Organik Futbol Anasayfa »

İstanbul bld. 2-1 Bursaspor | Baskı…

Yazar: Muharrem Belge 27 March 2010 | Yorumsuz!

Yıl 2009, Mayıs’ın 9′u... Sivas şehri inanmış. Her yer kırmızı-beyaz, herkesin dilinde şampiyonluk. Basının yarattığı kamuoyunun desteği tam, Anadolu‘dan çıkacak şampiyon bekleniyor… Gelgelelim ne şehrin inancı, ne dillerdeki şampiyonluk ne de kamuoyunun desteği yeterli olmuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sivasspor’u 2-1 mağlup ederek, yoluna taş koyuyor…

Yıl 2010, Mart’ın 26’sı... Bursa şehri inanmış. Her yer yeşil-beyaz, herkesin dilinde şampiyonluk. Basının yarattığı kamuoyunun desteği tam, Anadolu‘dan çıkacak şampiyon bekleniyor… Gelgelelim ne şehrin inancı, ne dillerdeki şampiyonluk ne de kamuoyunun desteği yeterli olmuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor’u 2-1 mağlup ederek, yoluna taş koyuyor…

İnanç, destek, dillerde şampiyonluk İstanbul yoluna çıkan binlerce taraftar… Her şey güzel, iyi hoş. Ama bu iş tecrübeyle sabit. Tüm bunların önemi bir yana, tek başına yeterli olmadığı açık ve seçik. Tüm bunların takımın arkasında rüzgar olabileceği gibi baskının takımın önünde engel olabileceği de malum. Nitekim Bursasporlu futbolcular şu an için bu baskıyı kaldıramamış durumda. Ligin en kötü takımlarından Manisaspor ve Denizlispor’a karşı da baskı hissedilmiş, tüm zorluklara rağmen galibiyet gelmişti. Ancak İstanbul Bld. söz konusu şampiyonluk ise, İstanbullu takımlara çalışmaya devam edince, Bursaspor‘un planları bir nebze bozuldu…

Hemen her şeyde tecrübe girer devreye, özellikle son viraja girmek ise söz konusu olan. Ligin son bölümünde, oyunu da skoru da tecrübe etkiler. Şampiyonluk inancı, taraftarları geçtim şehrin desteği, kamuoyunun sizden söz etmesi iyidir hoştur. Ama mesele bu durumu lehine çevirebilmekte. Daha önce bu tür bir baskıyı yaşamamış olmak Bursaspor‘un en büyük dezavantajıydı. Nitekim gördük ki hemen ilk ciddi maçta puan kaybı yaşandı. Normal şartlarda, sıradan bir lig maçı havasında, haneye eksi yazılsa da pek önemsenmeyecek bir durumda belki de kazanan Bursaspor olurdu. Ama şampiyonluk için kazanma zorunluluğu, daha önce hiç yaşamadıkları üzere, kayba tahammülleri olmaması çok farklı bir durum. O anları yaşamak ve başarıyla atlatmak çok çok farklı bir durum..

İlk dakikalarda girdikleri sayısız ofsayt pozisyonu olsa da, yüzlerinden belliydi yaşadıkları sıkıntı. Hemen 9′da yedikleri gol zaten var olan sıkıntıyı büyük derecede artırdı, işleri inanılmaz zora soktu. 29′da gelen gol ise adeta ipleri çekti. O dakikaya kadar yaşadıkları baskının, sıkıntının üzerine bir de 2-0′lık skor eklenince, şok üstüne şoka uğradılar. Hangi takım ki, futboldan ziyade sertliğe, ona buna laf yetiştirmeye, hakemin üzerine oynamaya başlar, o takım kaybetmeye mahkumdur! Bursasporlu futbolcular da kaldıramadıkları baskının ardından skor anlamında düştükleri durumun da etkisiyle sağa sola saldırmaktan oyunlarına konsantre olamadılar…

İkinci yarıda da vaziyet aynıydı, son 10 dakikaya kadar hatta. Moral motivasyon olarak çöken Bursaspor, yapması gereken hiçbirşeyi yapamazken, İstanbul bşbli futbolcular skorun rahatlığını yaşadı. 79′da gelen gol, çok geç bir uyanışı getirdi Bursaspor adına. O andan sonra yüklenebildikleri kadar yüklendiler. Fenerbahçe ve Beşiktaş deplasmanlarında yaptıkları sürprizdi, beklenmiyordu, rahat bir psikoloji vardı. Ama bu kez onlardan beklenen yine bu geri dönüşü gerçekleştirmek olunca, altından kalkmak çok daha zordu. Nitekim bunda başarılı olamayan Bursaspor, elindeki büyük avantajı kullanamadı..

