Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 22 September 2009 | 1 Yorum

Uzun lig maratonunda son güleni etkileyecek bir kırılma maçı daha izledik bugün. Kasımpaşa deplasmanında zor anlar yaşayan Galatasaray, maçın sonlarında Nonda’nın golleriyle 3-1 kazandı.

Ben dahil herkesin Rijkaard’dan rotasyon beklediği gecede Hollandalı çalıştırıcı Pana maçından sadece Hakan ve Keita’yı dinlendirdi. Hakan’ın yerine Caner forma giyerken Yunanistan’da sonradan oyuna giren Arda, bugün ilk 11′de başladı. Elano-Arda ve Kewell‘ın birlikte başladığı maçta 3 oyuncu da değişerek bir sağda bir solda bir ortada göründüler. Ama kalıp olarak Arda ortada, Elano sağda, Kewell solda gibiydi.
Genel beklenti Galatasaray’ın farklı kazancağı yönünde olsa da Kasımpaşa’nın be maça ne denli iddialı hazırlandığını daha önce yazmıştık. Tüm bunların çerçevesinde mücadeleye Kasımpaşa’nın vuruşuyla başlandı ve laf bitti, icraat sahne aldı. Kasımpaşaspor henüz ilk dakikadan kaleyi yoklayarak başladı. Ancak ağır savunması hemen göze çarpan Beyoğlu ekibi karşısında Galatasaray, alışık olduğumuz baskıyı kuramamasına rağmen kanat akınlarıyla etkili oldu. Daha 8. dakikada maçın içinde ilk kırılma anı yaşandı. Elano’nun vuruşunda ağlara giden topu Ali Güneş gayet bariz bir şekilde eliyle çıkardı. Ama sahadaki 4 hakem de bu pozisyonu es geçti. Bir hayli kritikti. Çünkü gereği henüz 8. dakikada penaltı ve kırmızı karttı. Hakemin hatalı kararı Kasımpaşa’yı erken havlu atmaktan kurtardı. Bu pozsiyonla birlikte epey rehavet göze çarpan Galatasaray, rakibi küçümseme tuzağına düştü. Bedelini de yarım saatlik dilim dolmadan kalesinde gördüğü golle ödedi.

Caner’in solda sırıttığı, Sabri‘nin “yine mi eskiye dönüyor” tereddütleri yaşattığı savunma bloğu karşısında Emre, Servet ve Sarp‘ın yerinde müdahaleleri, organize gelen Kasımpaşaspor karşısında Galatasaray’ı ayakta tuttu. Nitekim Galatasaray, tıpkı Beşiktaş ve Pana maçlarında olduğu gibi Kasımpaşaspor karşısında da birçok pozisyon verdi. Kasımpaşaspor da bu dakikaları Galatasaray karşısında en iyi oynayan takım olarak göze çarptı. Bir türlü bulunamayan o ciddi rakip havasını verdi. Tüm bu kötü oyuna ve bol pas hatasına rağmen Galatasaray, devrenin sonuna doğru önce Baros, sonra Arda‘yla beraberlik fırsatları yakaladı. Baros’un ofsaytla iptal edilen golü ve Arda’nın değerlendiremediği pozisyonu ile birlikte ilk yarı Kasımpaşa‘nın üstünlüğüyle tamamlandı.

İlk yarıdaki tartışmalı pozisyon dışında kayıpları oynayan Elano ile birlikte Milan Baros 45 dakika sonrası kenara alındı. Elano’nun bugün de devam eden pasif görünümü ilerisi için endişe yaratmıyor değil. Sanki maç seçer gibi bir havası vardı. Hemen bu şekilde yaftalamak doğru olmaz ama Elano’nun hâla beklediğimin altında olduğunu söylemeliyim. Belki de sağ tarafı yadırgadığı için böyleydi. Onun dışında Baros değişikliği ise hücuma bir canlılık kattı. Keita ve Nonda takviyesiyle Rijkaard hem ileri uca hem de ilk yarı hayli aksayan sağ kanada takviye yapmış oldu.
İlk yarının moraliyle ikinci yarıya da Kasımpaşaspor etkili başladı. Golü de atan Moritz ile pozisyon aradı. Ancak ikinci yarının ilk ciddi tehlikesi Arda ile Sarı-Kırmızılılardan geldi. Arda’nın kafa vuruşu direkte patlarken bir başka pozisyonda Sabri’nin kafa vuruşu kaleci de kaldı. İyice baskıyı kuran Galatasaray bu sefer Nonda ile çok net bir şans yakaladı. Savunmanın hatasında kaleciyle karşı karşıya kalan Kongolu bu fırsatı değerlendiremedi. Baskı karşısında dağılmaya başlayan Kasımpaşaspor ise oyunu sertleştirerek soğutmaya çalıştı. Zaman zaman bu sertliği abarttıkları da oldu ama hakem İlker Meral bugün gününde değildi.

