Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 24 March 2010 | Yorumsuz!

Hatırlarsınız…
Bana göre Türkiye’ye gelmiş en iyi defans oyuncularından biridir Halilagiç.
Sead’ın Türkiye’de adını duyurduğu ilk sezon 97-98′de İstanbulspor‘da oynamaya başladığı yıldı. O sezon bir maç hariç hepsinde oynadı. Ligi dördüncü tamamlayan İstanbulspor’un Sergen, Oğuz ve Saffet’le beraber en iyi isimlerindendi. O sezonun sonunda Galatasaray ve Trabzonspor’la flört etti ancak anlaşamadı.
Süleyman Seba 1999-2000 sezonun başında ‘herkes rahat etsin, Alpay’ın yerine Halilagiç’i alıyorum’ dedi ve transfer edildi. Ancak Halilagiç İstanbulspor günlerinden uzaktı, ilerleyen aylarda sakatlandı. Bosna’da tedavi gördü… Ligden uzak kaldı.
Daha sonra Adanaspor forması ile Türkie’ye tekrar döndü…
İstanbulspor’dan sonra şiir gibi bir stoper olamadı fakat bu ona bir şiir kitabı çıkartmasına engel olmadı. Çizdiği resimlerle beraber futbolu bırakıp sanat dünyasına adım attı, o yolda ilerledi.
Halilagiç bizde İstanbulspor performansı ile ve uzun bandanalı saçları ile yer etti…
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 16 February 2010 | Yorumsuz!

Hooijdonk‘un akıllarda yer etmesini sağlayan en önemli faktör frikikleriydi. Fakat onun unutulmamasının nedeni sadece bu değildi…
***
Van Hooijdonk, tıpkı şuan Galatasaray’ın ‘cool’ yıldızı Kewell gibi hangi taraftara sorarsanız sorun ‘çok severim’ cümlesini dedirten bir isimdi… Zaman zaman Fenerbahçe taraftarının özlediği Hooijdonk, Türkiye’de iki yıl kalmıştı ve iki şampiyonluk yaşamıştı. Peki üç büyük takımın taraftarları tarafından aynı anda sempati duyulan Hooijdonk’un sırrı neydi?
***
Öncelikle Hooijdonk çok hırslı ama kimseye zarar vermeyen bir futbolcuydu. Takımı için mücadele ettiğinde herşeyini ortaya koyardı. Sakindi… Belki sakin olmasının nedeni diğer oyunculara oranla yaşça daha büyük, dolayısıyla daha tecrübeli olmasından veya itiraz etmeyi tercih etmeyip, karşı tarafın o an aklında ne geçirdiğini anlaması ile alakalıydı.
***
Hooijdonk Fenerbahçe’ye geldiği ilk sezon bir İstanbulspor maçında taraftarın yerde yatan Alex Yordanov‘a pet şişe atmasına çok kızmış ve Yordanov’un üstüne kapanmıştı. Van Hooijdonk herhangi bir cezanın saha kapatmaya gideceğinin farkındaydı ve aynı zamanda yerde yatan bir futbolcuya yabancı madde atmanın da yanlış olduğunu da düşünerek Yordanov‘un üstüne kapanmıştı.
***
Fenerbahçe bir Ankara deplasmanında Gençlerbirlği ile karlı havada oynarken Van Hooijdonk frikikten attığı gol sonrasında aynı dakika içinde defansta çizgiden bir de top çıkartarak ne kadar hırslı olduğunu ve kazanmayı ne kadar istediğini herkese göstermişti.
***
Van Hooijdonk çok sevildi, yukarıda yazdıklarımız sadece neden sevildiğini gösteren iki küçük hatıra. Bu ülkeden geçip gittiğinde sadece Fenerbahçe taraftarının aklında yer etmemesinin nedeni de açık ve net… Şimdilerde teknik direktör olma çabası içinde olan Hooijdonk’un yolu belki de tekrar yakınlarımıza düşer, kimbilir?