Organik Futbol Anasayfa »

All-Star Öncesi; LA Lakers ve Denver Nuggets

Yazar: Ali İhsan Karakaş 6 February 2010 | Yorumsuz!

Doğu’nun en büyük şampiyonluk adaylarından sonra bugün de sıra batıda. İlk önce son şampiyon Los Angeles Lakers ile başlayalım.

2002′den bu yana süren 7 yıllık yüzük hasretine geçen sene son veren Lakers, bu sezona da şampiyon kadroyu bozmadan başladı. Takımdan sadece Ariza giderken yerine ligin en iyi savunmacılarından gösterilen Ron Artest geldi. Pau Gasol’ün sakatlığı nedeniyle sezonun ilk 11 maçını kaçırdığı Lakers, bu dönemde Dallas, Denver ve Houston gibi batının iyi takımlarına karşı 3 yenilgi aldı. Gasol’ün dönüşüyle ise 11 maçlık galibiyet serisiyle kendine geldi. 21 Ocak’taki Cleveland maçına kadar 41 maçın 26’sını Staples Center‘da oynayarak o döneme kadar ligin kendi sahasında en çok maç yapan takımı olan Lakers, bu dönem sonunda 32 galibiyet, 9 mağlubiyet ile hem batının hem ligin zirvesinde bulunuyordu. Ancak 8 maçlık doğu turnesinde 3 mağlubiyet alan Los Angeles ekibi, lig liderliğini Cleveland’a devretti. İç saha performansını deplasmanlara yansıtamayan Lakers, geride kalan dönemde yaptığı önemli maçlarda batıdan; Phoenix ve Dallas’a karşı 2 galibiyet, 1 mağlubiyet, Utah’a karşı ise 1 galibiyet, 1 mağlubiyet elde etti. Yine batıdan San Antonio’yla oynadığı tek maçı kaybeden LA, doğudan ise Atlanta Hawks’ı ilk mücadele yenmeyi başardı. Doğu’nun contender ekiplerinden Orlando Magic ve Boston Celtics’e ilk maçta üstünlük kuran Lakers, Cleveland’a karşı ise hem içerde hem dışarda kaybetti. Buraya kadar ne doğuya ne batıya tam bir üstünlük sağlayamadığını gördüğümüz Lakers, bugün sabaha karşı da Denver Nuggest’a Pepsi Center’dan sonra Staples’da da yenilerek büyük darbe aldı. Batı’da Lakers’ın karşısına çıkacak en güçlü rakip konumundaki Denver’ın Carmelo Anthony’den yoksun bir şekilde kazanmasıyla sıralamadaki fark da 3.5 galibiyete düştü. Lakers şu an 38 galibiyet, 13 mağlubiyetle batının zirvesinde bulunuyor ancak bundan sonraki süreç onlar için şüphesiz çok daha zor geçecek.

