Organik Futbol Anasayfa »

Derbi Öncesi Romen Havası

Yazar: Ali İhsan Karakaş 23 October 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray 4-1 Dinamo Bükreş

Steau Bükreş 0-1 Fenerbahçe

Organik Futbol Anasayfa »

Ankaragücü 3 – 0 Galatasaray

Yazar: Ali İhsan Karakaş 6 October 2009 | Yorumsuz!

İlk olarak Eskisehirspor karşısında tökezleyen Galatasaray, Sturm Graz maçında toparlanır diye ümit ediyordum. Ancak bu gerçekleşmediği gibi Ankaragücü karşısında Galatasaray, sezonun ilk mağlubiyetini aldı.

Sturm Graz maçı sonrası sakatlık problemi yaşayan Sabri,Keita ve Emre Aşık‘tan yoksun Galatasaray’da Servet’in yanında yine Hakan Balta stoper oynadı. Hakan Balta’nın yedeği olarak düşünülen Caner sol, Uğur Uçar ise Sabri’nin yerine sağ bekte başladı maça. Keita’nın yerinde Aydın şans bulurken, Ayhan’ın yanında Mustafa Sarp‘ı tercih etti Frank Rijkaard. Haftaiçi 11′de başlayan Mehmet Topal ise yedekler arasındaydı.

Maçın başlama düdüğüyle birlikte Galatasaray oyuna ağırlığını koydu. Son 2 maçta yaşadığı sıkıntılar nedeniyle ilk dakikalarda golü bulma eğilimiydeydi Sarı-Kırmızılılar. Yarım saatlik dilim içerisinde tek kale oynamasına rağmen Galatasaray, Uğur’un direkten dönen topu dışında etkili bir pozisyon yakalayamadı. Ankaragücü’nün çok adamlı savunmasına Galatasaray’ın ilerideki beceriksizliği de eklenince bırakın golü adamakıllı pozisyon oluşmadı. Son paslardan bir adım önce hep hata yaptılar. Bu durum işine gelen Ankaragücü’de aynı dirençle ayakta kalmaya devam etti. Onlar da Ceyhun, Semavi ve Murat Duruer‘le araya bir gol sıkıştırma derdindeydi. Ancak ilk yarıda iki tarafta skoru değiştirecek vuruşları yapamadılar.

İkinci yarının hemen başında ilk tehlike Ceyhun’la ev sahibi takımdan geldi. Ardından Baros’la Galatasaray inanılmaz bir gol kaçırdı. Penaltı noktası üzerindeki müsait pozisyonda kaleci Serkan bile gözlerini kapamışken Baros zor olanı becerdi. Sırf bu golü kaçırdığı için değil ama Elano ile birlikte Baros, maçın en etkisiz isimlerindendi. Alıştığımız mücadeleci, hırslı Baros’tan eser yoktu. Onun dışında haftalar ilerlemesine rağmen Elano için de hâla soru işaretleri mevcut. Bunu Elano kadroya girmeden de söylemiştim. Elano’nun ortada oynaması Galatasaray için sorun yaratıyor. Bu durum Arda’yı direkt olarak etkiliyor. Ortada harikalar yaratan bir Arda varken Elano’nun gelişiyle birlikte gözle görülür bir düşüş başladı. Kanattan istediği gibi oyunu yönetemeyince Hasan Şaş vari topla fantezilere başladı. Oysa ortadayken o 360 derecelik açıyla tüm oyunu kontrol edebiliyordu. Şimdi kanatta topu aldıktan sonra önce rakibini bir yokluyor, ardından ortaya doğru sokulmaya çalışıyor. Tabi bu arada savunmadan yardım gelince Arda’nın pas açıları da kayboluyor. Arda’da driblingine devam etmek durumunda kalıyor. Derken hem pozisyon kayboluyor, hem savunma yerleşiyor. Bu manada Brezilya Milli takımında bile kanatta oynayan Elano için ortada ısrar etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Elano ortada daha verimli olsa Brezilya’da kanat oynamazdı. Tabi Brezilya’da orada Kaka var ama Türkiye şartlarında gösterdiği şu performansla Arda’nın da o bölgeyi Elano’dan alması lazım.