Galatasaray’ın ısrarlı atakları sonunda Nonda ile golü getirdi. Devrede oyuna giren Keita’nın asistinde Nonda kaleciyi çalımlayıp skora dengeyi getirdi. Ardından Yılmaz Vural değişikliklere başvurdu. Oyun sıkıştı, sertleşti, duraklamaya başladı. Son çeyreğe girilirken Galatasaray tekrar kendine geldi ve 2. golü kovalamaya başladı. Kewell’in hazırladığı pozisyonda gole çok yaklaşan Arda bugünkü şansızlığını kıramadı. Kaleci Tolga üst üste iki kez müthiş kurtarışlar yaptı. Oyunun bu kadar sıkışmasında Galatasaray’ın şanssızlığı ile Tolga’nın kalesindeki başarısının rolü çok büyük. Bunlara istemeyerek ama inkar edemeyerek hakemi de ekleyebiliriz. Buhran içinde girilen son dakikalarda artık Galatasaray da oyun disiplininden kopmuş, eski doldur-boşalt sistemine doğru giderken Nonda tüm manzarayı değiştirdi. Yine kaleciden önce davranan golcü oyuncu, Arda’nın ortasında bu sefer kafayla topu ağlara gönderdi. Bu da yetmedi 5 dakikalık uzatmada Keita-Nonda işbirliği bir daha sahneye çıktı. Yedekten gelen Nonda 3′leyip hattrick yaparken Galatasaray da 6′ta 6 yaptı.

Galatasaray bugün kazanırken ortaya çıkan en önemli iki nokta; 1-Konsantrasyon, 2- Arda ve Elano’nun sistemdeki kilit rolü. Eğer bu iki oyuncu beraber oynarsa en az biri çok iyi oynamak zorunda. Eğer ikisi de nasıl olsa kazanırız havasına girdiğinde takım ciddi şekilde sıkıntı yaşıyor. Yine bugün yapılan top kayıpları ve devamında rakibe verilen pozisyonlar düşündürücü. Hakan’ın düşüşte olduğundan yakınırken bugün gördüğümüz Caner beterin beteri gibiydi. Alındığı dönemde de çok konuşulan bu bek oynama sorunsalı çok açık görünüyor.Takımın açık ara en kötüsüydü Caner. Onun dışında kötü diyebileceğimiz biri yoktu. Ama herkesin rölantide oynadığı bir maçtı. Beşiktaş ve Pana galibiyeleri takıma bir doygunluk kazandırmış olabilir. Herşeye rağmen yorulmak bilmeyen Mustafa Sarp, Nonda’yla birlikte gecenin en istekli ismi Keita, başarılı savunmalarıyla Aşık-Servet ve üst üste üçüncü 90 dakikasını oynayan Kewell gayretli oyunlarıyla bir adım önde göründüler. Arda ve Sabri ise anlık parlamalar gösterdi yanız genel anlamda çok iyi oynamadılar.
Lig maçlarında zorda olsa önemli olan kazanmaktır. Galatasaray bugün kazanırken biraz sıkıntı yaşadı belki ama yenik oynama ve son dakikaya kadar mücadele etme konusunda önemli bir tecrübe edindi. Hem de kayıpsız. Önemli olan da bu. Fenerbahçe ile Galatasaray an itibariyle aldılar başlarını gidiyorlar. Bu gidiş nereye kadar devam eder, ilk kim tökezler, göreceğiz…