Geçen haftaki skorlardan sonra ipler Bursaspor‘un eline geçmişti. Galatasaray‘a kaybetseler dahi diğer maçlarını kazanmaları yeterli olacaktı. Ama ellerindeki ipin ucu rakiplere geçti. Galatasaray’a yenilme lüksü büyük avantajdı. Şimdi ise Sami Yen’de galip gelmeleri veyahut Galatasaray‘ın yarından itibaren kaybetmesi için dua etmeleri gerek. Vaziyet yalnız bununla da sınırlı değil. Derbinin sonucuna da endeksli bir şekilde hemen bir adım geride Fenerbahçe ve Beşiktaş da var. Galatasaray’ın kaybı, diğer iki büyüğü devreye sokar ki Bursaspor’un rakibi bu kez o iki büyük olur misal. İpler daha çok el değiştirebilir yani. Henüz hiçbir şey bitmiş değil. Ancak Bursaspor‘un bundan sonra yapması gereken, psikolojik olarak hazırlanmak. Sivasspor’un yaşadığını değil üç büyüklerin yaşadıklarını yapmak istiyorlarsa, inanç, destek, şampiyonluk naraları iyi hoş, ama takımın baskıyı kaldırabilmesi, psikolojik olarak oyunlarına konsantre olabilmesi şart. Dün yapamadılar, yarın yapabilirler mi, hep birlikte göreceğiz…

Organik Futbol Anasayfa »

Trabzonspor 1-0 Galatasaray | Gol eksikti…

Yazar: Muharrem Belge 22 March 2010 | Yorumsuz!

“Bizim her zaman bir maça çıkarken bakış açımız iyi bir sonuç almak ve taraftarımıza iyi bir futbol seyrettirmek. Ama tabii sizin de dediğiniz gibi özellikle artık ligin bu zamanlarında alınacak sonuçlar çok daha önemli.”

Son haftalara girildikçe başlayan bir muhabbet vardır ya hani, artık önemli olan futbol oynamak değil maç kazanmak diye. Pek anlam verdiğim bir yorum değildir. Elalem hem futbol oynuyor hem de maç kazanıyorken, maç kazanmanın tek yolunu anti futbol olarak görmek çok doğru olmasa gerek. O sebepten Türk futbolunun vaziyetini çizen bir görüş olur bu en fazla. Rijkaard‘ın bu konuyla ilgili yorumu yukarıda. İşin gayet farkında. Amaç hem iyi futbol hem iyi sonuç. Ama ilkini yapar ikincisini alamazsan kötüsün bir kere! Cümlenin üzerinden birkaç gün geçmeden yaşandı bile işte acı tecrübesi. Galatasaray, taraftarlarına iyi bir futbol seyrettirmek şeklindeki bakış açısını uygularken, iyi bir sonuç almayı başaramadı. İkincisini yapsa ilkini yapmasaydı, misal Kasımpaşa ya da Ankaragücü maçındaki gibi, kraldı şimdi. Ama skor olmayınca, bu işten en fazla ekmek yiyen skor yorumcuları dolaşınca ortada, Galatasaray‘ı eleştirme vaktidir haliyle. Kimileri için tabii…

Skor yorumculuğu o kadar sinir bozucu bir durum ki. Yalnızca tabelaya bakarak yorum yapanlar para kazanıyor ya bu işten, o kadar moral bozucu bir durum ki. Dediğim gibi iyi futbol, iyi sonuçtan yalnız ikincisi olsa da kafidir bazıları için. Ama yalnızca ilkinin olması dar ağacına çıkarma sebebidir. Konu şampiyonluk olunca kaybedilen önemli bir maç var ortada, doğru. Onunla ilgili de birkaç kelam edeceğiz hep birlikte. Ama bunu oyun ve skoru birbirinden ayırarak yapacağız. Skor böyle olduğu için oyun böyledir demeyeceğiz…

Elbet herkesin bir yorumu var hemen her takım veyahut her isim hakkında. Genel bir fikri var her konuyla alakalı. Ama bunları dile getirmenin bir yeri bir zamanı var. Aksi takdirde çok komik oluyor, gerçekten. Misal Leo Franco’yu beğenmeyebilirsin. Ama dünkü maçtan sonra eleştirmeye kalkarsan çok komik olursun. Bu misaldan çıkarsak yola genel oyun değerlendirmesi yapmak daha mantıklı geliyor bana. Çok kötü tarafları da var Galatasaray‘ın, daha önce defalarca yazdığım üzere. Ama dünkü maçtan çıkan sonuç, Rijkaard‘ın bakış açısından ikincisinin gerçekleştiği ama ilkine ulaşılamadığı yönündedir.

