Organik Futbol Anasayfa »

Sadece Tesadüf Mü, Acaba?

Yazar: Ali İhsan Karakaş 26 Ağustos 2009 | Yorumsuz!

Frank Rijkaard Galatasaray’da – 5 Haziran 2009

27 gün sonra…
Abdul Kader Keita Galatasaray’da – 2 Temmuz 2009

27 gün sonra…
Elano Blumer Galatasaray’da – 30 Temmuz 2009 Gece 3 civarı

Vee 27 gün sonra…
26 Ağustos 2009 yani bugün, Acaba ???

Organik Futbol Anasayfa »

Galatasaray 4-1 Denizlispor

Yazar: Ali İhsan Karakaş 16 Ağustos 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray, yine kendi sahasındaki ilk lig maçında, yine Denizlispor’la karşılaştı. Sonuç geçen senenin aynısı: 4-1. Galatasaray adına ilk golü yine Kewell’ın atması da bir başka tesadüf…

Herkesin fark beklediği bir maçta Rijkaard, haftaiçindeki Milli maçlar ve perşembe günkü Avrupa maçını düşünerek kadroda revizyona gitti. Savunmayı baştan aşağı yenileyen Rijkaard, Ayhan ve Aydın’ı da bu kervana dahil etti. Uğur-Emre’ler ve Volkan Yaman’lı defansın önünde Sarp ve Barış yer aldı bugün. Aydın’ın yerine de Kewell’ı eklersek ileri hatta bir değişiklik yoktu. Haftaiçi maç oynamış Arda ve Baros ilk 11′de yer alırken, 90 dakika da sahada kaldı.

Sahaya çıkan kadro Volkan’ın dışında gayet iyi bir kadroydu ki zaten Galatasaray maça da beklenildiği gibi arzulu başladı. İstanbul’a beraberlik için geldiği izlenimi veren Denizlispor ise geçen haftakinin aksine son derece kapalı bir oyunu tercih etti. Hatta ilk dakikalardan itibaren oyunu yavaşlatmaya yönelik hareketlerle ne çalarsak kârdır hesabı yapıyorlardı. Tribünler özellikle kaleci Özden’in kulağını epey bir çınlattı.

Denizli’nin golüne kadar olan süreçte Galatasaray’ın etkili oyunu golün habercisiydi. Yalnız golü atan Galatasaray olmadı. Hücum organizasyonlarında sürekli kanatları deneyen Galatasaray, o dakikaya kadar çok iyi bir oyun çıkaran Barış’ın orta sahada gereksiz uğraşlara girerek kaybettiği bir topun devamında kalesinde golü gördü. Barış maçın maçında hücumda önemli pozisyonlar da buldu. Mücadelesi ve hem geriye hem ileriye desteğiyle müthiş bir dinamo.İnanılmaz bir ciğeri var. Ama az biraz teknik olmayınca fazla işe yaramıyor diğer tüm artılar. Kaptırılan o top Galatasaray’ın bugünkü yumuşak karnı olan sol beke gitti. Volkan’ın seyrettiği orta da Angelov‘un kafa vuruşu Denizlispor’u öne geçirdi. Volkan’ın hatası kadar ortadaki Emre’ler de o topa vurdurarak hatalar silsilesine ortak oldular. Ama onlarınki Volkan’la kıyaslanacak düzeyde değil benim nazarımda. Umarım Rijkaard’ın onu bugün 11′de sahaya sürmesi takımdan göndermeden önce son birkez izlemek içindir. Çünkü Alpaslan şüphesiz çok daha iyi Yaman’dan. Hem yaşı itibariyle hem hazırlık maçlarındaki performansıyla Hakan’ın arkasındaki isim Alpaslan olmalı. Bu düşüncemde Galatasaraylıların genelinde olduğu gibi bende de olan Alpaslan’a karşı sebepsiz sempatim de etkili galiba. Bu ikili için en iyi kararı verecek muhakkak takımı çok daha iyi gözlemleyen Rijkaard. Umudum Alpaslan’ın kalması yönünde.