Gözüme Takılanlar
- Adnan Polat ve Galatasaraylı yöneticilerin bilet fiyatlarını protesto ederek protokol yerine taraftarlarla birlikte kale arkasında maçı izlemesi.
- Beleştepe Seyircileri => 120 Lira bilet fiyatı olursa gayet normal bu manzaralar.
- Yılmaz Vural => Varlığı gözüme takılmaya yetiyor.
Etiketler: #2, Ali Güneş, Beleştepe, galatasaray, hattrick, İlker Meral, Kasımpaşa, Kasımpaşa 1-3 Galatasaray, Kasımpaşa-Galatasaray, keita, kewell, kırılma maçı, kırılma noktası, Konsantrasyon, Nonda
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 21 August 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray, playoff ilk maçında Levadia Tallinn’i 5-0 yenerek gruplara kalmayı garantiledi. Haftaya güzel bir Estonya tatili bekliyor oyuncuları.
Ligdeki rotasyon arasının ardından bugün yine alışılmış kadro ile çıktı sahaya Galatasaray. Sabri, Gökhan, Servet, Hakan Balta defans bloğunun önünde Mustafa ve Ayhan, ilerde de Arda, Aydın, Keita ve Baros dizilişi vardı. Kalite olarak rakibin çok üstünde bulunan Galatasaray, maça etkili başladı. Levadia takımı ise katı bir savunma uygulamayı tercih etti. Kilidi açmak için kanatları kullanan Galatasaray, Keita ile sağdan etkili ataklar geliştirdi. İlk yarının en çalışkan ve en arzulu oyuncusuydu Keita. Arda’nın girdiği gol pozisyonunu da çok iyi takip eden Popito, Galatasaray’ı 1-0 öne geçirdi. Yalnız bu gole rağmen Estonya ekibi gayretli savunmasından taviz vermedi. Rakip sahaya bile lütfenle geçtiler. Leo Franco‘nun piknik yaptığı bir maç oldu.

Devrenin yıldızı Keita, soyunma odasına gitmeden duran topun başına geçti. Ayhan dokundu, Sabri durdurdu. Duran top geleneği bozulmamış oldu. Keita’nın müthiş şutu Sami Yen’i coşturdu. Taraftarla arasında da müthiş bir bağ oluştu. Sempatik tavırları ve başarılı performansını devam ettirdiği takdirde Keita, Türkiye’de ikinci bir Nouma olabilir. Onun dışında ilk yarıda Arda’nın pozitif oyunu ve Aydın-Sabri ikilisinin vasat futbolu aklımda kalanlar. Rakibin çağ dışı oyunundan ötürü Galatasaray’da ilk yarı çok keyif vermedi. Böyle takımları bireysel yeteneklerle aşmak gerek klişesini de Keita yerine getirdi, ilk devre.

İkinci yarıya aynı kadroyla başlayan Galatasaray, 55. dakikada Baros’un yerde kaldığı pozisyonda ucuz bir penaltı kazandı. Günün şansız ismi Baros, penaltıdan bu sıkıntısına son verdi. Fark 3 oldu. Ertem Şener’in deyimiyle “Milan Baros, bu da çok hoş.” 3-0′dan sonra rakip, oyun disiplininden kopmaya başladı. Bunun üzerine Rijkaard’ın yaptığı Aydın-Kewell, Baros-Elano ve Sarp-Topal değşikliği farkın introsu oldu. Hakan Balta’nın güzel pasında, Kewell’ın sol çaprazdan tam köşeye yaptığı müthiş vuruş 4. golü getirdi. Kewell gibi bir oyuncuya sahip olmak inanılmaz bir şans. Onun kalitesi, yeteneği bambaşka. Elimde olsa Kewell’a süresiz mukavele imzalatırım, o derece.
Gelen goller ve ikinci yarıdaki oyun seyirciyi mest etmiş ve 5. golü isterken Arda’nın ortasında Leitan, Keita’dan önce davranarak kendi kalecisini mağlup etti. Skoru yuvarladı, 5 oldu. Böylece Arda’nın müthiş ortası da boşa gitmemiş oldu. Buna asist yazarlar mı bilmem ama Arda her zamanki gibi alkışı hak eden bir oyun çıkardı. Ortada başladı. Elano girdikten sonra sağa kaydı. Ama her iki bölgede de etkili oynadı. Günün taze çiçeği Elano ise siftahı yaptı. Maç koptuktan sonra girdiği ve kısa süre oynadığı için birşey söylemek yersiz olur. Oynadıkça görecez kendisini.

Sonuç olarak Galatasaray, alt sınıf takımlara karşı şovunu sürdürüyor. Hiç bulunmaması gereken turlarda mücadele ederek, acısını rakipten çıkarıyor. Neyse ki son bir maç kaldı. Bundan sonrası gruplar. Beşiktaş‘ın yanına bugünkü sonuçlarla Fenerbahçe ve Galatasaray‘ı da ekliyoruz Avrupa seyahatine. Maalesef Trabzon‘un işi mucizelere kaldı. Sivas ise biçare.

