Gaziantepspor 2 – 3 Galatasaray
Yazar: Ali İhsan Karakaş 10 August 2009 | Yorumsuz!

Her maç bir öncekinden çok daha iyiye giden Galatasaray bu akşamda zorlu Antep deplasmanından galibiyetle ayrıldı. Aydın dışında beklenen bir 11 ile başladı maça, Rijkaard. Netanya maçındaki performasından sonra Aydın’ın formayı almasını da normal karşılayabiliriz. Ancak ne yazık ki Aydın, üst üste iki maç kendisinden beklenen oyunu sergileyemiyor. Perşembeyle bugünkü Aydın arasında çok ciddi fark var. Bu durumu hava şartlarına vererek istisna kabul etmek istiyorum. Çünkü Rijkaard’ın gözünde Aydın’ın önemli bir yere sahip olduğunu ve daha çok şans bulacağını tahmin ediyorum.
Sabri,Zan,Servet,Balta savunmasının önünde Ayhan ve Sarp ,ileri dörtlünün sağında Keita, solunda Aydın, ortada Arda ve en ilerde Baros dizilişi vardı kağıt üstünde. Sistemin de gayet iyi işlediğini gördük bugün. Özellikle hücumda işler tıkırındaydı. Keita bu sene tüm rakiplerin solunu dağıtır diyebilirim. Hızlı, atik ve yetenekli. Ayrıca geriye de koşuyor. Çok kısa sürede düşünüp, çok hızlı hareket ediyor. Rakip ne olduğunu anlayamadan Keita bir adım önde oluyor. Tabi bu durum karşısında tek çare faul oluyor ki bugün Keita çok fazla yerde kaldı. Henüz tam hazır değil. 3-4 haftaya kadar rakiplerin faul yapmak için dahi yakalayamayacakları bir hal alır bu Keita. Ancak sağlıklı bir Keita. Bugün yüreğimizi ağzımıza getirdi. Dili boğazına kaçmış ve nefes alamamış. Allah korudu.

Galatasaray ilk golü henüz maçın başlarında buldu. Organize ve bilinçli olarak oynanan müthiş bir hazırlık aşaması vardı golün. Baros‘un kanada doğru boşa kaçışı, Ayhan’ın tam yerine attığı derinlemesine pas, Baros’un boşalttığı bölgeye Arda’nın koşusu, Baros’un içeriye topu kesişi ve Arda’nın gelişine yaptığı 10 numara vuruş. Sonuç gol. Hem de Rijkaard’ı çocuklar gibi sevindirecek derecede güzel hazırlanmış bir gol. Maça dağınık başlayan Antep’in moralini bozacak bir gol. Ama sanıyorum ikinci gol Gaziantep için daha kötü bir etki yaptı. Çünkü tam oyunda hakim olmaya başlamışlardı. Yine Arda, yine duran top. Daha önce de belirtmiştim bu sene böyle golleri epey göreceğimizi. Ancak işe bakın ki Galatasaray’ın şu güne kadar boşu yok. Her maç en az bir duran top golü atmış. Dolayısıyla Arda’nın istatistik kağıdında asist bölümü 1+ ile başlıyor. Yine çalışılmış bir uygulama. Defansın uzunları Servet ve Zan‘ın rakibi de peşlerine takarak penaltı noktasından ön direğe doğru koşusu, yay üzerinden gelen Sarp‘ın bomboş dokunuşu ve tabelanın değişimi.

Ayhan’ın ilk gol dışında pek görünmediği bu maçta Mustafa Sarp çok iyi bir performans sergiledi. Attığı gol ise iyi oyununun tuzu biberi oldu. Orta alanda tek başına rakiple mücadele etti. Ayhan’dan pek fazla yardım alamadı bugün. Ama Ayhan‘a kızamıyorum. Basında çıkan tırnağının battığı ve bu yüzden iki numara büyük ayakkabı kullanarak fedakarca oynadığı haberlerinin doğruluk ihtiimaline inanıyorum. Bu şartlar altında Ayhan’ı eleştirmek istemiyorum.
Galatasaray’ın orta alandaki bu eksiklerini değerlendiren Gaziantepspor, cezasahası önüne kadar sokulmaya başladı. Ama daha ileriye topu geçiremediler. Bunun üzerine uzaktan şut çekmeye başladılar ki Galatasaray savunması bu şutlara müdahalede çok geç kalıyordu. Nitekim Julio uzaktan müthiş bir şutla Antep’i umutlandıran golü attı. Bu golde kimse LeoN da hata aramasın, çünkü top çok iyi yere gitti. Kalecinin yapacağı hiç birşey yoktu. Ama savunmanın vardı. Gökhan Zan o topa vurdurmamalıydı. Penaltı pozisyonunda da en az Sabri kadar hatalıydı bugün, Camdan pardon Candan Adam. Servet ve Zan’dan oluşan savunma göbeği büyük tehlike. Servet’in maşallahlık oyununun yanında Gökhan, çok gerilerde kaldı. Bana göre Güngör ve Aşık Emre’den birinin de gerisinde, kulübede kalmalı.

İlk yarıyı skor avantajıyla kapatan Galatasaray’da önce Kewell-Keita, sonraları da Baros-Nonda değişikliği yapıldı. Baros da tıpkı Ayhan gibi ilk golün dışında pek etkili olamadı. Mücadelesi ve çabası yine vardı ama ayağına gelen topları öldürdü. Nonda ise perşembenin gazıyla kaldığı yerden devam etti. Bugünkü gölgelerini izleseniz, Baros’u Nonda, Nonda’yı Baros sanırdınız. Arda’nın asistinde çok düzgün bir vuruşla Galatasaray’ı rahatladan golü de attı Anakonda. Bu performansıyla aynı zamanda takımda kalmayı da garantiledi gibi. Onun dışında maçın adamı var bir de. 10 numara bir oyun, duran top yeteneği, 1 gol, 2 asist… Gördüğü sarı kartta nazar boncuğu. Arda’nın bu performansı Elano‘yu sol kanat yapabilir, benden söylemesi. 10′u izlemek büyük keyif. Adamsın Sipsi
Sonuçta Antep zor deplasmandı. Oynanan oyunda çok üst düzey değildi. Ama alınan bir 3 puan ve beraberinde getirdiği bir güven var ki ilk haftadan Rijkaard‘a sallamayı planlayanları bozguna uğrattı. Her maçı sabırsızlıkla beklenen bir Galatasaray yolda, yakında geliyor.İzlemeye devam edin…

Gözüme Takılanlar
- Sabri’nin maçtan sonra “Ben o pozisyonda penaltı olduğunu düşünmüyorum” açıklaması. Görünen o ki Rijkaard için sıkça kullanılacağı öngörülen Sabır kelimesinin daha başka bir talibi var. Son harfleri yer değiştirirseniz cevap çok yakın…
- Soyunma odasında Neeskens ve Rijkaard‘ın oyuncuları teker teker kutlayarak karşılaması. Güven aşılamak dedikleri bu olsa gerek.
- Arda’nın gördüğü gereksiz sarı kart. Ülkemizde alışılmış bir durum, hakem-futbolcu inatlaşması. Birbirlerini anlamaya çalışmadıkları sürece çözülmesi de imkansız.
Etiketler: 1. Hafta, 4-3-3, Arda Turan, frank rijkaard, galatasaray, Gaziantepspor, Gaziantepspor 2 - 3 Galatasaray, Lig Açılışı, Mustafa Sarp, Süper Lig, Tabata
Kategori: Futbol