Hesaplarda olmayan golle birlikte yaşanılan şok hemen atlatıldı. Keita’nın ortasında topa elle müdaheleyi fark eden yardımcı hakem, Deniz Çoban’a penaltıyı çaldırttı. Attığı iki gole rağmen henüz formsuz olduğu izlenimi veren Kewell devre bitmeden skoru dengeledi. Kewell ve Baros bugün tahminimin altında kaldılar. Kewell’ın aldığı sorumluluk ve takımdaki yeri bambaşka ama tam anlamıyla hazır değil. Baros da aynı şekilde. Çek Cumhuriyeti maçında golünü atan yıldız oyuncu bugün yakaladığı fırsatları değerlendiremedi.

İkinci yarının başında gelen Volkan ve Hakan değişikliğiyle Galatasaray daha rahat oynamaya başladı. Tekrar maçın başındaki baskıyı kurdu. Ve yine bir duran toptan golü buldu. Ben yazmaktan bıktım, onlar atmaktan bıkmadı. Yine bir duran top golü seyrettik. Bu manzaralara alışsak iyi olur. Kewell’ın ortasında Arda-Baros karışımı bir gol oldu. Lig Tv golü Arda’ya yazdı. Kaptan bu maçı da boş geçmemiş oldu. Arda da biraz yorgunluk gözlemledim bu akşam. Ama kesit kesit yine yaptı şovunu. Ardında Keita da katıldı bu şova. Rakibin solunu duman etmiş gidiyorken penaltıyla durdurabildiler anca. Geçen hafta Keita ile ilgili değinmiştim bu duruma. Bugünkü 4 golün üçünün asistini yaptı diyebiliriz. Penaltı pozisyonları ve dördüncü gol Keita üretimi. Taraftarı coşturan hareketleri ve sempatisi de bonusu. Arda bıraksa sebebiyet verdirdiği penaltıyı da kullanacaktı ama kaptan otoriter davrandı. Oz Büyücüsü ikinci kere fileleri havalandırdı.

Oyun üstündeki tüm planları bozulan ve yanlış değişiklikler yapan Denizlispor, bu sefer fark yememek için oynadı. Ancak Ayhan-Barış değişikliğiyle Galatasaray daha diri bir şekilde saldırmaya devam etti. Gecenin yıldızı Popito bu kez Baros’u asistlemek istedi. Burak izin vermedi, kendi attı, 4 oldu. Bu pozisyonda Keita’nın düşüncesini takdir etsem de oyun anlamında Keita’nın tek eleştirilecek yönü topla fazla oynaması. Bazı pozisyonlarda bencillikle suçlanabilecek derece de topu ayağında tutuyor. Taraftarın bu hareketlere tav olması ayrı mevzu ancak Galatasaray’a daha hızlı ve tek pas oynayan bir orta saha lazım. Önü boş olduğu zaman Keita mükemmel. Yalnız kapalı takımlara karşı ilerde yapılacak top kaybı Galatasaray’ın ağır savunması da göze alınınca büyük tehlike yaratır. Bu belki Denizli’ye karşı olmaz ama ligde de sadece bu tip takımlar yok. Bu konuda Barış ve Keita’ya ciddi uyarılar lazım. En güzel örnek Hakan Balta. Her teknik adamın isteyeceği bir sol bek. Basit ve çabuk oynuyor. Bugünkü ufak çaplı sıkıntının nedeni de ilk yarı onun eksikliğiydi. Belki maç içinde fazla göze batmaz. Ama böyle oyuncuların değerini eksikliğinde anlarsınız. Bu maç Hakan Balta’nın değerini gösterdi.

Son söz olarak Emre’ler ve Uğur. Yenilen golün dışında Emre’ler çok iyi bir oyun çıkardı. Emre Güngör özlediğimiz o isabetli uzun paslarını izletti bir kez daha. Aşık’la uyumu da çok iyiydi. Sağlam Emre, Zan’a forma bırakmaz. Aynı şey Uğur içinde geçerli. Küçük Kaptan 3 numarasıyla gün geçtikçe güven veriyor. Röpartajında iki haftaya kadar %100 döneceğim demişti. O yolda büyük adımlarla ilerliyor. Sabri’den çok üstün. Paf takımda stoper oynadığı için kademe anlayışı da mükemmel. Her zaman Galatasaray’ın sağından yüklenen rakipler, bu sefer sol kanadı tercih etti. Bunda Volkan Yaman‘ın zayıf kalması kadar Uğur’un da sağlam duruşu etkiliydi.