Olabilecek en iyi kadro ile çıktı sahaya Galatasaray. Neill-Emre ikilisi yerindeydi. Ama bir hata Emre‘yi yerle bir etti. Bana göre değil, kamuoyuna göre. Mağlubiyete neden olabilecek kadar büyük bir hata olduğu gerçek elbette. Ama performansı iyi olan bir ismi, aynı maç içerisinde de birkaç net pozisyonu önlemiş iken üstelik, bir çırpıda harcamak doğru değil. Neill-Emre ikilisini, bir hata yüzünden bozmak doğru değil. Ama tabeladaki skor kötü ya, vuran vurana Emre’ye. Servet’in düz yolda yürüyemez haline, sağından atıp solundan geçen rakiplere rağmen oynaması gerektiğini söyleyenler bile var yahu. Maç öncesi Emre’nin oynamasını doğru bulduklarına emin olmasam, bir fikirdir saygı duymalı diyeceğim. Ama o kadar eminim ki, yalnızca skorla alakalı olduğuna. Rijkaard müneccim ya sanki, çok iyi performans gösteren Emre’yi oynatmaması lazımdı, bilmeliydi böyle bir hata yapacağını.

Öte yandan Hakan Balta dönebilse Caner sol açıktaki yerini alabilecekti, ama olmayınca Giovani devreye girdi. Öyle böyle değil, çok da iyi girdi. Özellikle ikinci yarıda tüm takım Giovani’ye at, o ne yapacağını bilir havasındaydı. O driplinglerle, çalımlarla, şutlarla Barça’daki günlerini hatırlatan bir oyun oynadı Giovani. Hani ön liberodaki rezil performanslar yüzünden Giovani değil iyi bir ön libero tercih edilmeli demiştim ya, düşünün artık ön liberodaki sorunun ne kadar büyük olduğunu. Giovani gibi bir ismi bile mevkiisel olarak değerlendirip harcayabiliyor insan. O bahsettiğim rezil bölgede Sarp-Barış ikilisi vardı yine. Topal-Ayhan ikilisine yeterince tahammül etmiş, geçen hafta vazgeçmişti Rijkaard. Uç bölgedeki isimler ise beklenildiği üzereydi. Belki Giovani’nin sağda, Keita‘nın solda oynaması sürprizdi.

Trabzon gibi zor bir deplasmanda oynanan iyi oyun, yakalanan çokca pozisyon, ama bunları değerlendirememek bir yana, kişisel bir hata sonucu yenilen golle mağlup olduğundan bahsettik Galatasaray‘ın. Şimdi de işin skor yönüne, bir başka deyişle puan tablosuna bakalım. Galatasaray‘ın ve Beşiktaş‘ın puan kaybettiği bir haftada kazanan Fenerbahçe son şansını kullanmak için çıkacak derbiye. Kazanırsa Bursaspor’un kaybını kollayacak, aksi takdirde işleri çok zor. Galatasaray ise en şanslı takım ünvanını Bursa’ya bırakmak üzere. Bursa bu akşam kazanırsa aradaki fark bir maçın üzerine çıkacak, Sami Yen’deki Galatasaray galibiyeti de yetmeyecek.

O nedenle iş daha da kızıştı. Daha birçok şey değişebilir. Ama Galatasaray‘ın da tahammülü kalmadı. Derbide bir testinin kırılacağı artık net olan bir durum, hatta ikisi birden kırılabilir. Galatasaray da önce derbiyi, sonra Bursa maçını kazanıp, Bursa’nın bir maçta daha puan kaybetmesini bekleyecek. Beşiktaş ise Galatasaray-Kayseri virajını iyi geçmiş, son viraja iddialı girmişti. Ama Kasımpaşa beraberliğiyle önemli bir kayıp yaşadı. Önce derbiyi izleyecekler. En az birini, belki de her iki takımı geride bırakma şansları var. Önce herkes gibi Bursa’nın sonra derbinin kazananının puan kaybetmesini bekleyecekler, tabii kendi maçlarını kazandıkları taktirde. Sözün özü avantaj Bursaspor‘un eline geçmek üzere. Ne Gs’ın ne Fb’nin ne de Bjk’ın puan kaybına tahammülü kalmadı. Ne gibi bir senaryoyla karşılacağımızı hep birlikte göreceğiz…

Organik Futbol Anasayfa »

İlk Yarıyı Hangi Takım Lider Tamamlar?

