Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 23 June 2010 | Yorumsuz!

Alex Santos – Japonya
Alex Santos 1999 yılında gittiği Japonya’da 3 yıl sonra vatandaşlık hakkı elde etti. Yetenekli orta saha oyuncusu iki kez Dünya Kupası’nda Japon kadorsunda kendine yer buldu ve toplamda 94 maça çıktı. (Şimdi nerede?)
F. Silva dos Santos – Tunus
Silva 17 yaşında Belçikalı S. Liege tarafından Avrupa’ya tanıtılan bir oyuncuydu. Ancak istediği ilgiyi göremeyen oyuncu şansını Tunus’ta denedi, Tunus vatandaşı oldu ancak 2000 yılında yapılan daveti belki bir gün kendi ülkesinin milli takımında oynama hayali ile geri çevirdi. Ancak 2003′te yapılan teklifi kabul etti ve Tunus adına oynamaya başladı. (Şimdi Nerede?)
Lucio Vagner – Bulgaristan
Vagner ilk olarak Benfica’ya 1996 yılında geldi. 2002′de Bulgaristan’a giden Vagner arından Bulgar vatandaşı olup milli formayı da sırtına geçirdi.
Marcus Tulio Tanaka – Japonya
Tam anlamıyla bir melez olan Tanaka Japon-Brezilyalı bir anne ve İtalyan bir babanın oğlu. 15 yaşında gittiği Japonya’da 2003 yılında vatandaşlık hakkı kazandı ve 2007′de de Japon milli takımının formasını giymeye başladı.
Jose Clayton – Tunus
1997 yılında 23 yaşında ülkesinden Tunus’a transfer olan Clayton bir yıl sonraki Dünya Kupası’nda hemen Tunus formasını üstüne geçirdi. Bir dönem Sakaryaspor ile de anlaşan Clayton sakatlık nedeniyle hiç oynayamamıştı.
Kevin Kuranyi – Almanya
Yarı Alman yarı Macar bir baba ile Panamalı bir annenin çocuğu olan Kuranyi futbola Brezilya’da başlamıştı. 15 yaşında Almanya’da Stuttgart’ın alt yapısında kendine yer buldu, daha sonra Almanya forması giydi.
Eduardo – Hırvatistan
Arsenal ilk olarak onu T. Henry’nin yerini doldurmak için D. Zagreb’ten transfer etmişti. 2002′de Hırvat vatandaşı olan Eduardo akabinde hemen damalı fornayı giymişti.
Aurelio – Türkiye
Zaman Zaman Türk milli takımının vazgeçilmezi olan Aurelio’nun hikayesini sanıyorum bilmeyen yoktur.
Deco – Portekiz
Brezilya’da çok güçsüz olduğu için şansını Portekiz’de denemeye karar veren Deco ülkeye geldiği altıncı yılın ardından milli takımda oynamaya başlamıştı.
Etiketler: Alex Santos, Almanya, Aurelio, brezilya, Brezilyalı futbolcular, Bulgaristan, Deco, Eduardo, F. Silva dos Santos, Hırvatistan, Japonya, Jose Clayton, Kevin Kuanyi, Kuranyi, Lucio Vagner, Marcus Tulio Tanaka, Portekiz, Santos, Tunus, Türkiye
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 31 March 2010 | Yorumsuz!

Dünya Gençler Şampiyonası gelecekte yıldız olacak gençlere hep ışık tutar. Maradona da ilk kez düzenlenen gençler şampiyonasında adını duyurmuştu… Fakat bazı takımlar var ki harikalar yarattılar ama beklenen olmadı…
İlk ilgi çekici örnek Katar... 1981′deki Gençler Şampiyonası’nda final oynayıp ikinci oldular fakat bu isimlerin ve takımın daha sonra esamesi okunmadı.
1993′te final oynayan Gana ile ilgili beklentiler de üst düzeydeydi. Ancak komple bu takımın içinden sadece S. Kuffour üst düzey bir ligde kariyerine devam edebildi. Yine Gana’nın 2001′de final oynayan Essien’li, Muntari’li kuşağı Dünya Kupası’nı ancak 2006′da görebildi.
Portekiz‘in ‘altın’ jenerasyonuda beklentileri karşılayamayanlardandı. 1989 ve 1991′de şampiyon olan Portekiz’in, bu oyuncular ile Dünya Kupası’nı kovalayacağı düşünüldü… Ancak aynı isimler 1994 ve 1998′e katılamadı, 2002 Dünya Kupası’nda ilk turda elendi. Bu isimlerin en büyük başarısı Euro 2000′de yarı final oynamak oldu.
1987 Şampiyonu olan Yugoslavya’dan Jarni, Stimac, Davor Suker, Boban ve Prosinecki 11 yıl sonra bir Dünya üçüncülüğü gördüler ancak sırtlarında Hırvatistan forması vardı.
Etiketler: Boban, Dünya Gençler Şampiyonası, Essien, Gana, Jarni, katar, Kuffour, maradona, Muntari, Portekiz, Prosinecki, Stimac, Suker, Yugoslavya
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 31 March 2010 | Yorumsuz!