Galatasaray yoluna tam gaz devam ediyor. Bol gollü galibiyetler serisine Talinn maçıyla devam etmek ümidiyle…

Gözüme Takılanlar

  • Arda’nın gol sevinci. Geçen hafta aynı sevinci Antep’e attığı golden sonra da görmüştük. Yeni bir imza mı acaba ?
  • “Sanmasınlar Seni Yalnız, Biz BuralARDAyız” pankartı. Ahmet Çakar’ın geçen haftaki reyting oyunlarından nasibini alan Arda’ya taraftarın desteği takdire şayan.
  • Parçalı formanın altında beya yerine kırmızı şort ve çorap kullanılması. Forma tanıtımında beyaz versiyonu vardı ama bugün Galatasaray, Federasyon’un açıkladığı kategoride de yer alan 2. İç Saha formasını kullandı.
  • 3 gol sonrası Sami Yen’i inleten “Nevizade Geceleri” tezahüratı. Artık klasik olmaya başladı. Skoru rahatlatan golle birlikte tribünler de bu tezahüratla coşuyor. Meraklıları buradan…
  • Geçen sene Kocaelispor’la Ali Sami Yen’de Galatasaray’ı beşleyerek Skibbe’yi yolcu eden Erhan Altın, bugün Denizli’nin başında dört yedi.
Organik Futbol Anasayfa »

Gaziantepspor 2 – 3 Galatasaray

Yazar: Ali İhsan Karakaş 10 Ağustos 2009 | Yorumsuz!

Her maç bir öncekinden çok daha iyiye giden Galatasaray bu akşamda zorlu Antep deplasmanından galibiyetle ayrıldı. Aydın dışında beklenen bir 11 ile başladı maça, Rijkaard. Netanya maçındaki performasından sonra Aydın’ın formayı almasını da normal karşılayabiliriz. Ancak ne yazık ki Aydın, üst üste iki maç kendisinden beklenen oyunu sergileyemiyor. Perşembeyle bugünkü Aydın arasında çok ciddi fark var. Bu durumu hava şartlarına vererek istisna kabul etmek istiyorum. Çünkü Rijkaard’ın gözünde Aydın’ın önemli bir yere sahip olduğunu ve daha çok şans bulacağını tahmin ediyorum.

Sabri,Zan,Servet,Balta savunmasının önünde Ayhan ve Sarp ,ileri dörtlünün sağında Keita, solunda Aydın, ortada Arda ve en ilerde Baros dizilişi vardı kağıt üstünde. Sistemin de gayet iyi işlediğini gördük bugün. Özellikle hücumda işler tıkırındaydı. Keita bu sene tüm rakiplerin solunu dağıtır diyebilirim. Hızlı, atik ve yetenekli. Ayrıca geriye de koşuyor. Çok kısa sürede düşünüp, çok hızlı hareket ediyor. Rakip ne olduğunu anlayamadan Keita bir adım önde oluyor. Tabi bu durum karşısında tek çare faul oluyor ki bugün Keita çok fazla yerde kaldı. Henüz tam hazır değil. 3-4 haftaya kadar rakiplerin faul yapmak için dahi yakalayamayacakları bir hal alır bu Keita. Ancak sağlıklı bir Keita. Bugün yüreğimizi ağzımıza getirdi. Dili boğazına kaçmış ve nefes alamamış. Allah korudu.

Galatasaray ilk golü henüz maçın başlarında buldu. Organize ve bilinçli olarak oynanan müthiş bir hazırlık aşaması vardı golün. Baros‘un kanada doğru boşa kaçışı, Ayhan’ın tam yerine attığı derinlemesine pas, Baros’un boşalttığı bölgeye Arda’nın koşusu, Baros’un içeriye topu kesişi ve Arda’nın gelişine yaptığı 10 numara vuruş. Sonuç gol. Hem de Rijkaard’ı çocuklar gibi sevindirecek derecede güzel hazırlanmış bir gol. Maça dağınık başlayan Antep’in moralini bozacak bir gol. Ama sanıyorum ikinci gol Gaziantep için daha kötü bir etki yaptı. Çünkü tam oyunda hakim olmaya başlamışlardı. Yine Arda, yine duran top. Daha önce de belirtmiştim bu sene böyle golleri epey göreceğimizi. Ancak işe bakın ki Galatasaray’ın şu güne kadar boşu yok. Her maç en az bir duran top golü atmış. Dolayısıyla Arda’nın istatistik kağıdında asist bölümü 1+ ile başlıyor. Yine çalışılmış bir uygulama. Defansın uzunları Servet ve Zan‘ın rakibi de peşlerine takarak penaltı noktasından ön direğe doğru koşusu, yay üzerinden gelen Sarp‘ın bomboş dokunuşu ve tabelanın değişimi.