Etkisiz bir Elano’ya Rijkaard da 60 dakika dayanabildi. Elano’nun yerine Harry Kewell oyuna dahil oldu. Oyunun bu dakikaların Ankaragücü savunmanın arasına atılan toplarla önemli pozisyonlar buldu. Önce Metin’in aşırtması dışarı giderken ardından Semavi’nin vuruşu direkte patladı. Servet’in zor durumlara düştüğü ara paslarında Hakan Balta da bu açığı kapatamadı ki normaldir. Sezon başından beri 8 lig maçı geride kaldı ve Galatasaray’ın göbek oyuncuları sürekli değişti. Servet-Gökhan, Servet-Emre Aşık, Servet-Hakan Balta, Emre Güngör-Emre Aşık. 8 maçta 4 farklı ikilinin oynaması bir savunma için hiçte normal bir durum değil. Hele ki Hakan Balta’nın da sol bek olduğu düşünülürse…

Son 20 dakikaya girilirken Baros’un yerine Nonda‘yı da oyuna aldı Rijkaard. Ardından da Aydın-Topal değişikliğiyle en azından orta sahaya direnç katmayı düşündü. Baros’un kaldığı yerden Nonda kaçırmaya devam ederken o dakikaya kadar pusuda bekleyen Başkent ekibi Murat Duruer‘in golüyle avının üstüne çöktü. Ceyhun’un arapasıyla başlayan atakta günün iyi isimlerinden Uğur’un yediği çalım gol pozisyonunu doğurdu. Son 10 dakikaya girilirken Galatasaray 1-0 geriye düştü. Bu gole cevap niteliğinde Nonda ile beraberlik şansını yakalayan Galatasaray bir kez daha şansına küstü. Ceyhun’un yerine giren Emre Aygün önce Mehmet Topal’dan ardından Leo Franco’dan seken topların önünde kalmasıyla daha sahada terlemeden 2. golü attı. Neye uğradığını şaşıran ve omuzları düşen Galatasaray karşısında Ankaragücü santradan Hürriyet’le 3. golü de buldu. Galatasaray’ı kendi tarifesiyle vurdu, başkentte 3′ledi. Geçen hafta Eskişehir’in çizdiği fiyakayı bu hafta Ankaragücü hepten bozdu. Ortaya koydukları mücadele ve uyguladıkları taktik açısından Hikmen Karaman ve Ankaragücü’nü tebrik etmek lazım. İlk olmak her zaman önemlidir. Şimdi bütün rakipler eğer Rijkaard, en kısa sürede çözüm bulamazsa Galatasaray’ın bu maçtaki zaaflarına göre hazırlanacak.

Peki bu maçın kaybedilmesinin en önemli nedeni neydi? Bence herşeyden önce üstte bahsettiğim Elano ile Arda’nın uyumsuzluğu. Hücumcuların beceriksizliği ve konsantrasyon eksikliği. Sezonu erken açmaktan ötürü form düşüklüğü de olabilir ancak tüm oyuncuların bu kadar isteksiz olması bir konsantrasyon sorunudur. Belki de “Ben Oldum” düşüncesinden kaynaklanabilir. Ancak gördük ki Galatasaray henüz olmadı. Bunu anlamaları için de bu yenilgi bir ders olmalı. Eskişehir ve Sturm Graz maçlarında önemsenmeyen eksikler bu tokatla birlikte giderilmeli. Çünkü şu anda Galatasaray’ın öyle bir görüntüsü var ki 2-3 maç böyle kayıplar yaşarsa geri dönmekte zorlanabilir.

Organik Futbol Anasayfa »

Panathinaikos 1 – 3 Galatasaray

Yazar: Ali İhsan Karakaş 18 September 2009 | 1 Yorum

Galatasaray, Uefa Avrupa Ligi gruplarındaki ilk maçında en önemli rakibi Panathinaikos‘u deplasmanda 3-1 mağlup ederek müthiş bir başlangıç yaptı.

Galatasaray, Gökhan Zan’ın sakat olduğu, Servet’in de grip aşısı olduktan hemen sonra gelen hastalık haberiyle Yunanistan deplasmanına banko oynayan iki stoperinden yoksun gitti. Yerlerini ise 2xEmre doldurdu. Onun dışında Rijkaard, Milli takımdan yorgun dönen ve derbide de vasatı aşamayan Arda’yı kızağa çekerken Elano‘ya ilk 11′de şans verdi.