Geçen sene şampiyon olmuş ve bu senede kağıt üstünde önemli yıldızlara sahip olan Lakers’ın zorlanmasının başlıca nedeni oyun kurucu mevkiinde yaşadığı problem. Phil Jackson’un üçgen hücumunda bu pozisyonun önemi hücumda çok fazla olmasa da savunma Fisher’ın yavaş ayakları başa bela oluyor. İlerleyen yaşının da etkisiyle hemen hemen ligdeki hiçbir oyun kurucuyu savunamayacak hale gelen Derek Fisher’ın artık takıma yararından çok zararı oluyor. Buna en güzel örnek de Fisher’a karşı oynayan guardların bir bir kariyer rekoru kırmasıdır heralde. Son örneğini bu sabah Billups’un attığı 39 sayıda görebiliriz. Fisher’ın arkasında bekleyen Shannon Brown ve Jordan Farmar da ne yazık ki Lakers gibi bir takımın ilk 5′inde oynayacak kalibrede değiller. Ama Fisher’dan daha mı kötüler konusu tartışılır. Aslında en büyük problem istikrarsızlık. Ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorsunuz. Bence kendisini şampiyonluk adayı olarak gören bir takımın böyle bir risk alma lüksü yok. Onun için en kısa zamanda Farmar ve Morrison’un biten kontratlarını kullanıp, iyi bir guard takası yapmaları gerekiyor. Tabi Fisher’a da bench yolu gözüküyor. Bunların dışında aslında Lakers’ın birçok problemi daha var. Mesela Bynum henüz beklenen mental olgunluğa ulaşamadı. Gasol’ün olmadığı maçlarda üst düzey oynayan Bynum, bazen sahada ruh gibi dolaşabiliyor. Play-offlarda tekrar coşmasını beklediğim Odom’da aynı şekilde sezonun büyük bölümünü “Leyla” olarak oynadı. Gasol ve Artest aralarındaki en iyileri. Özellikle Artest takımı uyanık tutmak ve ateşlemek için epey çaba sarf ediyor. Bu yardımcı rollerin dışında bir de esasoğlan var. Bu sezon Milwaukee, Miami ve Sacremento maçlarını attığı buzzer-beaterlarla Lakers’a getiren Kobe Bryant, yaşadığı tüm sakatlıklara meydan okuyarak bu takımı yine en yukarıya taşımak için olanca gücüyle uğraşıyor ve büyük bir saygıyı hak ediyor. Son 2 sezondur hiç maç kaçırmayan Kobe, bu sezon da türlü sakatlıklarına rağmen hep ilk 5′te başladı. Onun olmadığı dönemlerde Lakers’ın ne kadar zorlandığı bir gerçek. Kobe’nin eksikliğinde takımın büründüğü hâl içler acısı oluyor. Bu sorunu Odom dışında -ki aslında o da soru işaretli- adam akıllı hiç katkı vermeyen benche bağlayabiliriz. Zaten Lakers’ın ilerisi için de en büyük sorunlarından biri bu. Nasıl ki Fisher bu takımın yumuşak karnıysa, bench faktörü de bu takımın kanayan yarısı. Sezonun geride kalan kısmına bakınca benim hatırladığım bir Dallas maçı var benchin adam gibi katkı verdiği. Onun dışında hep Kobe’nin eline baktı Lakers. İstisna olarak Bynum ve Gasol’ün ön plana çıktığı maçlar var ama diğer takımlardaki gibi benchten gelen bir oyuncunun tek başına aldığı hiç bir maç yok. Bir başka sorun da her şampiyon olan takımda ertesi sezon görüleceği gibi Lakers’ta da zaman zaman baş gösteren bir doymuşluk hissi. Kobe’yi ve biraz da Artest’i tenzih ederek diğer oyuncularda bu durumu görmek mümkün. Bu isteksizlik yüzünden de sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla yansıtamıyor Lakers. Aslında normal sezon maçlarında Lakers için eskiden de alışık olduğumuz bir durumdu bu gevşeklik ama bu sene vidaları sıkmak için geç kalabillirler. O nedenle Lakers, başta Fisher sorunsalı olmak üzere tüm bu problemleri en kısa sürede çözüme kavuşturmalı. Bu noktada takımın sahibi Jerry Buss’ın All-Star arasında fazla mesai yapması gerekebilir. Yoksa hem bu seneye, hem de Kobe’nin emeklerine yazık olabilir. Lakers’ı, bu gece, 9 maçtır Rose Garden‘da yenemedikleri Portland TB maçıyla başlayacak zor bir süreç bekliyor.

Batıda zirveye oynayan bir başka takım ise geçen senenin Batı Konferansı finalisti Denver Nuggets. Kleiza ve Dahntay Jones gibi görev adamlarıyla yollarını ayıran Denver, Detroit’den aldığı Arron Afflalo takviyesiyle girdi yeni sezona. Ancak NBA yönetiminin, 2 sene önce açılan dikkatsiz araç kullanma davasının sonucuna bakarak Jr. Smith’e verdiği 7 maçlık ceza, onlara yeni sezonun ilk süpriziydi. Bu dönemi çift guardla oynayarak ve Carmelo Anthony’nin müthiş başlangıcıyla aşan Denver, 4′ü deplasmanda olan bu 9 maçta 4 mağlubiyet aldı. Jr. Smith‘in dönüşüyle artan bench katkısı Denver’in yükselişinde önemli rol oynadı. Ardından Kenyon Martin ve Chauncey Billups’ın sakatlıklarıyla zaten dar rötasyonda sıkıntı yaşayan Nuggests’ı, bu dönemde Carmelo’nun skorer oyunu taşıdı. Ancak sakatlık illeti son olarak Carmelo’ya da sirayet edince epey zor bir dönem geçirdi Denver. Sadece istikrarsız Jr.Smith’in eline bakan hücumlar, sakatların dönmesiyle durdurulamaz bir güç halini almaya başladı. Hem savunma, hem hücum da sorunları çözdüler. Son dönemde tekrar sakatlanan Carmelo’nun eksikliğine rağmen Billups ve Jr.Smith’in katkılarıyla neredeyse hiç aksamadan yürümeye devam ediyorlar.