Ayhan’ın ilk gol dışında pek görünmediği bu maçta Mustafa Sarp çok iyi bir performans sergiledi. Attığı gol ise iyi oyununun tuzu biberi oldu. Orta alanda tek başına rakiple mücadele etti. Ayhan’dan pek fazla yardım alamadı bugün. Ama Ayhan‘a kızamıyorum. Basında çıkan tırnağının battığı ve bu yüzden iki numara büyük ayakkabı kullanarak fedakarca oynadığı haberlerinin doğruluk ihtiimaline inanıyorum. Bu şartlar altında Ayhan’ı eleştirmek istemiyorum.

Galatasaray’ın orta alandaki bu eksiklerini değerlendiren Gaziantepspor, cezasahası önüne kadar sokulmaya başladı. Ama daha ileriye topu geçiremediler. Bunun üzerine uzaktan şut çekmeye başladılar ki Galatasaray savunması bu şutlara müdahalede çok geç kalıyordu. Nitekim Julio uzaktan müthiş bir şutla Antep’i umutlandıran golü attı. Bu golde kimse LeoN da hata aramasın, çünkü top çok iyi yere gitti. Kalecinin yapacağı hiç birşey yoktu. Ama savunmanın vardı. Gökhan Zan o topa vurdurmamalıydı. Penaltı pozisyonunda da en az Sabri kadar hatalıydı bugün, Camdan pardon Candan Adam. Servet ve Zan’dan oluşan savunma göbeği büyük tehlike. Servet’in maşallahlık oyununun yanında Gökhan, çok gerilerde kaldı. Bana göre Güngör ve Aşık Emre’den birinin de gerisinde, kulübede kalmalı.

İlk yarıyı skor avantajıyla kapatan Galatasaray’da önce Kewell-Keita, sonraları da Baros-Nonda değişikliği yapıldı. Baros da tıpkı Ayhan gibi ilk golün dışında pek etkili olamadı. Mücadelesi ve çabası yine vardı ama ayağına gelen topları öldürdü. Nonda ise perşembenin gazıyla kaldığı yerden devam etti. Bugünkü gölgelerini izleseniz, Baros’u Nonda, Nonda’yı Baros sanırdınız. Arda’nın asistinde çok düzgün bir vuruşla Galatasaray’ı rahatladan golü de attı Anakonda. Bu performansıyla aynı zamanda takımda kalmayı da garantiledi gibi. Onun dışında maçın adamı var bir de. 10 numara bir oyun, duran top yeteneği, 1 gol, 2 asist… Gördüğü sarı kartta nazar boncuğu. Arda’nın bu performansı Elano‘yu sol kanat yapabilir, benden söylemesi. 10′u izlemek büyük keyif. Adamsın Sipsi :)

Sonuçta Antep zor deplasmandı. Oynanan oyunda çok üst düzey değildi. Ama alınan bir 3 puan ve beraberinde getirdiği bir güven var ki ilk haftadan Rijkaard‘a sallamayı planlayanları bozguna uğrattı. Her maçı sabırsızlıkla beklenen bir Galatasaray yolda, yakında geliyor.İzlemeye devam edin…

Gözüme Takılanlar

  • Sabri’nin maçtan sonra “Ben o pozisyonda penaltı olduğunu düşünmüyorum” açıklaması. Görünen o ki Rijkaard için sıkça kullanılacağı öngörülen Sabır kelimesinin daha başka bir talibi var. Son harfleri yer değiştirirseniz cevap çok yakın…
  • Soyunma odasında Neeskens ve Rijkaard‘ın oyuncuları teker teker kutlayarak karşılaması. Güven aşılamak dedikleri bu olsa gerek.
  • Arda’nın gördüğü gereksiz sarı kart. Ülkemizde alışılmış bir durum, hakem-futbolcu inatlaşması. Birbirlerini anlamaya çalışmadıkları sürece çözülmesi de imkansız.
Organik Futbol Anasayfa »

Galatasaray: 2 – 0 :FC Tobol

Yazar: Ali İhsan Karakaş 23 Temmuz 2009 | Yorumsuz!