Kağıt üstünde Galatasaray’ın karşılacağı en ciddi rakip olarak görülen Panathinaikos maça tedirgin başladı. İlerde sürekli hareketli olan Kewell, Keita,Baros ve Elano ile etkili olmaya çalışan Galatasaray ise henüz maçın başında Baros‘un çok güzel hazırladığı pozisyonda savunmanın da yardımıyla Elano ile 1-0 öne geçti. Rakibin bu ikramıyla birlikte Galatasaray maça +1 averajla başlamış gibi oldu. Yunanlar erken yenen şokun etkisindeyken Galatasaray orta sahada istediği gibi at koşturdu. Keita ve Kewell‘ın zaman zaman parladığı anlarda Baros’un etkili koşularıyla 2. golü aradı. Nitekim çok yaklaştığı pozisyonda Baros ile bu fırsatı değerlendiremedi. İşin hücum yönü gibi savunmada da işler tıkırındayken Emre Güngör‘ün değişikliği geldi. O dakikaya kadar Aşık’la birlikte gayet uyumlu bir grafik çizen ve rakibe pozisyon vermeyen Emre Güngör yerini Uğur Uçar‘a bıraktı. Uğur’un girmesiyle birlikte Hakan Balta stopere geçerken Uğur Uçar, Rijkaard’ın daha öncede şans verdiği sol bekte görev yaptı.

Maçın ilk 15 dakikasında hayli sessiz ve Galatasaray hegomanyasında geçerken Gate 13 ile birlikte Pana da hafiften uyandı. Gate 13′ün o dakikaya kadar sessiz kalmasının özel bir anlamı varmıydı bilmiyorum. Ama onların devreye girmesiyle sahada dengeler eşitlendi. Leto‘nun tüm çabalarına rağmen Galatasaray’ın çok iyi uyguladığı ofsayt taktiği rakibe önemli bir şans vermedi. Devrenin kalan bölümü de orta alandaki karşılıklı top kayıpları ve dağınık bir oyunla geçti.

Maça golle başlayan Cimbom, ikinci yarıya da aynı hızla başladı. Çizgi halindeki savunmanın arkasına iyi sarkan Milan Baros, kaleciyi de çalımlayarak henüz 47. dakikada maça 2 farklı skoru getirdi. Bunun üzerine Ten Kate hemen değişikliğe gitti. Ama kadim dostu Rijkaard karşısında şansı tutmayacaktı. Sahne yine Elano‘nundu. 35 metreden vurduğu frikikte savunmaya çarpan top 3. kez Panathinaikos ağlarına gitti. Zaten bu golle de film koptu diyebiliriz. Galatasaray’ın biraz daha lakayıt oynadığı kalan sürede Pana‘nın beceriksizliği buldukları önemli fırsatları da heba etmelerine neden oldu. Maçı kendi sahasında kabul eden ve zamana oynamaya başlayan Galatasaray ise kötü göründüğü dakikalarda bile sürekli pozisyona girdi. Ama aynı sorun Galatasaray’da da vardı. Özellikle Baros’un kaçırdığı pozisyonlar farkı engelledi.

Pana’nın etkili atakları üzerine Elano-Arda, Keita-Barış değişikliklerine giden Rijkaard’ın bu hamlelerine rağmen Galatasaray maçı gol yemeden bitiremedi. Karagounis‘in dahiyane aşırtma pasında arkaya sarkan Salpingidis ofsaytla kesilen pozisyonlarının acısını çıkardı. Maçın kahramanlarından olan Leo ise bu kez çaresizdi. Golle birlikte Yunanlılar’ın içinde bir umut oluştuysa da parçalı giyenler buna izin vermedi.

Maçın genelinden özeline geçip oyunculara değinecek olursak Baros, Emre Aşık ve Leo bugünün kahramanlarıydı. Yan rollerde ise Sabri, Elano ve Mustafa Sarp vardı. Oyuna sonradan giren Uğur da günün iyilerindendi. Son 2-3 maçtır normalin altında kalan Hakan Balta ise bugün de biraz aksadı. Onun dışında Topal‘ın arka planda kalan iyi oyunu, Keita‘nın iyi başlayıp çabuk kaybolduğu ve Kewell‘ın bu takımda bir oyuncudan çok daha fazlası olduğu ama 90 dakikayı çıkarmakta hâla zorlandığı gerçekleri vardı. Bunlara parantez olarak Elano‘nun iki golde adı olmasına rağmen savunma da kaçak oynadığını ama topu ayağına aldığı zaman farklı bir kimliğe büründüğünü belirtmekte fayda var. Atağın yönünü değiştiren, çok uzun ve isabetli paslarıyla sistem içinde çok iyi işler yaptı. Bugünkü oyunu bana biraz Alex‘i andırdı. Sahadan çok tabelade görülen oyuncu…

