Organik Futbol Anasayfa »

Déjà Vu | Fenerbahçe 3-1 Galatasaray

Yazar: Ali İhsan Karakaş 26 October 2009 | Yorumsuz!

Herşeyiyle bir derbiyi daha geride bıraktık ve gelenek bozulmadı, Kadıköy’de yine Fenerbahçe kazandı.

Maç öncesi yazıda değindiğime yakın kadrolarla çıktı iki takımda sahaya. Fenerbahçe’de Santos yerine Topuz, Galatasaray’da ise Kewell yerine Elano ilk 11′de başladı. Daum’un kadroda yaptığı Vederson ve Kazım tercihi son derece doğruydu. Rijkaard’ın Elano seçimi ise biraz riskliydi.

Maça gelince, Baros‘un sakatlanmasıyla henüz ilk dakikada değişiklik yapmak zorunda kalan Galatasaray maça talihsiz maçladı. Bu süreci iyi değerlendirip Vederson‘un çevirdiği topta önce Lugano ile nizami olmayan ardından yine Vederson’un ortasında bu sefer Alex ile geçerli golü bulan Fenerbahçe, 12.dakikada 1-0 öne geçti. Golde aktif durumda bulunan Roberto Carlos, ofsayt pozisyonundaydı ama hakemler olayı süzemedi. Yenik duruma düşen Galatasaray, Keita’nın sağdan sürüklediği ataklarla beraberliği kovaladı. Ancak Fenerbahçe, kalesinde net bir pozisyon vermedi. Nonda ve Elano‘nun etkisiz oyunu da orta alanda çok iyi yardımlaşan Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürdü. Korneri kullandıktan sonra atılan yabancı maddeler yüzünde yerde kalan Keita’nın topu alıp, gitmesiyle ortam tekrar gerildi. Daha öncede olduğu gibi bu gibi şartlarda tamamen bozulan Galatasaraylı futbolcular, yine tahrik tuzağına düştü. Devrenin sonuna doğru Leo Franco‘nun hatasıyla tekrar hücumu hatırlayan Fenerbahçe önce Alex, sonra da Lugano ile 2. gole çok yaklaştı ama birinde kaleci diğerinde direk buna izin vermedi.

İlk yarıda Emre ve Baroni karşısında zor duruma düşen Ayhan-Elano ikilisi karşısında ikinci yarı tam beklediğim gibi başladı. “Derbiye Doğru” yazısında belirttiğim gibi Fenerbahçe ikinci yarının başında kolayca iki farklı üstünlüğü elde etti. Geriye yapılan pas, Fenerbahçelilerin önde baskısı, Leo’nun hatası ve Alex’in zekası birleşince Fenrbahçe 54. dakikada bir penaltı kazandı. Daum‘un bir hafta boyunca bu maç için özel olarak sakladığı Alex, derbide Fenerbahçe’yi bir kez daha sırtladı ve takımının 2. golünü attı.

Skor 2-0′a geldikten sonra ise Fenerbahçe içgüdüsel olarak geriye yaslanınca maç başında beri ilk defa bir takım bu kadar üstün oynadı. Adeta rakibi ablukaya alan Galatasaray, Arda’nın kullandığı kornerde Hakan Balta‘nın vuruşuyla farkı 1′e indirdi. Golden sonra Arda-Kewell değişikliği oldu ve Galatasaray’ın üstün oyunu yine devam etti. Ta ki Keita atılana kadar. Maç boyunca en az iki kişiyle savunulmaya çalışılan Keita, Carlos’un makas atarak dahi zor durduğu pozisyonda kendine hakim olamadı. Yere düşerken Carlos’a sıkı bir yumruk atan Keita’yı hakem de oyundan attı. Bu pozisyon bana tıpkı Hagi’nin Uefa finalindeki kırmızı kartını hatırlattı. O zaman Arsenalli Adams rakibini durdurmak için herşeyi yaparken sabredemeyip indirici vuruşu yapan Hagi‘ydi. Burada da Keita oldu. Oysaki sabredebilse kartı görecek isim Carlos olacak. Ankette de maçın kilit ismi olarak ön plana çıkan Keita, oyundan atılarak da olsa maçın kaderini değiştirdi.