Gözüme Takılanlar
- Keita’nın her golden sonra armayı öpmesi ve bir şekilde gol sevincine dahil etmesi. Tribünleri nasıl etkileyeceğini iyi biliyor Popito.
- Haldun Üstünel‘in maçta olması. İspanya’da olduğuna dair haberler vardı ama tribünde görünce şaşırdım.
- Ertem Şener repkileri. “İşte kader, işte kısmet, işte Keita” , “Harry Kewell, Galatasaray şimdi cıvıl cıvıl” gibi sözleri önceden hazırladığına dair hiçbir şüphem kalmadı artık. Amacı dikkat çekmek olduğu için dikkatimi çektiğini belirtiyim.
Etiketler: Arda Turan, Elano Blumer, Ertem Şener, Ertem Şener replikleri, galatasaray, Galatasaray 5 - Levadia Tallinn 0, haldun üstünel, kader keita, keita, Levadia Tallinn, Popito, Sami Yen
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 7 August 2009 | Yorumsuz!
Galatasaray, İsrail temsilcisi Maccabi Netenya’yı rövanş maçında da farklı mağlup ederek üst tura yükseldi. Rakip kaleye yarım düzine gol yağdıran Galatasaray’da Nonda hattrick yaparken Barış 2, Keita da bir gol attı. Maça Leo Franco, Uğur, Emre Aşık, Emre Güngör, Hakan Balta, Barış, Linderoth, Arda, Aydın, Keita ve Nonda 11 ile çıkan Galatasaray ilk defa 2288 mor formayla çıktığı Ali Sami Yen’de Netanya’yı morarttı.

Oyun ve skor olarak bu gece herkesin beklediği gibi bir maç oldu. Daha maçın ilk dakikalarında Aydın’ın asistinde Barış’ın kafa golü, Galatasaray’ı maça 1-0 önde başlattı. Üç dakika sonra yine Aydın’ın harika asistinde yeni transfer Keita gelişine çok güzel vurdu, skor 2 oldu. Bu gol Keita’nın ilk golü olmasının yanısıra Galatasaray’ın da Avrupa’da atmış olduğu 300. goldü. Aynı zamanda bugün doğum günü olan Keita, ilk golünü takla atarak kutladı. Erken gelen skor avantajıyla taraftar da takım da coştu tabi. İlk yarının geri kalan kısmında tek kale antrenman maçı vardı. Leo Franco topla ilk defa 30. dakikada buluştu, gerisini siz düşünün.
Devrede Keita-Kewell değişikliği yapıldı. İlk maçta 25 dakika izlediğimiz Keita, bugün de 45 dakika sahada kaldı. Henüz konuşmak için erken ama kumaşı belli bir oyuncu. Zaman zaman geriye gelerek savunmaya da yardım eden Popito‘dan ilerisi için umutluyum. Değişikliğin ardından Galatasaray kornerden yine Barış’ın kafa vuruşuyla farkı 3′e çıkardı. Bu sezonki kaçıncı duran top golü oldu bilmiyorum ama bu gidişle daha çok göreceğiz gibi. Arda bu işi çözmüş artık. Pek zorlamadan bugün de iyi bir maç çıkardı Arda.75. dakikada da yerini genç Serdar’a bıraktı.

Maçı iki golle bitiren Barış ise herzamanki gibi hırsı ve mücadelesiyle göze battı. Yalnız topu hızlı oynayamadığı sürece kulübede iyi bir yedek olur. Neyse bu golün ardından yine Aydın’la başlayan Kewell ve Nonda ikilisiyle biten 4. gol geldi. Aydın’ın bugünkü nefis ortalarından birinde Kewell daha uygun durumdaki Nonda’ya çıkardı. Onun kafa vuruşuyla da Galatasaray 4-0′ı yakaladı. Hemen ardından gecenin de yıldızı Aydın Yılmaz maçtaki üçüncü asistini yaparak, Nonda’ya al da at diyerek 5. golü ikram etti. Aydın için bugün yazılacak çok şey var. Galatasaray’da uzatmaları oynuyor, her an Anadolu yolları gözekebilir diye beklediğimiz Aydın belki de son şansını müthiş kullandı. 2’si ilk 5 dakika içerisinde olmak üzere 3 asist yaptı. Sahadaki iyi oyunu da cabası. Sol kanatta oynamak, daha önce Arda, Kewell ve Serdar’a olduğu gibi Aydın’a da yaramış. Ne hikmetse solda oynayan yıldızlaşıyor. Aydın bu performansını çalışarak devam ettirirse takımda kalabilir. Bugünün en büyük kazancı, Nonda ve Keita’lı kara gecenin Aydın‘lık yüzüydü.