Sonuç olarak Galatasaray, Rijkaard ile Avrupa’ya da iyi bir başlangıç yaptı. Hâla yenilgisiz olarak devam ediyor. Ve tabi bu galibiyetle grup liderliği için de çok büyük bir avantaj elde etti. Ayrıca deplasmanmış, Panathinaikos’muş dinlemeyerek yine 3 gol attı ve bu anlamda maç başı 3.5 gol istatistiğinin altına düşmedi. Hep böyle devam etmesi dileğiyle…

Gözüme Batanlar

  • Yeni uygulamayla birlikte gelen +2 hakem => İlk olması münasebetiyle epey yadırgadım. Kaleci aut kullanırken bir bakıyorsun yanından hakem çıkıyor. Pek bir gerekli gibi gelmedi bana ama bakalım ilerde ne olacak.
  • İkinci yarının ilk düdüğüyle birlikte maçın başlayamaması => Maç başlayamadı çünkü meydanda top yoktu. Hakem “action” diye öttürdü düdüğünü ama santrada top yoktu. Baros da hayali olarak başlar gibi yapıp, hem beni hem hakemi epey eğlendirdi.
  • Sabri Ugan => Evet, sadece Sabri Ugan. İki gündür şahit olduğumuz Emre Tilev gibi “Alman Ernst”“Mayrunyo” faciaları yaşatmadığı ve Ertem Şener gibi Sneider’in Prison Break tutkusunda bahsetmediği için. Bu tarz zırvalara o kadar alıştık ki artık normal anlatım batmaya başladı, yani gözüme…
Organik Futbol Anasayfa »

Tabata Beşiktaş’ta

Yazar: Ali İhsan Karakaş 28 August 2009 | Yorumsuz!

Mathias Delgado‘nun sözleşmesini askıya alarak yabancı kontenjanını boşaltan Beşiktaş, Mustafa Denizli’nin ısrarla istediği 10,5 numara transferini sonunda gerçekleştirdi. İsmail Köybaşı’na 6,5 milyon Euro ödeyen Beşiktaş, Tabata’yla da 8 milyon Euro gibi uçuk bir fiyata anlaşmış. Yönetim başarısı açısından değerlendirmek gerekirse Elano’nun 7 milyon Euro olduğunu ve ödemenin dört yıla yayılacağını hatırlatmakta fayda var galiba… Cristiano Ronaldo’yu gölgede bırakamasa da verdikleri ücret itibariyle Elano’yu gölgede bıraktı Beşiktaş yönetimi, helal olsun.

Organik Futbol Anasayfa »

Galatasaray 4 – 1 Kayserispor

Yazar: Ali İhsan Karakaş 24 August 2009 | Yorumsuz!

Rijkaard’ın rotasyonu Estonya’ya ertelediği maçta, Galatasaray yine alışılmış 11 ile başladı maça. Geçen sezonun en az gol yiyen ekibi olan Kayserispor’un bu maçta da defansif bir oyun oynayacağı görüşü hakimdi. Ama Tolunay Kafkas daha önce Galatasaray’a karşı katı savunma yapmayı tercih eden takımların akıbetinden ders almış olacak ki oyunu daha ileride oynatmayı seçti. Bu durum ilk dakikalarda Galatasaray’ı zorladı. Maça çok istekli başladılar ve ilk tehlike de Cangele‘yle Kayseri’den geldi. Galatasaray’ın ortasındaki Ayhan ve Sarp, dirençli Kayseri karşısında başlarda sıkıntı yaşadı.

Galatasaray için kilit niteliği taşıyan ilk gol ise yine bir duran toptan geldi. Sabri’nin ortasına Arda mükemmel bir vole vurdu. Topa kaleciden önce müdahele eden Baros da topu ağlara gönderdi. Ama gol faul kokuyordu. Nitekim Kayserili futbolcuların yoğun itirazı oldu. Tartışılabilecek bir pozisyon..

Golü bulduktan sonra daha rahat oynamasına rağmen Galatasaray pozisyona girmekte zorlandı. Aydın ve Baros’un son paslardaki isabetsizliği kadar savunmanın da hakkını vermek lazım. Özellikle Rijkaard‘ın verdiği fırsatları Netanya maçı haricinde gereği gibi kullanamadığına inandığım Aydın, ilerde çok top kaybı yaptı. Bunlar kontraatak olarak geri döndü. Aydın, Kewell kadroda olmadığı için bugün 90 dakika forma şansı buldu. Ama iyileştikten sonra Kewell’ın arkasında kalır gibi.

