Kubilay Türkyılmaz Türkiye’nin İsviçre ile temasındaki ilk aktörlerden biriydi…
İsviçre’de hatırı sayılır bir şekilde saygı gören futbolcu aynı saygının daha fazlasını Türkiye’de görmüştü. İsviçre ile oynanacak milli maçlar öncesinde kameralara bakıp ’sakatım’ demesi Euro 2008′de Türkiye’ye gol atıp sevinmeyen Hakan Yakın’ın davranışı ile aynı yöne çıkıyordu…
1990′lı yıllar Kubilay’ın kariyerinin en parlak günleri diyebiliriz. Galatasaray‘da oynuyordu ve o yıllar futbolseverlerin aç olduğu yıldız oyuncu profilini yeterince karşılıyordu.
Galatasaray‘la anlaştıktan sonra oynadığı tüm maçların içinde kesinlikle akıllarda en çok yer eden 3-3′lük Man Utd maçıydı… O maçta Kubilay’ın harika performansı Ümit Aktan’ın azğından ” Elleri titrıyor, golün dakikasını bile yazamıyorum” cümlesinin çıkmasına neen olmuştu.
Galatasaray’da daha ilk sezonunda taraftarın sevdiği bir isim haline gelmişti ve şampiyonluk yaşamıştı. Onun sevilmesinin en büyük etkenlerinden biri iyi oyununun ve hırslı yapısının yanında çok güleryüzlü ve sempatik oluşuydu… Galatasaray’lı efsanelerin anlatıkklarına baktığımızda da ne kadar pozitif olduğunu anlıyoruz. Arif Erdem onun için bir mağlubiyetten sonra takımın moralini yüksek tutmak için şarkı söylediğini bile beyan etmişti…
Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra sırasıyla Grasshoppers, Locarno, Luzern, Brescia ve Lugano‘da oynayan Kubilay İlerleyen yaşına rağmen 96-97 ve 98′de İsviçre’de yılın futbolcusu seçilmeyi başarmıştı.
İsviçre halkı üzerinde hiçbir zaman popülaritesini kaybetmeyen Kubilay Türkyılmaz Federasyon bünyesinde halen çocukların futbol eğitimi için çalışmalar yapıyor…
Unutmadan, Kubilay Türkyılmaz’ın İngiltere filelerine gol atan ilk Türk olduğunu söylemek gerek, fakat üstündeki İsviçre bayraklı forma ile…
Daha önce, yine Yasin Dallı’nın radyo anlatımıyla çeyrek finalin kapısını araladığımız unutulmaz Çek Cumhuriyeti maçını eklemiştik. Şimdi oradan devam edecek olursak yeni adresimiz Viyana, yeni rakibimiz ise Polonya, Avusturya ve Almanya’nın bulunduğu B grubunu 3′te 3 yaparak lider bitiren Hırvatistan‘dı. İki takımında temkinli ve mücadeleci bir oyun anlayışını benimsediği maçın 90 dakikası sona erdiğinde skorboard hâla 0-0′ı gösteriyordu. Bu golsüz eşitlik ilk uzatma devresi sonunda da bozulmadı. Aslında 2. uzatma devresinde de bu denge pek bozulacak gibi görünmüyordu. Ta ki 119. dakikaya kadar. Hızlı gelişen Hırvatistan atağında Rüştü, Nodric’i karşılamak için kalesini terkedince ceza sahası içinde Klasnic bomboş kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi ve bitime 1 dakika kala Hırvatistan’ı öne geçirdi.
İsviçre ve Çek Cumhuriyet’i karşılaşmalarında son dakikalarda maçı çeviren Milli Takım acaba bu defa bir son dakika golüyle mi yıkılacaktı? Hayır, hayır… En azından bu turda olmayacaktı öyle bir şey. Çünkü Yasin Dallı‘nın ifadesiyle, biz çılgın Türkler zoru seviyorduk. İşte o müthiş maçın 119. dakikasından sonrası ve Radyospor frekanslarında yankılanan unutulmaz anlatımı;
Unutulmaz Anlatımlar Serisi‘nin diğer yazıları için tıklayınız…
Tarih: 15 Haziran 2008 Yer: Stade de Genève / Cenevre
Avrupa Futbol Şampiyonası’na ilk kez 1996′da katılan A Milli Takımımız, Euro 2000′de çeyrek final oynayıp Portekiz’e elenmişti. 2004 yılında Portekiz’de düzenlenen organizasyona katılamayan Türkiye, Euro 2008 vizesi alarak tarihinde 3. kez bir Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde ediyordu. Millilerimiz, turnuvanın favorilerinden Portekiz, ev sahiplerinden İsviçre ve Euro 2004′ün yarı finalisti Çek Cumhuriyeti‘nin bulunduğu zorlu A grubunda yer alıyordu. İlk maçta Portekiz’e karşı bozguna uğradığımız turnuvada, 2. maçta ev sahibi İsviçre’ye karşı Arda’nın son dakika golüyle 2-1 galip geliyor ve aldığımız 3 puanla ümitlerimiz son maça taşıyorduk.
Çok kritik Çek Cumhuriyeti maçı öncesi herkes televizyonların başına geçerken, aynı imkana sahip olamayanların adresi ise radyolardı. 74. dakikasında 2-0 geride olduğumuz o maçı radyodan seslendiren isimlerden biri de Radyospor spikeriYasin Dallı‘ydı.