Galatasaray, Kazak ekibi Tobol’u bir nebze zorlansa da Rijkaard’ın dediği tur için fedakarlık gereğini yerine getirerek 2-0′lık galibiyetle tur atlamayı başardı. Maça Orkun, Sabri, Servet, Gökhan, Hakan, Mustafa, Ayhan, Serdar, Arda, Yaser ve Baros 11 ile çıkan Galatasaray ilk yarı bir hayli zorlandı. Galatasaray 64′te Mustafa Sarp, 90+2′de de Servet‘in golleriyle maçı 2-0 kazandı. Temsilcimiz üçüncü ön eleme turunda İsrail’in Maccabi Netanya takımıyla karşılacak.

Maça hızlı ve iyi başlayan Galatasaray, ilk 20 dakikadan sonra oyundaki üstünlüğünü kaybetmeye başladı. Bu dakikalarda Kazak ekibinin daha ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Galatasaray’ı iyi etüt etmişler. Özellikle Sabri‘nin bulunduğu sağ kanadı darmadağın ettiler. Bu takımda belki de son kozlarını oynayan Sabri için çok büyük endişelerim var. Ne kadar ilk golün asistini yapmış dahi olsa genel performansı itibariyle Rijkaard’ın Sabri’yle devam edeceğini düşünmüyorum. Onun dışında ilk yarının sonlarına doğru Arda’nın bir futbol resitali vardı ki Sami Yen’de gerçekten görülmeye değer. Önce savunmayı dağıttı. Ardından uzaktan kaleye müthiş bir şut çıkardı. Tobol savunması neye uğradı şaşırdı. Ama kalecileri çok çok iyi bir günündeydi. Galatasaray’ın önüne bir panter gibi dikildi. İlk yarıda Galatasaray biraz dağınık göründü. Sabri ve Yaser takımın en zayıf halkalarıydı. Yaser’in gayreti iyi,güzel,hoş ama hâla üzerinde bir amatörlük var. Lakin Rijkaard’da ikinci yarıya Yaser yerine Kewell‘a başladı. İkinci yarı daha bir iyi Galatasaray vardı sahada. Ancak bir türlü gelmeyen gol taraftarların kafasındaki “acaba”lara neden oluyordu. Neyseki bir duran top imdada yetişti. Galatasaray ve duran top. Hem de Sabri‘nin açtığı bir orta. Allah’ın hikmeti bu ya, o top gitti Mustafa Sarp’ı buldu ve gol oldu. Galatasaray pek de alışık olmadığı bir şekilde golü buldu. Ancak bu tarz küçük takımlara karşı bu gibi organizasyonlarla farkınızı göstermeniz lazım. Tıpkı bir dönemler biz iyi oynadık, adamlar kazandı muhabbeti yaptığımız yabancı takımların bize yaptıkları gibi.

Eğer gol gelmeseydi Tobol’un direnci daha da artacaktı. Galatasaray’a denk görmesem de Tobol takımı da boş bir takım değil. Futbolun ana düsturlarını bilerek oynuyorlar. Kalecilerinin de bugünkü olağanüstü performansı umutlarını güçlü tutmalarını sağladı. Ama golden sonra daha aklı başında bir Galatasaray geldi. Daha önce bahsettiğim o pas trafiği kısa sürede epey gelişme katetmiş. Takım, oyunun yönünü çevirmeyi öğrenmiş. Tabi as oyuncularının buradaki konumu önemli. Galatasaray başlarda biraz sıkıntı çekse de genel itibariyle şu ana kadarki benim gözümde en iyi oyununu çıkardı. İlerisi adına ümitli olmamak için tek engel, savunma. Transfer artık kaçınılmaz gözüküyor. Yoksa sağ kanat Galatasaray’ın başına çok dert açar.