5. golün ardından Linderoth ve Ayhan değişikliği oldu. Linderoth her oynadığı maçta beni büyülemeye devam ediyor. Ama keşke hep oynayabilse. Sağlam bir Linderoth bu takımın bankosu olur. Bu hali bile etkileyiciydi. Onun dışında sakatlıktan yeni kurtulan ve ilk 11′de başlayan diğer bir isim Uğur da zorlanmadığı gecede iyi bir maç çıkardı. İlerleyen dönemde tekrar eski günlerine döneceğine inanıyorum. Bu Uğur’u dahi Sabri’ye tercih ederim, o derece yani.Aynı şekilde revirden yeni dönen bir de Emre var. O da bugün beğendim isimlerdendi. Bülent’in veliaht olarak gösterdiği genç oyuncu, Emre Aşık’la iyi bir ikili oluşturdu. Yine sağlam bir Emre Güngör de Gökhan Zan’ı keser bence. Umarım bu maç tüm sakat oyuncuların bir daha tekrarlamamak üzere geri dönüş maçı olmuştur.
Son olarak maçı bitiren adama gelelim, Shabani Nonda. Galatasaray bu maçı 6-0 kazanacak deseler inanırdım ama Aydın 3 asist, Nonda da hattrick yapacak deseler inanmazdım. Hele Nonda’nın frikik golü atacağına ihtimal bile vermezdim. Yalnız hepsi gerçek oldu. Takımda geleceği belirsiz olan Nonda, son golü frikikten atarak Sami Yen’de unutulmaz bir maç çıkardı. Bu dakikadan sonra gider mi, gitmez mi bilinmez. Son kararı Rijkaard verecektir.
Bundan sonra daha ciddi rakiplerle karşılacak olan Galatasaray, bu sezon adından epey söz ettirecek gibi geliyor. Ligin başlaması, yeni transferlerin uyumu ve zamanın getireceği pozitif katkılarla her maçı izlenmeye değer bir Galatasaray bizleri bekliyor.

Gözüme Takılanlar
- Formaların arkasındaki numaraların içine Galatasaray logosu konulmuş.Gayet şık olmuş.
- Geçen sene araları açık olan Mahmut Özgener ve Adnan Polat’ın yanyana oturup, gülerek maç izlemesi. Hayırdır inşallah, yeni sezonda herşey farklı olacak gibi.
- Tribünlerde açılan “Go Home İsrail” pankartı ve Filistin koreografisi de gerçekten manidardı. Ayrıca genç oyuncu Serdar Eylik için açılmış bir başka pankart daha vardı tribünde.
- Yaratıcı Galatasaray taraftarının Rijkaard’a uyarladığı Halil İbrahim türküsü; Kıvırcık saçlarina, Ak düşmüş uçlarına, Cimbom taraftarlarına, El salla Frank Rjkaard…
(Bu gözüme değil kulağıma takıldı)

Etiketler: 2288, 6-0, Aydın Yılmaz, Barış Özbek, galatasaray, Galatasaray 6 - 0 Netanya, Galatasaray Morarttı, Go Home İsrail, keita, mor forma, Nonda, Serdar Eylik
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 1 August 2009 | Yorumsuz!