10 kişi rakip karşısında Daum’un yaptığı Kazım-Guiza ve Alex-Santos değişikleri gayet yerindeydi. Rijkaard ise son koz olarak Aydın‘ı oyuna aldı. Çıkan isimse beklenenin altında kalan Elano‘ydu. Son 10 dakikaya Fenerbahçe’nin gayet rahat girdiği maç belki de son şans olarak Galatasaray Aydın’la gole yaklaştı. Ama ne talihtir ki o pozisyonda da Aydın’ın ayağı kaydı ve farklı şekilde dışarı gitti top. Artık Kadıköy‘de yenilmeyi içine sindiren Galatasaray karşısında Sarı-Lacivertliler, önce Guiza, sonra Santos’la 3. gole çok yaklaştı ancak son gol son dakikada geldi. Topuz’un içeri çevirdiği top önce Guiza‘ya sonra Servet’e çarparak üçüncü kez Galatasaray ağlarına gitti ve Kadıköy’de bir kez daha Déjà Vu yaşandı. Tıpkı 9 senedir olduğu gibi. Galatasaraylılar için bu hasret artık çift haneli sayılara ulaştı…

Gözüme Takılanlar

  • Daum’un arkasındaki Fenerbahçe formalı 3 zenci => Sanki özellikle yerleştirilmiş gibiydi. Sağolsun Lig Tv, Daum’dan daha çok ekrana getirdi.
  • Keita’nın yumruğu sonucu yerde kalan Carlos’u sağlık görevlisinin öperek tedavi etmesi => Nasıl bir tedaviyse artık…
  • Maç öncesi kavga sırasında Bilica’nın Arda’nın koca kafasına patlattığı şaplak => Bu kadar bariz bir görüntüyü nedense kimse tekrar ekrana getirip, tartışma cesaretini gösteremedi.
  • Galatasaray’ın golünden sonra Hakan Balta’nın tribünlere yaptığı kol hareketi =>Nedense bunu da hiç gören veya gösteren yok, ilginç…
  • Maç öncesi yapılan “No Way Out” ve “Doğduğun Günden Beri” koreogarfisi => Galatasaray için gerçekten Kadıköy’den çıkış yok.
  • Maçtan önce tartışan Baroni ve Arda’nın seramonide tokalaşmaması => Bu gerilimi uzatmak şüphesiz Fenerbahçe’nin işine geldi.
  • Devre sonu Elano-Carlos’un formalarını değiştirmesi =>Geçen seneki kavga sırasında da Lincoln ile benzer görüntüler veren Carlos’un şova yönelik hareketlerinden biriydi.
  • Son dakikadaki frikik öncesi Elano’nun kendisine dokunan Bünyamin Gezer’e atar yapması => Daha garibi Bünyamin Gezer‘in Beşiktaş maçında Arda’ya verdiği tepkiyi Elano’ya verememesi.
  • Kaleci Leo Franco’nun gözüne ve penaltı öncesi topa lazer tutulması => Artık her derbinin bir klasiği oldu, şaşırtmadı.
Organik Futbol Anasayfa »

Ciddi Rakip, Basit Eleştiri | Galatasaray 1 – 1 Eskişehirspor

Yazar: Ali İhsan Karakaş 29 September 2009 | Yorumsuz!

Merakla beklenen soru cevabını buldu. İlk kırılan testi Galatasaray oldu. Skor yorumcularına göre de Galatasaray ilk defa ciddi bir rakiple karşılaşmış oldu.