Mağlup duruma düşmesine rağmen etkili oyunun devam ettiren Kayserispor’da bir duran topla eşitliği sağladı. Servet’in kaçırdığı Makukula skoru dengeledi. Galatasaray’ın yediği nadir gollerin son örnekleri hep yan toptan. Servet gol pozisyonunda rakibini kaçırmasına rağmen Gökhan’la birlikte genel anlamda iyi bir oyun çıkardı. Özellikle Gökhan Zan’ın hakkını vermek lazım. Son maçlarda hatasıza yakın oynuyor. Savunmanın bugünkü başarılı bir diğer ismi de Sabri’ydi. Sabri nedense Kayseri maçlarında bir başka oynuyor. Hücum yönünden ziyade savunmada yaptığı hamleleri çok beğendim. Pozisyonunun hakkını verdi bugün. İleriye yaptığı desteklerle Keita‘ya da yardımcı oldu.

33′te Kayseri’ye beraberliği getiren Makukula, 2 dakika sonra yine kornerden bu sefer kendi kalesine bir gol atarak bu alanda bir rekor kırdı sanıyorum. 3 dakika içinde biri kendi kalesine, biri rakip kaleye gol atan daha kaç emsali vardır acaba? Golün öncesi yine şüpheli. Ama bu konuda tartışmaya yer yok. Baros‘dan çıkan topta Galatasaray’ın lehine korner kararı çıktı. Bu pozisyona da Kayserispor epey itiraz etti. Ama golü de kendileri attı. O manada çok ilginç bir gol oldu. Zaten Galatasaray bu sene öyle bir futbol oynuyor ki kendisi atamasa rakip atıyor golleri. Öyle ilginç maçlar seyrediyoruz.

İkinci yarıya Rijkaard, Elano ile başladı. Ben Aydın’ı beklerken Keita geldi kenara. İlk yarı Keita hiç fena değildi ama Rijkaard dinlendirmek istedi sanıyorum. Keita-Arda-Elano ve Baros’u aynı anda sahada göremedik henüz. Hakan Balta‘nın sakatlanması üzerine devrenin başında ikinci kez değişikliğe giden Rijkaard, kadroda Alpaslan ve Volkan olmadığı için Uğur’u oyuna almak zorunda kaldı. Transferde Sercan Yıldırım falan konuşuluyor ama Galatasaray’ın en önemli eksiği sol bek. Balta’nın bir yedeği yok. Söz konusu Caner transferi ne kadar çözüm olur bilemiyorum ama kiralık gelecek olması bu transferin gerçekleşme ihtimalini yükseltiyor. Bugün çok daha net görülen bu sorunun en kısa sürede halledileceğini düşünüyorum.

Sami Yen’e ikinci kere çıkan Elano, maçın 62. dakikasında öyle bir gol attı ki of of of… Elano değil “nE LAN O” dedirtecek bir goldü. Yaklaşık 30 metreden, seken topa gelişine sol ayağıyla müthiş vurdu. Golle birlikte taraftar da coştu. Elano siftahı yapmış oldu. Bunun iç saha maçında olması ise daha bir anlamlı oldu. Arda’yla birlikte ikinci yarı müthiş oynadılar. Solda Arda, ortada Elano. Birbirlerini çok iyi tamamlayarak harika paslaşmalar izlettiler. Elano sahanın tümüne hakim bir görüntüdeydi. En boştaki arkadaşını tek pasla bulması en büyük artısıydı. Talinn maçında kendisini daha fazla izleyeceğimizi düşünüyorum.

2 farklı üstünlüğü ele alan Galatasaray karşısında Kayseri’nin direnci de bir nebze düştü. Oyunu sertleştirmeye çalıştılar. Ama tüm bu çabalar ivme kazanmış bir Galatasaray’ı durduramadı. Aynı istekle hücuma devam eden Sarı Kırmızılılar Baros’la birçok pozisyonu değerlendiremedi. Ama maçın sonunda Arda’nın soldan hazırladığı pozisyonda Baros, farkı 3′e çıkarmayı başardı. Attığı 2 gole rağmen fazlasını da heba etti Çek yıldız. Herşeye rağmen bugün 2 gol atarak, önceki maçları boş geçmesine rağmen kendisini sürekli destekleyen Galatasaray taraftarını haksız çıkarmaması önemliydi. Onun dışında bu takımın en önemli ismi Arda yine muhteşemdi. Makukula’nın attığı korner golündeki asistini de sayarsak 4 golün 3′ünün asistini yaptı. Arda’nın bu seneki en önemli farkı, iyi oyununu istatistiklerle süslemesi. Kaptan, çok iyi yolda ilerliyor. Onun gibi bir oyuncuya sahip olmak gerçekten büyük övünç kaynağı. Adamsın Sipsi…