Yeni transfer Elano, ilk röportajını kulübün resmi televizyonu Galatasaray TV‘ye vermiş. Brezilyalı oyuncu’nun yeni forma numarası da bu yayında konuşulmuş. Daha önce Keita diye duyurup bizi de yanıltan resmi site, yine bir sürpriz yapmazsa Elano önümüzdeki sezon 9 numarayı giyecek. Yıldız oyuncu bu durumu şöyle anlatıyor: “Hakan Şükür’ü yakından tanıyorum. Takip ettiğim ve çok beğendiğim bir futbolcu. Hakan Şükür’den sonra 9 numaralı formanın kimse tarafından giyilmediğini biliyorum. Kulübümün bana vereceği fırsatla, bu formayla çok başarılı olacağımı düşünüyorum. Hakan Şükür’ün bu formayla neler yaptığını, geçmişinin ne olduğunu çok iyi biliyorum. O formayı giyip aynı başarılara sahip olmak istiyorum.”
Röportajın tamamına Galatasaray.org‘dan ulaşabilirsiniz…

Etiketler: 9 Elano, 9 numara, 9 Numara Elano, 9 numaralı forma, Elano, Elano Blumer, galatasaray tv, Galatasaray.org, hakan şükür, keita, röportaj
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 30 July 2009 | Yorumsuz!
UEFA Avrupa Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Galatasaray, geriye düştüğü maçta İsrail ekibi Maccabi Netanya’yı farklı mağlup etti. Maça Leo Franco, Sabri, Gökhan, Servet, Hakan Balta, Ayhan, Mustafa Sarp, Aydın, Arda, Kewell ve Baros onbiri ile başlayan Galatasaray, elde ettiği bol gollü galibiyetle turun kapısını da aralamış oldu.

Maça iyi başlayan ekip Maccabi Netanya’ydı. Tobol maçında da bahsettiğim gibi Sabri’nin bulunduğu sağ kanat epey aksadı. Rakip de özellikle bu bölgeye çalıştı. Nitekim tehlikeli pozisyonlarda buldular. Ama bugün Galatasaray formasıyla ilk defa izlediğimiz Arjantili file bekçisi LeoN gole izin vermedi. İlk maç itibariyle de kalede güven verdiğini söyleyebiliriz. Bugün onun yerinde Aykut veya Orkun olsaydı Galatasaray sıkıntı çekebilirdi. Leo Franco ile ilgili izlenimim olumlu.
Rakibin ilk tehlikelerini savuşturduktan sonra ise hakimiyet Galatasaray’a geçti. Yalnız Sarı-Kırmızılılar oyunda üstün oldukları bir bölümde topu ağlarında gördüler. Maalesef kornerden geldi gol. Her zamanki klasik hastalığımız. Gökhan-Servet ve Mustafa Sarp gibi bir savunmaya rağmen yan topta rakibe kafa vurdurduk. Küçük takımlara karşı da bir alışkanlık oldu bu geriye düşme durumu. Golde Sarp’ın hatası büyük, Leo ise çaresizdi. Neyseki yenilen bu ahmakca gole aynı şekilde iştirak etti İsrail ekibi. Bu sefer korneri ve golü atan biz, hatayı yapan onlardı. Hakan Balta güzel bir kafa golüyle skoru dengeledi. Golü de bulduktan sonra Galatasaray kendine geldi. Güçsüz rakibini yıpratmaya başlattı.Baros adına yakışmayacak goller kaçırdı. Kewell ve Arda’nın iyi oyununa rağmen ilk yarı beraberlikle sonuçlandı.

