıtmak. Nitekim başarılı da oldular. Dos Santos ve Kazım’ın da kanat bindirmeleriyle oyunu rakip sahaya yıkmaya çalıştılar. Net bir gol fırsatını değerlendiremeyen yeni transfer Santos da bugünkü oyunuyla umut verdi. Zaman zaman Vederson’la yer değiştiren Brezilya’lı oyuncu, Carlos’unda sakat olduğu bu dönemi iyi değerlendirirse kadronun bankolarından olur. Baroni içinse birşey söylemek için henüz erken.Onların dışında bir de Bilica var. Bilica’yı bugün fazla heyecanlı gördüm. Sürekli birşey yapmak istiyor ama bugünkü performansı pek güven vermedi bana. Topa hakim olup, top çıkarma konusunda önemli zafiyetleri var. Bilica Fenerbahçe’nin bugün en aksayan ismiydi. TFF’deki oylamaya göre maçın adamı seçilen Alex’i sona bıraktık. Aslında Alex için söylenecek farklı birşey yok. Bildiğimiz Alex. İyi bir markajcı karşısında sahadan çabuk silinen, devamlılığı olmayan ama ne zaman nerede olması gerektiğini bilen ve yapacağı bir hamleyle skoru değiştirebilen bir Alex izledik yine. Önce plase, sonra uçan bir kafa vuruşuyla istatistik kağıdının en göz alıcı yerine imzasını çaktı. Sahadaki genel performansıyla olmasa da kağıt üzerinde 10 numara iş çıkardı ve Fenerbahçe’ye sezonun ilk kupasını getirdi.

Gözüme Takılanlar
- Saatler öncesinden maça doğru programı yapan Fox Tv‘nin Hakan Aysev
gibi bir tenörün önderliğindeki Milli Marş’ı yayınlamaması.
- Doldurulamayan Olimpiyat Stadı tribünleri. Bu maçın Türkiye’de oynanmasındaki en büyük etken elde edilecek bilet hasılatı idi, ama beklenen olmadı.
- Yayıncılıkla amatör, reklamcılıkta profesyonel davranan Fox Tv’nin rahatsız edici reklamları. Maçın uzatmalarını “Pjur +2 ” şeklinde haber veren geciktirici sprey reklamıyla bir ilke imza atan kanalı tebriklere boğuyorum (Hakettiler).
- Hala tercüman kullanmaya devam eden Herr Daum’un, İstiklal Marşı’mızı ezbere okuması.
- Maç içinde Alex’in “Ayıboğan Servet” pozu vermesi
O da ne ki diyenler için, bkz: Ayıboğan Servet

Etiketler: 10 numara, Alex, beşiktaş, Beşiktaş 0 - 2 Fenerbahçe, Fenerbahçe, Fox Tv, Guiza, Kupa Fenerbahçe'nin, Kupa Töreni, penaltı, Süper Kupa, Yılın İlk Kupası
Kategori: Futbol