Galatasaray, Denizli’den sonra Kayseri’yi de aynı skorla yolcu etti Sami Yen‘den. Bol gollü galibiyetler ayrı, oynanan iyi oyun ayrı bir zevk. Kayseri, Antep’le birlikte bugüne kadarki en ciddi rakipti. Galatasaray bu iki takıma biri deplasmanda olmak üzere tam 7 gol attı. Ama herşeye rağmen ilk ölçüt Beşiktaş maçı olacak gibi. Hafta arası antrenman maçında da “yedeklerden” farklı bir skor bekliyorum. Bu takımda yedek ne oluyorsa artık…

Gözüme Takılanlar

  • Gol sevinci sırasında sevinç yumağının üstüne uçup gelen Sabri’yi, Baros’un üstünden fırlatması. Bir baktım Sabri havalara uçuyor. Milan’a transfer haberi geldi aklıma… :)
  • Melih Gümüşbıçak‘ın Elano golü sonrası “2 Hamidou olsa yine çıkaramazdı” demesi. Doğru söze ne denir?
  • Rıza Çalımbay, Ertuğrul Sağlam ve İbrahim Yazıcı’nın maça gelmesi. İbrahim Yazıcı=Sercan Yıldırım, Ertuğrul Sağlam=Nonda, Rıza Çalımbay=Volkan Yaman. Çok mu uçuk oldu ne…
Organik Futbol Anasayfa »

Galatasaray Tv’den Elano Klibi

Yazar: Ali İhsan Karakaş 1 August 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray Tv, yeni transfer Elano Blumer‘ın önceki performanslarından derlenen güzel bir klip hazırlamış.

Organik Futbol Anasayfa »

9 Numara Elano

Yazar: Ali İhsan Karakaş 1 August 2009 | Yorumsuz!

Yeni transfer Elano, ilk röportajını kulübün resmi televizyonu Galatasaray TV‘ye vermiş. Brezilyalı oyuncu’nun yeni forma numarası da bu yayında konuşulmuş. Daha önce Keita diye duyurup bizi de yanıltan resmi site, yine bir sürpriz yapmazsa Elano önümüzdeki sezon 9 numarayı giyecek. Yıldız oyuncu bu durumu şöyle anlatıyor: “Hakan Şükür’ü yakından tanıyorum. Takip ettiğim ve çok beğendiğim bir futbolcu. Hakan Şükür’den sonra 9 numaralı formanın kimse tarafından giyilmediğini biliyorum. Kulübümün bana vereceği fırsatla, bu formayla çok başarılı olacağımı düşünüyorum. Hakan Şükür’ün bu formayla neler yaptığını, geçmişinin ne olduğunu çok iyi biliyorum. O formayı giyip aynı başarılara sahip olmak istiyorum.”

Röportajın tamamına Galatasaray.org‘dan ulaşabilirsiniz…

Önceki Yazılar  

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Anadolu Efes - Senden Daha Güzel

Medya'dan Haberler

Demirören'i İstifaya Çağıracağım

Aydınlar'ın istifasını değerlendiren

Adnan Öztürk, Yıldırım Demirören

için "Gerekirse hiç birimiz Avrupa'ya

gitmeyelim diyorsa, bence güven

tazelemelidir. Kulüpler Birliği'nde seçim

için resmi talebimi söyleyeceğim" dedi.

All-Star 5'leri Açıklandı

26 Şubat'ta Orlando'da düzenlenecek

NBA All-Star maçına ilk 5 çıkacak

oyuncular açıklandı. Batı karması

Kobe-Durant-Paul-Griffin-Bynum,

Doğu karması ise Howard- LeBron-

Wade-Rose-Carmelo ile başlayacak.

Hilbert Şoku

Mersin İdmanyurdu karşısında

sakatlanan Beşiktaşlı oyuncu

Roberto Hilbert'in yaklaşık 2 ay

takımdan ayrı kalacağı açıklandı.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.