Yedek Kaleciler
Yazar: Oğuz Öztürk 7 August 2010 | 1 Yorum

Bir futbol takımının yedek kaldığında ses çıkarmayacaktek mevkisi hangisidir? Ya da antrenmanlarda bir dahaki maçta yedek olacağını bile bile var gücü ile çalışan? Evet, Kaleciler…
Bir zamanlar 12 numara kutsal olmadan önce bu numarayı sadece konumuz olan yedek kaleciler giyerdi. Ufak bir umut ile belki takımın as kalecisine olağan dışı bir durum olur da oyuna girerim düşüncesi ile. Yedek olmalarına rağmen belki de as kaleciden beklenenden daha fazlası beklenirdi onlardan. Girer girmez penaltı kurtarmaları gibi… Yedek bir forvet oyuna girip anında bir gol atınca nasıl hayatı değişiyorsa onların görevi de golü yememekti.
Ancak bu adamların ‘ben ikinci kaleciyim nasıl olsa bana şans gelmez’ dememesi gerekiyor hiç şüphe yok ki. Çok az örnekleri olsa da ikinci, hatta üçüncü kalecinin verdiği savaşla formayı kaptığına da şahit olmuşluğumuz vardır. En güzel örnek kesinlikle Rüştü Reçber’dir. 10 Nisan 1995′te Kayserispor-Fenerbahçe maçında Engin İpekoğlu’nun ayağı kırılınca kaleye Rüştü geçmişti. O günden sonra geçiş o geçiş… 1990 Dünya Kupası‘nda Arjantin’li Pumpido’nun sakatlığında kaleye geçen Goycoecha, kurtardığı penaltılarla Arjantin’i finale taşımıştı.
Yedek kalecilerle ilgili temel sorun esasında Premier Lig‘de baş gösteriyor. Bazı teknik adamlar kendilerine verilen beş yedek oyuncu içerisine yedek kaleci almayı düşünmüyorlar. Böyle bir durumda as kalecini sakatlanması ya da kırmızı kart görmesi durumunda ‘kahraman futbolcular’ ortaya çıkıyor. 2006 yılında oynanan Sheffield United – Arsenal maçında Sheffield’ın kalecisi Kenny sakatlanmış ve yedek kaleci olmadığı için Jagielka kaleye geçmişti.
Golü takımın attığı ancak tersi durumda sadece kalecinin yediği bir futbol düzeni var. Takımı gol attığında yalnız başına sevinen bu yalnız adamlar hep takdiri hak ettiler…
Etiketler: 1990 Dünya Kupası, As Kaleci, Engin İpekoğlu, Goycoecha, Jagielka, Kahraman Futbolcular, Premier Lig, Rüştü Reçber, Yedek Kaleciler
Kategori: Futbol