Tanrı’dan gelen bir yetenek ve oyuna karşı beslenen tutku Brezilyalı futbolcuları hep farklı kılıyor…
Brezilyalı futbolcular bu yeteneklerini Avrupa’yı ve Dünya’yı fethederek kullanıyorlar…
Yükselişte olan Ukrayna ve Rusya Liglerinde toplamda 37 Brezilyalı oyuncu var. Bunun dışında aralarında Ronaldinho‘dan, Energie Cottbus‘taki Sidney Santos‘a kadar rakamlar şöyle:
Portekiz : 127
İspanya : 35
Fransa : 27
İtalya : 47
Hollanda : 10
Almanya : 26
İngiltere : 7
Etiketler: Almanya, brezilya, Brezilyalı futbolcular, Energie Cottbus, Fransa, hollanda, ingiltere, İspanya, İtalya, Portekiz, Ronaldinho, Seleçao, Sidney Santos, Ukrayna
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 13 March 2010 | Yorumsuz!

1984 Avrupa Şampiyonası Fransa’nın turnuvasıydı adeta…
Fransa hem şampiyon olmuştu, hem de M. Platini turnuva boyunca bir yıldız gibi parlamıştı.
Turnuvayı rakamlara vuralım biraz… Fransa’da düzenlenen bu turnuva 7. Avrupa Şampiyonası’ydı. Fransa ile birlikte Belçika, Danimarka, Yugoslavya, Batı Almanya, Portekiz, İspanya ve Romanya turnuvanın takımlarını oluşturmuşlardı. Hollanda, İtalya, İngiltere gibi ülkelerin bu turnuvada yer almamaları da bir sürpriz niteliğindeydi. Öncelikle söylenmesi gereken şampiyon Fransa’nı tüm maçlarını (5 galibiyet) kazandığı…
M. Platini tek kelime ile Fransa’yı şampiyon yapmıştı… Tıpkı 2 yıl sonra Maradona’nın Arjantin’i Dünya Şampiyonu yapacağı gibi… Platini oynadığı tüm maçlarda gol atmayı başararak zirvede yer almış, ayrıca iki kez de hattrick yaparak kral olduğunu göstermişti.
Finalin adı ise Paris’te Fransa – İspanya olmuştu. Platini bu maçta kaleci Arconada‘ya halen akıllarda olan bir frikik golü atmıştı. Platini’nin bu golüne Fernandez’de yardımcı olarak maç 2-0 bitmiş ve Fransa ilk uluslararası şampiyonluğunu elde etmişti.
Bu turnuvanın bizler için önemli olan başka bir tarafı da daha sonra yolu Türkiye’den geçecek olan birçok ismin bir arada yer almasıydı…
Belçika kalecisi Jean Marie Pfaff, Danimarka hocası Sepp Piontek, Fransa’ da Didier Six, Romanya’ da Hagi ve teknik direktor Lucescu, Bati Almanya’ da kaleci Schumacher, Briegel, teknik direktor Jupp Derwall, Yugoslavya’ da kaleci Simovic, Saffet Susic ve teknik direktor Todor Veselinovic bu turnuvadan sonra yolu Türkiye’ye düşen isimlerdi…
Etiketler: Arconada, Batı Almanya, Belçika, Danimarka, Didier Six, Euro 84, Fransa, Hagi, İspanya, Jupp Derwall, M. Platini, Portekiz, Romanya, Sepp Piontek, Yugoslavya
Kategori: Futbol
Organik Futbol Anasayfa »
Yazar: Oğuz Öztürk 24 February 2010 | Yorumsuz!

Cristiano Ronaldo‘yu sahada yaptıkları ile hayranlıkla izliyoruz. Peki ya saha dışında Ronaldo nasıl biri? Cevabını kendisi veriyor…
Yemekler
Ronaldo İngiltere‘de oynarken bir türlü İngiliz yemeklerine alışamadığını söylüyor. Zaten ingiliz yemeklerini beğenmeyen ilk o değil. “Genellikle evde Portekiz yemekleri yerdik. Yemeği birçok kişi hazırlardı. Kuzenlerin Nuno ve Jose, annem, kız kardeşim. Kısaca evde kim varsa. ” Sanırım Ronaldo o dönemde kimse yokken aç kalıyordu. Şimdilerde İspanya’da aradığı lezzeti bulduğundan herkes emin.
Yardım
Ronaldo’da fakir bir çocukluk geçiren futbolculardan. 2004′te Endonezya‘da yaşanan tsunami felaketinden sonra 19 boyunca yemek yemeden direnen ve bulunduğunda üstünde 7 numaralı Portekiz forması olan küçük Matunis‘in hikayesi Ronaldo’yu çok etkilemiş. Şimdi Ronaldo bu gencin herşeyini üstlenmiş durumda.
Aşk
Ronaldo çok fazla mektup aldığını ve bunlara kuzeni Nuno’nun yardımları sayesinde cevap yazdığını söylüyor. Peki kadınlar? Gemma Atkinson ve Paris Hilton ile beraber onun ismi daha önce çok anılmıştı. ” Hayır hayır. Sanırım şuan bekar olmaktan son derece mutluyum”
Moda
Kızların taptığı bir ismin zaten modayı takip etmemsi düşünülemez. ” Modayı takip etmek güzel, eğleniyorum. Ama bilinmesi gereken şey benim bir model olmadığım…”