34 galibiyet 16 mağlubiyetle Lakers’ın arkasında batının 2.si olan Denver Nuggets, özelikle iç saha performansıyla göz kamaştırıyor. Kendi sahasında sadece 4 kez yenilen Denver, aynı zamanda skorer takım olma özelliğiyle de dikkat çekiyor. Şu an maç başına 107.2 sayı ortalamasıyla oynayan Nuggests, Phoenix’in arkasında bu alanda 2. sırada yer alıyor. Şu ana kadarki büyük maçlardaki performanslarına bakarsak, San Antonio ve Lakers’a karşı 2′şer önemli galibiyet elde ettiler. Batıdan bir başka ekip Utah’a karşı da 3′te 3 yaptılar ve eğer Salt Lake‘de bu geceki maçı da kazanırlarsa Utah’ı normal sezonda süpürerek büyük iş başarmış olacaklar.Onun dışında doğudan da Cleveland ve Orlando’ya karşı 1′er galibiyetleri bulunuyor. Boston’la şu ana kadar hiç karşılaşmayan Denver, ciddi rakiplerden sadece Dallas, Phoenix ve Atlanta’ya karşı 1′er maç kaybemiş. Şüphesiz bu grafik diğer 3 takımınkine göre en iyisi. Denver için büyük maçları önemsiyor diyebiliriz. Yine batıda Lakers’ın en büyük rakibi olacaklar ve bu sene, geçen seneye oranla çok daha iyi geliyorlar.

İşin sahadaki kısmına gelirsek, Denver şu an batının en iyi basketbol oynayan takımı benim gözümde. Carmelo’suz geçirdikleri şu dönemde Billups’un hem oyuna hem takıma katkısı muazzam. Son olarak bu sabah Lakers’a 13′te 9 üçlük atarak kaydettiği 39 sayıyla kariyer rekoru kıran “Mr Big Shot”, Melo’nun yokluğunu pek hissettirmedi. Kenyon Martin‘den başlayan savunma özverisiyle de sezon başındaki durumunu epey geliştiren Denver, dar rötasyonuna rağmen eldeki oyunculardan aldığı yüksek katkıyla iyi işler çıkarıyor. Takımın en büyük sorunlu ismi Jr. Smith bile son dönemlerde büyük bir çıkış gösteriyor. Eskiye oranla daha aklı başında oynuyor ve Chris Andersen ile birlikte benchten gelerek önemli katkı sağlıyor. Ty Lawson ve Afflalo da iyiye giden isimlerden. Özellikle NBA’deki 3 sezonu olan 24 yaşındaki Afflalo ilerisi için ışık veriyor. Bunların dışında bir de Carmelo Anthony var. Sakatlığını büyük ölçüde atlatan ve bugün-yarın tekrar parkelere dönecek olan Carmelo, oynadığı 38 maçta elde ettiği 29.7 sayı ortalamasıyla şu an ligin sayı krallığı sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Sakatlıktan dönüşte bakalım, kaldığı yerden tekrar çılgın atmaya devam edebilecek mi? Denver’ın bu yoldaki tek zayıf noktası ise konsantrasyon sorunu. Onlar da bazen saha içinde buharlaşabiliyorlar. Olmayacak maçları kaybedebiliyorlar. Misal kendi sahalarında kaybettikleri 4 maçın 2’sinin Philadelphia ve Minnesota’ya karşı olması. Herşeye rağmen Denver’ın eksikleri giderilmeyecek derecede değil. Hatta küçük maçları kaybedip, büyük maçları kazanmaları biraz geçen sene ki Lakers’ın durumunu andırıyor. Lakers play-off öncesi bu sorunu gidermiş ve sezon sonunda hem batının hem ligin zirvesinde yer almıştı. Denver da çok rahat bu sorunu giderilebilir. Şampiyonluk mu? İşte onu konuşmak için erken ama bekleyip, göreceğiz…

 

Organik Futbol'u Her Yerden Takip Edin

RSS Organik Futbol Friendfeed Organik Futbol Twitter Organik Futbol Facebook Organik Futbol Haber.gen.tr Organik Futbol Google Buzz Organik Futbol

Champions League Intro

Medya'dan Haberler

Kupayı Ayhan'ın Eline Attı

Başkanlığının ilk senesinde şampiyonluk

sevinci yaşayan Ünal Aysal geride kalan

sezonu değerlendirdi ve Demirören'in

kupa törenlerindeki farklı yaklaşımını

"Federasyon Başkanı kupayı Ayhan'ın

eline attı. Vermemek için de bütün

gece direndi." diyerek eleştirdi.

Sayfalarca Belge Var

CNN International'a röportaj veren

ve Türkiye'deki 'şike soruşturması'na

da değinen Platini, "Binlerce sayfa

belge var elimizde. Bir karar alacağız

ama ne karar alacağız bilmiyorum" dedi

Avantaj Adanaspor'da

Akhisar Gençlik ve Elazığspor'un

ardından Süper Lig'e çıkacak son

takımın belli olacağı Bank Asya

1. Lig Play-Off yarı final ilk maçında

kendi sahasında Çaykur Rizespor'u

3-1'i mağlup eden Adanaspor, finale

çıkma yolunda avantaj elde etti.

spor, spor haberleri, futbol transfer haberleri, formalar, Turkcell Süper Lig.