Fenerbahçe Kulübü, Gökhan Ünal ve Trabzonspor ile prensipte anlaşmaya vardığını duyurdu. NTVSpor canlı yayınına katılan Trabzonspor Asbaşkanı Hacısalihoğlu, transferle ilgili “3.5 milyon Euro artı bir futbolcu karşılığında anlaştık. Biz futbolcu olarak Burak Yılmaz’ı istiyoruz ve bir aksilik olmazsa sezon sonu bize gelecek. Umarım her iki taraf için de hayırlı bir transfer olmuştur.” diye konuştu.
25 gol atarak tamamladığı 2005-06 sezonundan “Gol Kralı” ünvanı bulunan Gökhan Ünal, Trabzonspor formasıyla ilk devrede 1′i kupa maçında olmak üzere toplam 3 gol kaydetti. 27 yaşındaki golcü oyuncu Fenerbahçe’de 7 numaralı formayı giyecek. Trabzonspor’da istenileni veremeyen Gökhan Ünal‘ın Türk futboluna ve Fenerbahçe’ye hayırlı olması dileğiyle…
Fenerbahçe 1989 yılında Hasan Vezir’in Galatasaray’a gitmesi ile birlikte uzun boylu forvet ihtiyacını Yunanistan’da bulmuştu. Bu isim bir önceki sezon AEK forması ile Galatasaray‘a hazırlık maçında güzel bir gol atan Danimarkalı Henrik Nielsen‘di.
***
AEK forması ile Yunanistan Ligi’nde 37 maçta 26 gol atan Nielsen’den beklentiler çok fazlaydı. Fakat Danimarkalı bu beklentileri karşılamakta biraz zorlanmıştı. Lig başladıktan sonra ‘gol kralı‘ etiketini bir türlü taşıyamayan Nielsen ikinci ve yedinci haftalarda attığı gollerden sonra uzun süre suskun kalmıştı. Fakat o film yıldızlarına benzeyen yakışıklılığı ile, kadınları birbirine düşürmesi ve Rıdvan Dilmen ile yaptığı koşu yarışları sayesinde manşetlerdeki yerini her daim koruyordu.
***
Ligde araya girildiğinde Fenerbahçe’den gönderilmesi gündeme geldi. İngitere’ye giden Henrik Nielsen Aston Villa ile idmanlara çıktı fakat Villa transfere yanaşmadı. Böylece Nielsen tekrar Fenerbahçe’ye geri döndü. İkinci yarı başladığında yine ‘golleri kaçırmaya’ devam eden Nielsen’e ilk tepki gösteren başkan Metin Aşık oldu. Ani bir kararla Nielsen’in kadro dışı bırakılmasına karar verildi. Hatta başkan Metin Aşık ‘onu görünce sinirlerim bozuluyor’ diye bir açıklama da bile bulundu…
***
Nielsen kadro dışı kaldıktan sonra yönetimin içindeki çıkarlar göz önünde bulundurularak Metin Aşık bir şekilde onu affetti ve Nielsen tekrar takıma katıldı. Samsunspor’a bir gol attı, kendini biraz olsun affettirdi. Lig bittiğinde 10 maçta attığı 5 gol onun Fenerbahçe’de kalması için yeterli olmadı.
***
Fenerbahçe’den sonra İraklis, Brondby ve Lille formalarını giyen Henrik Nielsen, ülkemize gelmiş ve bir türlü isteneni verememiş bir futbolcu olarak akıllarda kaldı.
İnternette gördüğüm bu haber epey ilgimi çekti. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu yurtlarında kalan Ümit Uyanık, yurtlar arası futbol turnuvasındaki performansıyla milli takım yöneticilerinin dikkatini çeker. 13 yaşındaki gencin yeteneklerini duyunca Adnan Polat devreye girer. Ümit’i Galatasaray Futbol Okulu’nda ücretsiz eğitim ve alt yapıda idman yapma olanaklarıyla transfer eder. Turnuvada gol kralı olan Ümit, Galatasaray için İzmit’ten İstanbul’a taşınır. Bayramın ardından Ümit, yeni takımıyla çalışmaya da başlayacakmış.
Şimdi bu haber üzerinden asıl konuya gelelim. Belki ilerleyen dönemde Ümit profesyonel anlamda önemli bir isim olmayacak, belki diğer emsalleri gibi 1-2 gün gündemi işgal ettikten sonra kaybolup gidecek. Ama önemli olan bu değil. Ümit bu transferle birlikte Galatasaray‘ı benimseyecek. Yetimhanelerde yaşadığı sıkıntılı dönem sonrası Galatasaray’ın kendisini sahiplenmesiyle övünecek. Daha önce yaşayamadığı duyguları belki bu takıma, bu armaya karşı besleyecek. Bu takımla birlikte büyüyecek, eğer çalışırsa aynı zamanda kendini geliştirecek ve Galatasaray formasıyla ayakları üstünde durmaya başlayacak.Takımla, arkadaşlarıyla birlikte oldukça tüm bunlar bir ruh oluşturacak. Büyük başarıların en sağlam temeli olacak. Pozitif düşünce üzerine kurguladığım tüm bunlar Ümit için olmasa da belki isimsiz bir başka genç için geçerli olacak. Tabi yönetimin bu yönde hamleleri sürdükçe ki bu alanda çok başarılılar. Galatasaray’ın böyle hamlelerini, alt yapıya, organik futbola karşı olan bu eğilimini gördükçe mutlu oluyorum. Son olarak kompozisyonumuzu Edip Gürman‘ın “Bazen” isimli harika şiirinden bir parçaya bitirelim.
Bazen; Sevgi, Anne, Baba, Eş dost değildir.
Bunlardan ötedir,
Tutkudur renklere, armaya
Ayrılmaz parçanmışçasına…