Yazar: Ali İhsan Karakaş 29 November 2009 | 1 Yorum

Barcelona-Real Madrid maçına 15 dakikadan daha az bir süre kala “El Clasico Ne Olur?” anketimiz tamamlanmıştır. Kullanılan 95 oy sonucu oluşan tablo şöyle;

Yeni anketimizde ise Turkcell Süper Lig‘in ilk devresini hangi takımın zirvede tamamlayacağını soruyoruz. Henüz Sivasspor-Beşiktaş maçının oynanmadığını hatırlatarak şu anki puan durumunu ve kalan maçları da belirtelim;

1-) Fenerbahçe 31
2-) Bursaspor 29
3-) Galatasaray 29
4-) Kayserispor 28
5-) Beşiktaş 27

  • Fenerbahçe kalan 3 maçta; Eskişehirspor’la deplasmanda, Ankaragücü’yle Kadıköy’de (seyircisiz) ve Trabzonspor’la deplasmanda karşılacak.
  • Bursaspor kalan 3 maçta; Kayserispor’la ve Beşiktaş’la deplasmanda karşılacak. 16. haftadaki Ankaraspor maçını ise bay geçecek.
  • Galatasaray kalan 3 maçta; İstanbul Büyükşehir Belediye ile içerde, Antalyaspor ile deplasmanda ve Gençlerbirliği ile yine Ali Sami Yen’de karşılacak.
  • Kayserispor kalan 3 maçta; Bursaspor’la içerde, İstanbul Büyükşehir Belediye ile deplasmanda ve Antalyaspor’la Kayseri’de karşılacak.
  • Beşiktaş kalan 3 maçta; Diyarbakırspor’la içerde, Manisaspor’la deplasmanda ve Bursaspor’la İnönü’de karşılacak.
Organik Futbol Anasayfa »

Bursaspor 1- 0 Galatasaray

Yazar: İhsan Çandır 27 October 2009 | Yorumsuz!

Turkcell Süper Lig 14. haftanın açılış maçında Bursaspor Galatasaray‘ı 1-0 mağlup ederek Bursalılara bayram sevinci yaşattı. İlk yarısı 0-0 biten maçın 57. dakikasında Volkan Şen‘in golü geldi ve bu gol aynı zamanda maçında sonucu oldu: Bursaspor 1- 0 Galatasaray Devamı > Sporx

Organik Futbol Anasayfa »

Bursaspor – Galatasaray Canlı Anlatım

Yazar: İhsan Çandır 27 October 2009 | Yorumsuz!

Bursaspor ile Galatasaray bugün, 27 Kasım Cuma Turkcell Super Lig’in 14. haftası açılış maçında karşılaşacak. Bursa Atatürk Stadı’nda saat 20.00‘de başlayacak olan Bursaspor – Galatasaray maçı Lig Tv’den naklen yayınlanacak.

Bursaspor 1-0 Galatasaray Volkan Şen (56′)

Bursaspor – Galatasaray Canlı Anlatım

  Sonraki Yazılar

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Kobe Bryant HD

Medya'dan Haberler

Kadıköy Bambaşka

Kadıköy'de bayrak dikmesiyle tanınan

Galatasaray'ın eski çalıştırıcısı Graeme

Souness derbiyi değerlendirirken,

"Kadıköy normal bir deplasman değil,

bambaşka. Bu gibi final maçlarında

istatistikler önemsizdir. Yıldız dediğimiz

oyuncular formanın hakkını vermeli ve

böyle maçlarda takımlarını taşımalı" dedi.

Unutulmaz Bir Turnuva Olacak

İstanbul'da düzenlenen THY Euroleague

Final Four öncesinde düzenlenen

basın toplantısına 4 takımın antrenörleri

ve yıldız oyuncuları katılırken, toplantıda

konuşan başkan Jordi Bertomeu

İstanbul'da güzel bir hafta sonu ve basketbol

organizasyonu olacağını kaydederek,

''Unutulmaz bir turnuva olacak" dedi.

En İyi 6. Adam Harden

Normal sezonda gösterdiği başarılı

performansla NBA'de yılın en iyi 6. adamı

ödülünün sahibi, Oklahoma City Thuder'da

forma giyen ve benchten gelerek önemli

bir katkı sağlayan James Harden oldu.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.