Rıza Çalımbay’ın kağıt üstündeki cesur kadrosu Sami Yen’e yenilmemek için gelmişti. Galatasaray’a yenilmemek içinse gol atmak şarttı. Çünkü karşındaki rakip, ayırt etmeksizin herkese en az 3 tane sallıyordu. Eskişehirspor bu manada gol yollarında etkili 4 isimle başladı maça. Ama bu Youla, M.Yılmaz, Ümit Karan, Burak dörtlüsü beklenilenin aksine daha çok ortasahaya yakın oynadı. Galatasaray da ise ufak bir sakatlık yaşayan Emre Aşık ve sakalıktan yeni dönmüş Ayhan bu tempolu maçı kaldıramayacakları düşünülerek riske edilmedi. Daha önce Elano örneğinde de görmüş olduğumuz gibi Rijkaard, oyuncu henüz tam hazır olmadan asla formayı vermiyor. Onun yerine kulübede sırasını bekleyen ve hakeden geçiriyor sırtına formayı. Bu anlamda ödülünü ilk alan isim de Shabani Nonda oldu. Kasımpaşa maçında hattrick yapan Kongolu, bu maça Baros’u keserek ilk 11′de başladı. Aşık’ın yokluğunda Balta stopere geçerken solda da Uğur Uçar şans buldu. Geçen hafta kayıpları oynayan Caner ise yedek kaldı. Yani hakeden formayı aldı.

Şimdi gelelim maça. Galatasaray, işi baştan sıkı tutup, erken gelen gollerle maçı koparma eğilimindeydi. Arda’nın arapasında Kewell ile henüz ilk dakikalarda tehlike yarattı Galatasaray ama Eskişehir’in dev kalecisi Ivesa başarılıydı. Devamında Arda’nın önderliğinde maçı rakip sahaya yıktı Sarı-Kırmızılılar. Ancak savunmanın göbeğini sıkı tutan Es-Es net bir pozisyon vermedi kalesinde. Ta ki Galatasaray geriden süpriz oyuncular çıkarıncaya kadar. Önce Topal uzaktan kaleyi denedi, ardından Mustafa Sarp kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak iki pozisyonda da beklenen gol gelmedi. Ivesa ve Eskişehir’in dev stoperlerine rağmen ısrarla yapılan kanat ortaları da skoru değiştirmeye yetmedi. Duran toplarda bile ilk defa aciz kaldı Galatasaray. Ivesa elma toplar gibi hepsini topladı. Oyunun da iyice sıkışmaya başladığı dakikalarda ise Keita yetişti imdada. Ortasahanın ilerisinde müthiş bir çalımla başladığı driblingte, önce taç çizgisi üstünde cambazlık yaptı ardından da kankisi Nonda‘ya asisti. İlk yarıyı önde bitiren Galatasaray, yolu yarılamıştı ama diğer yarısı daha zorlu geçti.

İlk yarı sonunda, son 3 maçta da 90 dakikada sahada kalan Kewell‘ın bir dördüncüsünü kaldıramayacağı açık bir şekilde görülüyordu. Herşeye rağmen Kewell, arkadaşlarına pozisyon hazırlamak adına çok iyi boş koşular yaptı. Ancak bir tek Mustafa Sarp’ın pozisyonunda bu durumu avantaja çevirebildi Galatasaray. Onun dışında bu manada Kewell’dan pek faydalanamadı. İkinci yarıya Kewell değişikliğiyle başlanabilirdi. Yine aynı şekilde bir Nonda-Baros değişikliğiyle devreye hızlı başlayıp, 2. golü bulmak düşünülebilirdi. Ama bunları benden daha iyi bileceğini ve daha önce gördüğüne inandığım Rijkaard-Neeskens ikilisi değişikliğe başvurmadı. Belli ki görmek istedikleri başka birşey vardı.

