Geçen sene bugün, yani 11 Mart 2009. Sporting, Shakhtar ve Basel’le birlikte yer aldığı C grubunu lider bitiren Barcelona, Şampiyonlar Ligi 2. turunda; Bayern, Steaua ve Fiorentina’lı F gurubunu 2. bitiren Olympic Lyon ile eşleşiyordu. 24 Şubat’ta Fransa’da oynanan maçta Lyon, Juninho’nun frikik golüyle 1-0 öne geçmesine rağmen Barcelona, 67′de Henry’nin kafa golüyle beraberliği buluyor ve rövanş için avantaj elde ediyordu.
İspanya’daki rövanş maçında ise tam bir gol yağmuru yaşanıyordu. 5′i ilk yarıda olmak üzere toplam 7 gol izlediğimiz maçta Barcelona, Lyon’u farklı bir skorla geçerek çeyrek finale yükseliyordu. 5-2 biten maçta Messi, Etoo, Keita ve Henry’nin 2 golüne Lyon, sadece Juninho ve Makoun‘un golleriyle cevap verebiliyordu. Ancak bu 7 golün içinde öyle bir gol vardı ki Star Tv‘de maçı anlatan spiker Ertem Şener‘i kendinden geçiriyordu. İşte unutulmaz bir anlatımla, Messi’nin Barcelona’yı 3-0 öne geçirdiği o gol;
Old Trafford’da 23 maçtır yenilmeyen bir Manchester United,
Avrupa’da devam etmek için kazanmaktan başka çaresi olmayan bir Beşiktaş, Ercan Taner‘den kalma bir ifadeyle 11 Altın Adam,
Ve bir Ertem Şener övgüsüyle “her yerinden öpülesi” Rüştü…
Helal olsun Beşiktaş, yüreğinize sağlık çocuklar…
Artık tarih, Mustafa Denizli‘yi sadece 6 maçta sıfır çeken bir hoca olarak değil Manchester deplasmanında tarih yazan bir hoca olarak da yazacak.
Galatasaray, playoff ilk maçında Levadia Tallinn’i 5-0 yenerek gruplara kalmayı garantiledi. Haftaya güzel bir Estonya tatili bekliyor oyuncuları.
Ligdeki rotasyon arasının ardından bugün yine alışılmış kadro ile çıktı sahaya Galatasaray. Sabri, Gökhan, Servet, Hakan Balta defans bloğunun önünde Mustafa ve Ayhan, ilerde de Arda, Aydın, Keita ve Baros dizilişi vardı. Kalite olarak rakibin çok üstünde bulunan Galatasaray, maça etkili başladı. Levadia takımı ise katı bir savunma uygulamayı tercih etti. Kilidi açmak için kanatları kullanan Galatasaray, Keita ile sağdan etkili ataklar geliştirdi. İlk yarının en çalışkan ve en arzulu oyuncusuydu Keita. Arda’nın girdiği gol pozisyonunu da çok iyi takip eden Popito, Galatasaray’ı 1-0 öne geçirdi. Yalnız bu gole rağmen Estonya ekibi gayretli savunmasından taviz vermedi. Rakip sahaya bile lütfenle geçtiler. Leo Franco‘nun piknik yaptığı bir maç oldu.
Devrenin yıldızı Keita, soyunma odasına gitmeden duran topun başına geçti. Ayhan dokundu, Sabri durdurdu. Duran top geleneği bozulmamış oldu. Keita’nın müthiş şutu Sami Yen’i coşturdu. Taraftarla arasında da müthiş bir bağ oluştu. Sempatik tavırları ve başarılı performansını devam ettirdiği takdirde Keita, Türkiye’de ikinci bir Nouma olabilir. Onun dışında ilk yarıda Arda’nın pozitif oyunu ve Aydın-Sabri ikilisinin vasat futbolu aklımda kalanlar. Rakibin çağ dışı oyunundan ötürü Galatasaray’da ilk yarı çok keyif vermedi. Böyle takımları bireysel yeteneklerle aşmak gerek klişesini de Keita yerine getirdi, ilk devre.
İkinci yarıya aynı kadroyla başlayan Galatasaray, 55. dakikada Baros’un yerde kaldığı pozisyonda ucuz bir penaltı kazandı. Günün şansız ismi Baros, penaltıdan bu sıkıntısına son verdi. Fark 3 oldu. Ertem Şener’in deyimiyle “Milan Baros, bu da çok hoş.” 3-0′dan sonra rakip, oyun disiplininden kopmaya başladı. Bunun üzerine Rijkaard’ın yaptığı Aydın-Kewell, Baros-Elano ve Sarp-Topal değşikliği farkın introsu oldu. Hakan Balta’nın güzel pasında, Kewell’ın sol çaprazdan tam köşeye yaptığı müthiş vuruş 4. golü getirdi. Kewell gibi bir oyuncuya sahip olmak inanılmaz bir şans. Onun kalitesi, yeteneği bambaşka. Elimde olsa Kewell’a süresiz mukavele imzalatırım, o derece.
Gelen goller ve ikinci yarıdaki oyun seyirciyi mest etmiş ve 5. golü isterken Arda’nın ortasında Leitan, Keita’dan önce davranarak kendi kalecisini mağlup etti. Skoru yuvarladı, 5 oldu. Böylece Arda’nın müthiş ortası da boşa gitmemiş oldu. Buna asist yazarlar mı bilmem ama Arda her zamanki gibi alkışı hak eden bir oyun çıkardı. Ortada başladı. Elano girdikten sonra sağa kaydı. Ama her iki bölgede de etkili oynadı. Günün taze çiçeği Elano ise siftahı yaptı. Maç koptuktan sonra girdiği ve kısa süre oynadığı için birşey söylemek yersiz olur. Oynadıkça görecez kendisini.
Sonuç olarak Galatasaray, alt sınıf takımlara karşı şovunu sürdürüyor. Hiç bulunmaması gereken turlarda mücadele ederek, acısını rakipten çıkarıyor. Neyse ki son bir maç kaldı. Bundan sonrası gruplar. Beşiktaş‘ın yanına bugünkü sonuçlarla Fenerbahçe ve Galatasaray‘ı da ekliyoruz Avrupa seyahatine. Maalesef Trabzon‘un işi mucizelere kaldı. Sivas ise biçare.
Gözüme Takılanlar
Keita’nın her golden sonra armayı öpmesi ve bir şekilde gol sevincine dahil etmesi. Tribünleri nasıl etkileyeceğini iyi biliyor Popito.
Haldun Üstünel‘in maçta olması. İspanya’da olduğuna dair haberler vardı ama tribünde görünce şaşırdım.
Ertem Şener repkileri. “İşte kader, işte kısmet, işte Keita” , “Harry Kewell, Galatasaray şimdi cıvıl cıvıl” gibi sözleri önceden hazırladığına dair hiçbir şüphem kalmadı artık. Amacı dikkat çekmek olduğu için dikkatimi çektiğini belirtiyim.