Tüm bunların dışında bugün değinilmesi gereken iki ayrı isim var. Serdar Eylik ve Tobias. Tobias… Şu 2 sene önce alınan İsveç’li. Uzun süredir görmediğiniz için yadırgamanız normal. Ama öncelikle Serdar’a değinmek istiyorum. Genç oyuncu zaman zaman aksasa da bugünün iyi isimlerindendi. Yetenekleri belli. İlerde olası bir Arda transferinde takımdaki yeri hazır diyebiliriz. Tabi bu gelişmesini devam ettirirse. Bileklerine çok hakim bir oyuncu. İstediği topları aldığında kanatta fırtınalar estirebilir. Bugün ikili mücadele yediği dirsekten sonra kalkamadı. Gözünü açamıyormuş galiba ama önemli birşeyi yok dediler.Aman Allah korusun ! İlerde Galatasaray ve Türk Futbolu için önemli bir isim. Serdar’ın sakatlığının ardından ise kenarda Linderoth göründü. Uzun süre sonra tekrar çıktı Sami Yen’e. Hem de çıktı. Sanırsınız Galatasaray’ın yeni transferi. Çok iyi bir Tobi vardı sahada. 2 senenin acısı çıkarmak ister gibiydi. Rijkaard daha henüz değil demişti. Eğer hazır olmayan hali buysa Tobias’ı hazır haliyle izlemeyi dört gözle bekliyorum. Bu sene Galatasaray’a çok pozitif  katkı sağlar.

Gözüme Takılanlar

  • Maçtan önce tribünlerde açılan “Güle Güle 10′ursuz Linoln, Hoşgeldin 10′urlu Kaptan”, “Metin’in izinde, Arda’nın Peşindeyiz” ve “In Haldun We Trust” pankartları. Gerçekten çok manidar ve yaratıcı olmuş. Hazırlayanların ellerine sağlık.
  • Herr Feldkamp’ın Ali Sami Yen’e gelmesi. Kalli Galatasaray’la hep bir bağının olduğunu söyledi, bugün de sadece takımı seyretmek için gelmiş.
  • Tribünledeki Doğu Türkistan Bayrağı‘na “Evet, burada Kazakistan Bayrağı da var” diye anlatan şahısa da sevgilerimi gönderiyorum…
Organik Futbol Anasayfa »

Popito Ne Demek

Yazar: Ali İhsan Karakaş 13 Temmuz 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray Tv‘de verdiği ilk röpotajında sorulan bu soruya “Küçükken arkadaşlarla top oynarken yere düşüp kalkarken, hep bana Popito derlerdi. Aslında Popito bizim orada Afrika’da bir dondurma markası. Özel bir anlamı yok. Herkes bana öyle derdi.Bana Popito denmesini seviyorum.” diye cevaplıyor Keita. Bu röportajdaki bir diğer hoşuma giden cevap ise Rijkaard’la ilgili soru üzerine geliyor. Rijkaard hakkındaki düşünceleri sorulan Keita “Rijkaard sistemi için de bana da ihtiyacı olacağından bahsetti. Ancak bilinmesi gerekir ki, onun bana olacak olan ihtiyacından çok benim ona ihtiyacım var….”

Bu keyifli röportajın tamamını Galatasaray’ın resmi sitesinde bulabilirsiniz…

Organik Futbol Anasayfa »

Kolpa Medya El Salla

Yazar: Ali İhsan Karakaş 12 Temmuz 2009 | Yorumsuz!

Rijkaard‘ın Galatasaray‘a gelmesiyle birlikte basının yeniden popüler yaptığı üstteki ilk fotoğraf ve dünkü fotoğraf -medya ne kadar bahsetmese de dünkü maçtan bu fotoğraf- arasındaki 7 farkı bulmak sanırım kolpa medyaya düşüyor…

 

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Kazakistan 0-3 Türkiye

Medya'dan Haberler

Şampiyonluğa Yürekten İnanıyorum

Galatasaray'da herhangi bir krizin

olmadığını belirten Adnan Polat,

kötü başladıkları sezonu şampiyon

bitireceklerine yürekten inandığını söyledi.

Kolay Olmayacak

Kazakistan galibiyetini değerlendirirken

zaman zaman yaşanan konsantrasyon

eksikliklerine değinen Guus Hiddink,

"Belçika maçı kolay olmayacak" dedi.

Nihat Efsaneler Arasında

Kazakistan'ı 3-0 yendiğimiz maçta

1 gol atan Nihat Kahveci, milli formayla

19 gole ulaştı ve efsane isimler Metin

Oktay ile Cemil Turan'ı yakaladı.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.