Galatasaray’ın skor rahatlığını bulmak için etkili olacağını düşündüğüm dakikalarda Eskişehir‘in golüyle ikinci yarı çok farklı bir hâl aldı. Geçen senelerde de çokca gördüğümüz cinsten bir gol yedi yine Galatasaray. Savunmaya çarpan topta çaresiz kalan Leo Franco yerdeyken top Mehmet Yılmaz’ın önünde kaldı. Şansın da yadsınamayacağı bir pozisyonda beraberliği bulunca Rıza Çalımbay amacına ulaşmış oldu. Burak Yılmaz’ın yerine Bülent Kocabey, Ümit Karan’ın yerine de Serdar Özbayraktar oyuna girdi. Böylece baştaki o 4′lü hücumcu iki ortasahayla değişti, oyun kilitlendi. Bu hamleler üzerine Rijkaard’da Kewell-Aydın ve Nonda-Baros değişikliklerine gitti. Aydın’ın girmesiyle Keita’yı ilk defa sol kanatta izledik. Ama onun da ilk yarıdaki kadar etkili olduğu söylenemez. Son 20 dakikaya girerken Youla’yı kenara çeken Eskişehir, Ragıp’ı da oyuna alarak Antalyaspor gibi fantezi aramayacağını gösterdi. 11 kişi ile kendi sahasına çekilen Eskişehirspor karşısında zaman ilerledikçe Galatasaray da saçmalaya başladı. Geçen seneki gibi Servet’in forvetten gelmediği bir tablo çıktı ortaya. Ama daha vahimi tekrar şişirme toplara ve panik futboluna dönülmeseydi. Rijkaard’ın tüm doğrularına karşı olan bu düzen içinde elbette bir sonuç çıkmadı. Bir tek Keita’nın son dakikada kaçırdığı volesi vardı akıllarda kalan. Ancak o pozisyonu da Servet’in zorlaştırdığını düşünürsek Galatasaray hakettmediği bir 3 puandan oldu diyebiliriz.

Evet, bu beraberlik Rijkaard ve Galatasaray’ı eleştirmek için fırsat kollayanlara iyi bir imkan sundu. Ancak henüz ilk beraberlikten sonra bile o kadar deli saçması şeyler söylendi ki sanırsınız Rijkaard’ı eleştirene madalya veriyorlar. Altıüstü Galatasaray ligin en güçlü Anadolu ekiplerinden biriyle talihsiz bir gol yiyerek berabere kaldı. Hem de son 3 maçtaki en iyi futbolunu oynayarak. Sadece hucümda etkisiz kaldı o kadar. Ayhan’ın geri dönmesiyle birlikte takım tekrar toparlanır, bu puan kaybının ve basit eleştirilerin intikamı da Sturm Graz’dan alınır gibime geliyor. Sonra B planı olmayanlar yine Galatasaray‘ı göklere çıkaracaktır, itibar etmeyin…

Gözüme Takılanlar

  • Oyuncuların ısınmaya çıktığı formalardan, koreografi, pankartlar ve çalınan müziklere kadar Alpaslan Dikmen anısına yapılan herşey => Canlı yayında tam anlamıyla gösterilmese de çok güzel çalışmalar vardı, emeği geçenlerin ellerine sağlık.
  • Maç öncesi Rıza Çalımbay’ın “Kaptanınız için Oynayın” diyerek gazlaması => Keşke Ümit’in o eski hali olsaydı da en azından kendi ayakta kalarak oynasaydı. Gönderilmeyi hak ettiğini ispatlarcasına bir oyun oynadı Sami Yen’de.
  • Roland Koch‘un Galatasaray’ı izlemeye gelmesi => Mâlum 10. hafta yaklaşıyor ve bu maç Fenerbahçe camiası için gereğinden fazla önemli.
  • Harry Kewell‘ın mutsuz tavırları => Umarım kendi kötü oyununa bir tepkidir. Sezon sonu kontratının bitecek olması düşündürüyor beni.

 

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Anadolu Efes - Senden Daha Güzel

Medya'dan Haberler

Demirören'i İstifaya Çağıracağım

Aydınlar'ın istifasını değerlendiren

Adnan Öztürk, Yıldırım Demirören

için "Gerekirse hiç birimiz Avrupa'ya

gitmeyelim diyorsa, bence güven

tazelemelidir. Kulüpler Birliği'nde seçim

için resmi talebimi söyleyeceğim" dedi.

All-Star 5'leri Açıklandı

26 Şubat'ta Orlando'da düzenlenecek

NBA All-Star maçına ilk 5 çıkacak

oyuncular açıklandı. Batı karması

Kobe-Durant-Paul-Griffin-Bynum,

Doğu karması ise Howard- LeBron-

Wade-Rose-Carmelo ile başlayacak.

Hilbert Şoku

Mersin İdmanyurdu karşısında

sakatlanan Beşiktaşlı oyuncu

Roberto Hilbert'in yaklaşık 2 ay

takımdan ayrı kalacağı açıklandı.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.