İkinci yarıya iyi başlayan ise Galatasaray’dı. İlk yarıda ertelenen gol fazla bekletmedi, ikinci yarının hemen başında geldi. Bu sene takımda kalabilmek için son kozlarını oynayan Aydın’ın ortasında boşta kalan topu Kewell adresine teslim etti. Bu takımdakiler arasında benim için yeri hepsinden farklı olan Kewell, yine yaptı sihrini, attı golünü. Elano transferiyle ona yedek kulubesi göründüğünü düşenenleri de mahcup edecek bir oyun sergiledi Avusturalyalı yıldız. Bu golün ardından fazla geçmeden gecenin yıldızı Arda, Sabri’nin koşu yoluna iyi bir top bıraktı. Sabri de gelişine vurdu veee…. Üzgünüm, yanlış tahmin. Evet beklediğiniz değil gol oldu bu sefer. Hem de alkışı hak eden bir gol. Nasıl ilk yarıdaki defansif hatalarını eleştiriyorsak Sabri’nin hucümdaki bu becerisini de övmeliyiz. Çok sert ve güzel vurdu, tabelayı değiştirdi. Bu golle birlikte rahatlayan Galatasaray’da, Kewell-Keita değişikliği yapıldı.
Bu dakikadan sonra antrenman havasında geçti maç. Galatasaray güçsüz rakibini sahada ezdi. Ama rakip bu duruma biraz farklı tepki verince oyun sertleşti. İsraillilerin tekmeleri havada uçuşurken biri Aydın’a denk geldi. Genç oyuncu zorunlu olarak kenara geldi. Aslında Aydın bugün diğer maçlardan çok daha iyi oynadı. Ancak kadroda kalma ihtimalini zayıf görüyorum. Beklenen patlamayı henüz yapamadğı için, bir sene daha banko oynayacağı bir kulüp bulması istenebilir kendisinden. Kalırsa da en fazla müzmin yedek olur. Sakatlığı da umarım ciddi değildir. Aydın-Barış değişikliğinden sonra yine Arda’nın şefliğinde bu sefer Baros’lu bir senfoni izledik. 10 numaralı kaptan sağdan ortaladı, Baros bomboş pozisyonda dörtledi. Kaçırdıklarının ardından şanssızlığına da kırmış oldu. Bundan sonrasgerisi de gelir. Zaten oyundaki mücadelesi ve arzusuyla çok iyi bir oyun çıkarmıştı, golle süslemiş oldu. Arda da bugün orta sahada şov yaptı. Yerini benimsemeye başladı, iyi top dağıttı. Yer yer İniesta‘yı andırdı. Zamanla daha da iyi olacak. Onun dışında bugün ilk defa izlediğimiz bir başka isim olan Kader Keita da kalitesini belli etti. Hatta bir de gol attı ama ofsayt engeline takıldı. İlerde uzun süre izlediğimizde daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. İlk izlenim ise olumlu.

Galatasaray deplasmanda aldığı bu sonuçla şovu Sami Yen‘e bırakmış oldu. Bundan sonrası formalite olur. Daha derli toplu bir takım izlememize rağmen savunmadaki sorunlar hala sürüyor. Özellikle sağ kanat ve defansın göbeği. Aslında ikisinden biri düzelse diğeri de düzelecek gibi. İkisinin eksikliği Netanya’yı bile maçın başında iştahlandırdı. Tez vakitte bu sorun çözülmeli. Çözüm de transfer gibi duruyor şimdilik. Sabri’nin ofanstaki artıları ve bugünkü golünden sonra Rijkaard’ın sakatlıktan yeni çıkmış bir Uğur’a şans tanıması da zor gözüküyordu. Bakalım ilerleyen günler ne gösterecek, bakarsınız gece yarısı Haldun Üstünel yine ansızın bir yıldız ismin daha imza haberini duyurur. Kim bilebilir..

Gözüme Takılanlar
- İşte görmek istediğimiz tribünler böyle. Keita’nın golü ofsayt olmasaydı gurbetçiler skoru da tutturuyordu…
- Beyaz yeni formada kırmızı font kullanılmış. Geçen seneki gibi beyaz üstüne kırmızı gibi hoş olmuş.
- D-Smart’ın ilk yarı bitmeden reklama girmesi. Rezaletin daniskasıdır, ohadır. Hatta üç noktadır.
Etiketler: Arda Turan, Avrupa Ligi, galatasaray, keita, kewell, Maccabi Netanya, Maccabi Netanya 1 - 4 Galatasaray, Ön eleme maçı, Sabri Sarıoğlu, tur, Uefa
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Ali İhsan Karakaş 4 July 2009 | Yorumsuz!

Galatasaray‘ın yeni transferi Popito lakaplı Abdul Kader Keita resmi sitedeki kadroda 9 numarayla yerini almış. En son Hakan Şükür‘ün giydiği bu numarayı muhtemelen orta sahada görev yapacak olan bir oyuncunun giyecek olmasını nedense garipsedim. 9 numaralı bir orta saha fazlasıyla ilginç geliyor bana. Aslında bu numara seçimi Rijkaard‘ın 4-3-3′ün de Keita‘yı çok farklı görevlerde görebileceğimiz anlamına da gelebilir. Son vuruşlarının çok iyi olmayışı ve Lyon‘daki son 2 yılında sadece 5 gol atabilmesi, 9 numaralı formayı taşıyacak ağırlıkta olmadığını gösterse de umarım Hakan Şükür’ün numarası ona uğurlu gelir, yeni forması ve yeni numarasıyla başarılı olur…
Etiketler: 4-3-3, 9 numara, 9 Numaralı Aslan: Popito, 9 numaralı forma, hakan şükür, kader keita, keita, lyon, orta saha, papito, resmi site, rijkaard
Kategori: Futbol